Van Cezaevi’nde 140 tutsak 3 günlük açlık grevine başladı

  • 15:57 11 Şubat 2022
  • Güncel
 
VAN - Cezaevinde şüpheli şekilde yaşamını yitiren 70 yaşındaki Ramazan Turan'ın ölümünün aydınlatılması için Van Cezaevi’nde 140 tutsağın açlık grevine başladığı öğrenildi. Kentteki kurumlar, tutukluların açlık grevine başlatmasına sebep olan uygulamalara derhal son verilmesi çağrısı yaptı.
 
Van Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Van Barosu ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi, 21 Ocak'ta cezaevinde şüpheli şekilde yaşamını yitiren 70 yaşındaki Ramazan Turan'ın ölümünün aydınlatılmasına dönük Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan 140 tutsağın açlık grevine başlamasına dair açıklama yaptı. Van Barosu’nda yapılan açıklamaya Adalet Nöbeti’ndeki aileler, HDP ve KESK üyeleri de katıldı. Açıklamayı okuyan ÖHD Şube Eşbaşkanı Medeni Gür okudu.
 
140 tutsak açlık grevine başladı
 
Ramazan Turan’ın ölümünde ciddi bir ihmal olduğu gerekçesiyle Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan mahpusların Adalet Bakanlığı’na durumla ilgili başvuruda bulundukları, bununla beraber 3 günlük açlık grevine başlandıklarını söyleyen Medeni,“ 140 mahpusun dahil olduğu, açlık grevi ile dikkat çekilmek istenen taleplerin Ramazan Turan’ın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesinin bütün detayları ile araştırılıp etkili bir soruşturma yapılarak ihmali bulunan kişi veya kişilerin cezalandırılması, ikinci olarak hapishanelerdeki hasta mahpusların tahliye edilmeleri ya da infazlarının ertelenmesi ve son olarak hapishane idaresinin mahpuslara yönelik genel tutumunun düzeltilmesi olduğu ve Ramazan Turan’ın yaşamını yitirmesinin de hapishane idaresinin genel tutumundan kaynaklandığını belirtmişlerdir” dedi.
 
‘Keyfi ve kötü niyetli raporlar düzenleniyor’
 
Tutsakların taleplerinin sürekli geri çevrildiği, idarenin bu taleplere kayıtsız kaldığı ve haftada üç gün sürekli koğuş aramalarının yapıldığını ifade eden Medeni, “Mahpuslar; hapishane bünyesinde bulunan idare ve gözlem kurullarının keyfi ve kötü niyetli olarak olumsuz hal raporları düzenlediğini, gerekçelendirmelerde iftiralara varan ifadelerle raporların hazırlandığını ve bu haliyle tahliyelerin önüne geçilmeye çalışıldığını, bütün aktivitelerin pandemi bahane edilerek engellendiğini beyan ederek cezaevi idaresinin bu tutumdan vazgeçmesini ve mahpus haklarına saygı gösterilmesini talep etmişlerdir” diye konuştu.
 
‘Hakları ihlal ediliyor’
 
Türkiye geneli hapishanelerde son verilere göre 604’ü ağır olmak üzere toplam bin 605 hasta tutuklunun bulunduğunu hatırlatan Medeni, “Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Sözleşme hükümleri bu denli açık olmasına rağmen, sözleşme hükümlerine uyulmamakta ve hasta mahpusların sağlık hakları sistematik bir biçimde ihlal edilmektedir. Türkiye geneli birçok hapishanede ihtiyaçlarını tek başlarına karşılayamayan hasta mahpuslar pandemi tedbirleri adı altında aylar süren karantina sürecine ve tek başınalığa maruz bırakılmakta, birçok mahpusun tedavisi ve hastane sevkleri keyfi bir biçimde gerçekleştirilmemektedir. Yine birçok ağır hasta mahpus bakımından Adli Tıp Kurumları tarafından bilimsel ve tarafsız değerlendirmelerden çok uzak biçimde ‘hapishanede kalabilir’ şeklinde raporlar düzenlenmekte ve hastanelerin mahpuslar hakkındaki görüş ve değerlendirmeleri savcılık makamları ve hapishane idarelerince dikkate alınmamaktadır” dedi.
 
Çağrı
 
Medeni son olarak, “Ulusal ve uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı biçimde, hasta mahpusların sağlık ve yaşam haklarını ihlal ederek ölüme sürüklenmesine, mahpusların açlık grevi başlatmasına sebep olan uygulamalara derhal son vermeye ve geç olmadan tüm ağır hasta mahpusları derhal tahliye etmeye çağırıyoruz” diyerek konuşmasını bitirdi.
 
Açıklama “Bijî berxwedana Zindana” sloganlarıyla sona erdi.