‘Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü için mücadele edilmesi gerekiyor'
- 19:00 14 Şubat 2022
- Güncel
İZMİR - PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük komplonun konu alındığı panelde konuşan HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Artık sadece tecrit tartışmak gerçekçi değil fiziki özgürlüğü için mücadele edilmesi gerekiyor. Bunun için seferber olmamız gerekiyor. Bu olmadığı sürece de halklar eşit ve özgür olamaz" dedi.
Ege Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Derneği (EGE TUHAYDER) 15 Şubat 1999’da PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın uluslararası bir operasyonla Kenya’nın başkenti Nairobi’den getirtilmesine ilişkin politikalara ve sonrasında yaşanan gelişmelere dair Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Binasında panel düzenledi. Salonda “15 Şubat Komplosunu kınıyoruz! Rahşanların bağlılığı, Denizlerin özlemiyle güneşe yürüyoruz” yazılı pankart asıldı. HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Barış Grubu Üyesi Mehmet Şirin Tunç’un katılımıyla düzenlenen panelin moderatörlüğünü ise EGE TUHAYDER yönetiminden Hediye Tekin gerçekleştirdi.
‘Kürt halkının parçalanmasından pay kapılmak istendi’
Panelde ilk olarak HDP Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, söz alarak komployu değerlendirdi. Kürt sorunu olarak adlandırılan sorunun aslında başta NATO ve Gladyo olmak üzere uluslararası güçlerin paylaşım sorunu olduğunu ifade eden Gülistan, Büyük Ortadoğu Projesinin (BOP) hayata geçirilmesi, Kürdistan’ın ve Ortadoğu halklarının yeniden sömürülmesi için sürekli savaş stratejisinin istendiğini söyledi. Bu bağlamda Kürt ve Türk ilişkisinin ezen ezilen ilişkisine indirgendiğini ifade eden Gülistan, “Kürtlerin kendi gerçeği ile buluştuğu zemini parçalama amacı var. Ortadoğu’daki ideolojik temelleri sarsmaya çalışan paradigma kapitalist modernite, Gladyo ve NATO için tehdit olduğunu komplo sürecini hızlandırdığını biliyoruz. Yunanistan adalar dedi, Kıbrıs dedi. Her ülke bir gerekçe sundu uluslararası sistemden, Kürt halkının parçalanmasından pay kapmaya çalıştı” diye belirtti.
‘Komplo halkların bir arada yaşam ısrarı ile boşa düşürüldü’
Komplonun çok hedefli ve çok yönlü olduğunu belirten Gülistan, asıl hedefin Kürt mücadelesini sönümlendirmek olduğunu dile getirdi. Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmeden idam edilerek son Kürt isyanının da bastırılmasının hedeflendiğini belirten Gülistan, “Ancak Sayın Öcalan Kürt ve Türk kardeşliğini savundu ve her yerde sahiplenildi. Sisteme ‘siz bunu yapamazsınız’ dedi. Dünyanın her yerinde yapılan ‘Güneşimizi karartamazsınız’ eylemleri geri adım attırdı ve müebbet hapse dönülen süreç başladı. Aslında Öcalan ‘Ben barış için savaşıyorum’ diyordu ve bu hakikatti. Amaçları yıllarca süren Kürt ve Türk halklarının kavgasının körüklemek ve bütün Ortadoğu’yu bunun üzerinden dizayn etmenin hedeflediğini biliyoruz. Barış çizgisindeki ısrarla binlere cana mal olacak büyük komplo boşa çıkarılmış oldu” şeklinde konuştu.
‘Komplocu bakış açısı eşitlikçi dönüşümlerle devam etti’
Komplonun Abdullah Öcalan ve üç tutsağın mutlak tecridi şeklinde devam ettiğini ifade eden Gülistan, Abdullah Öcalan’ın stratejik değil çağı yakalayan paradigmasıyla çözüm ürettiğini ifade etti. Gülistan, “Özellikle reel sosyalizm ve kapitalist modernite çözümlemesi bütün halkları sürükleyecek pozisyonda. Kapitalist moderniteye karşı demokratik moderniteyi, ulus devlete karşı demokratik ulusu, demokratik konfederalizmi geliştirdi. Soykırımcı tekçi zihniyete karşı, azami kar anlayışına karşı eşitlikçi bakış açısı geliştirdi, Rojava’da boy veriyor. Oradaki yapısıyla ezilen halkların umudu olmaya kadınların öncülüğünde devam ediyor” diye ifade etti.
‘HDP ve HDK fikriyatına sahip çıkmak komploya cevap olur’
Temel düşmanlığın paradigmaya yapıldığını ve Abdullah Öcalan’dan Kürtçülük yapılmasının beklendiğini belirten Gülistan, Abdullah Öcalan’ın evrensel değerleri kucaklayarak Kürt halkının kendini yeniden yaratmasını sağladığını ifade etti. Paradigma ile insanın doğayı sömürmesinin reddedildiğini, kadının özgürlüğünün savunulduğunu dile getiren Gülistan, “HDK ve HDP bu paradigmanın örgütlenme şekli ve Türkiye halklarına armağanıdır. Bu projeleri anlar sahip çıkarsak bu komploya da cevap oluşturur. Öcalan’ın tutsaklıkla da etki gücünü kıramadılar. Barışa dönük adımlar atıldı. 1990’lardan 2013’e dek sürdü bu süreç. İki yıllık çözüm süreci silah tüccarları ve derin devlet tarafından akamete uğratıldı. Bu iki yıllık çözüm sürecinde dört bir yanda umudunun nasıl filizlendiğini, milyonların nasıl barış fikrini beklediğini gördük. Partimiz muazzam bir başarı kazandı ve tarihsel olarak başarıya imza attı. Kürtleri Kürtçülük yapmakla Türkleri Türk kimliğine sıkıştırılmasına karşı stratejik ittifakı önerdi” şeklinde belirtti.
‘Eşit toplum kurulması için çok araç var’
Paradigmanın eşit bir toplum kurulması için çokça araç ürettiğini ifade eden Gülistan “Kesilen avukat görüşlerinden sonra heyetler görüşmeye başladı. ‘Ben devlette çözüm aklı oluşturmaya çalışıyorum, onları barışa yaklaştırmaya çalışıyorum’ dedi. Oradaki klikleri çözümden yana olan kısımları yaklaştırmaya çalıştık. Bu akla karşı AKP- MHP faşizmi kaybettiği için Kürtleri Alevi Ermenilerin TBMM’ye girişini risk olarak görüp çöktürme planını ve sınır ötesi operasyonu ortaya koydu. Yaşamadığımız ıstırap kalmadı. Sayın Öcalan’ın telefon hakkı bile yasaklanıyor çünkü söyleyeceği tek sözün milyonları harekete geçireceğini biliyorlar. Bu nedenle yapay gündemler yaratıyorlar. Kürt halkının gündemini saptırmaya demokrasi güçleri arasındaki bağı gevşetmeye çalıştıklarını da görüyoruz” diyerek HDP’nin kapatma davasına işaret etti.
‘İmralı adına konuşmayın, kapıları açın görüşlerini öğrenelim’
Cumhurbaşkanının Abdullah Öcalan’la görüştüğü iddiasını da değerlendiren Gülistan şu değerlendirmeyi yaptı: “Madem gidebiliyorsunuz neden avukatların gidişine izin vermiyorsunuz, Anayasadan doğan hakları kullanmasını neden engelliyorsunuz? Neyden korkuyorsunuz? Bir ada cezaevi var 4 insanı tutuyorsunuz ama Cumhurbaşkanı onlar adına konuşuyor. Bunun her anlamıyla büyük bir sorun olduğunun acizliğin göstergesi. Açın kapıları seçimden Kürt sorununa her başlıktaki görüşünü öğrenelim. Savaşı bitirecek en büyük barış projesine sahip olduğunu biliyoruz.”
'Fiziki özgürlüğü için mücadele edilmesi gerekiyor’
Barış yürüyüşünün bugün başlamadığını, defalarca Barış Grubunun çağırıldığını belirten Gülistan, “Bu tecride karşı hepimizin tutum alması gerekiyor. Demek ki mücadelemiz yetersizdir. Yetersiz yoldaşlığın konuşulması gerekiyor. Ülkenin barışının anahtarı Öcalan’ın elinde. Kürt sorunun demokratik çözümünü isteyen çevrelerin yapacağı ilk şey kapıları açmak hakkını teslim etmektir. İmralı’yı tecridi pas geçen hiçbir akıl Kürt sorununu çözemez, demokratik Türkiye’ye dönüştüremez. Bugün faşizm yerleşmemiş ise HDP ve kadın özgürlük mücadelesinin hakkını teslim etmek gerekir. Artık sadece tecrit tartışmak gerçekçi değil fiziki özgürlüğü için mücadele edilmesi gerekiyor. Bunun için seferber olmamız gerekiyor. Bu olmadığı sürece de halklar eşit ve özgür olamaz” dedi.
Ardından söz alan Barış Grubundan Mehmet Şirin Tunç, çözüm sürecinde yaşananlara dair konuştu.
Panel soru ve cevap bölümü ile devam etti.







