Cumartesi Annesi: O meydana çıkıp yine onları utandıracağım

  • 13:08 19 Şubat 2022
  • Güncel
İSTANBUL- Cumartesi Anneleri’nden Hanife Yıldız, 27 yıldır oğlu Murat Yıldız’ın akıbetini öğrenmek için mücadele verdiğini belirterek, “Evladıma hasretim bir de mezarına hasret bırakıldım. O meydanda yine onların karşısında yine onları utandıracağım” dedi.
 
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin cezalandırılması talebiyle her hafta düzenledikleri eylemlerinin 882’nci haftasında pandemi koşulları nedeniyle online gerçekleştirdi. Bu hafta yapılan açıklamada, 23 Şubat 1995 yılında İzmir Bornova’da karakola ifade vermeye giden daha sonra kendisinden haber alınamayan Murat Yıldız’ın akıbeti soruldu.
 
Hanife annenin sözleri
 
Açıklamada ilk olarak Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız’ın daha önce Galatasaray Meydanı’nda yaptığı konuşmalardan kesitler verildi. “Beni buraya rüzgar değil adaletsizlik attı” diyen Hanife, çocuğunu kendi elleri ile polise götürdüğünü belirtti. Hanife’nin açıklamada, “Ben oğlumu kendi ellerimle götürmüşüm beni bir parça kemiğe mecbur etmişler. Biz çadır da istemiyoruz, çay, kahve de istemiyoruz. Kayıplarımız ile buluşma alanımız boşaltılsın. Adalet yerini bulsun” sözleri de hatırlatıldı.
 
‘Karşılarında durup onları utandıracağım’
 
Daha önceki görüntülerin ardından konuşmasına onlineden devam eden Hanife, “Benim oğlumu kaybedenler de suçlular da belli. Ama suç var suçlular yok. Benim oğlumun yaşam hakkını elinden aldılar. Mezar hakkını elinden aldılar. Benim analık hakkımı elimden aldılar. Düşünün ki bir anne bir evladına yıllarca emek vermiş, büyütmüş onun için bir mezar istiyor. Evladıma hasretim bir de mezarına hasret bırakıldım. Bu vicdansızlıktır. Hiç insanlığa yapılmayan bir şeydir. Ama meydanlarda boy göstererek bizleri taşlamaya, bizlere söz söylemeye hiçbir zaman hakları yoktur. Buna izin vermeyiz. Meydanımıza karakol kurdular. Bu virüs geçerse o meydanda yine onların karşısında yine onları utandıracağım. Yine onlara oğluma ne yaptınız oğlum nerede diye soracağım. Ve akıbetini öğrenmek istiyorum” diye konuştu.
 
‘Savcı Murat’ı aramadı’
 
Ardından Murat’ın dosya avukatı İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, dosya hakkında bilgi verdi. Gülseren, Murat’ın annesi ve avukatı ile birlikte 1995 yılında İzmir Bornova karakoluna gittiğini ve günlerce kendisinden haber alınamadığını belirttiğini, karakolda Hanife’ye Murat’ın İstanbul’a giderken feribottan atladığı ve kaçtığı bilgisinin verildiğini ama daha sonra da intihar ettiğinin iddia edildiğini aktardı. Hanife’nin Cumhuriyet Savcılığı’na başvurarak oğlunun akıbetini öğrenmek istediğini ve yıllarca soruşturma açıldığını düşündüğünü kaydeden Gülseren, “Bir süre sonra öğrendik ki iki polis memuru hakkında dava açılmıştı ancak bu dava ‘görevi ihmal’ suçlamasıyla ve 1 lira 18 kuruş para cezası verilerek kapatılmıştı. Olayın üzerinden 20 yıl geçtiğinde 2015’te savcılık dosyasındaki gelişmelere dair tekrar başvurduğunda Hanife Yıldız aslında savcılığın Murat’ı hiç aramadığını ve olayın hemen ardından dosyayı kapatmış olduğunu öğrendi” bilgisini verdi.
 
İkinci soruşturmadan da sonuç alınmaz
 
2015’te Murat’ın bulunması için tekrar bir başvuru yapıldığını ifade eden Gülseren, soruşturma açıldığını ancak etkin bir soruşturmanın yürütülmediğini vurguladı. İki yıl sonra da bu soruşturmaya da takipsizlik verildiğini dile getiren Gülseren, karara itiraz ve Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurulara da sonuç alamadıkları bilgisini paylaştı. “Murat 27 yıldır halen kayıp” diyen Gülseren, “Murat’ı aramaktan ve akıbetini öğrenme çabasından vazgeçmedi annesi. Murat bulunana kadar bu mücadele devam edecek” şeklinde konuştu.
 
Murat Yıldız nerede?
 
Ardın 882’nci hafta basın açıklamasını Murat’ın kuzeni Ezgi Yıldız okudu. “27 yıldır soruyoruz; Murat Yıldız nerede?” diyen Ezgi, “Evrensel bir ilkedir; herkesin yaşama hakkı hukuk tarafından korunur. Hiç kimse yaşama hakkından kasten yoksun bırakılamaz. Yaşama hakkının varlık nedeni, insanı doğal olmayan ölüme karşı korumaktır. Devlet, doğal olmayan her ölüm olayını araştırmak, varsa fiilden sorumlu olanları belirlemek ve cezalandırmakla yükümlüdür. Ancak Türkiye’de devlet, delil ve tanıkların ölümcül şiddetin devlet görevlilerinden kaynaklandığına işaret ettiği durumlarda soruşturma ve kovuşturma yükümlülüğünü yerine getirmemektedir. Olayı tam anlamıyla açıklığa kavuşturmak ve sorumluları belirleyip cezalandırmak için kendi iç hukukunu bile gereği gibi uygulamamaktadır” hatırlatmasında bulundu.
 
‘Havaya ateş açtığı için polis tarafından arandı’
 
27 yıldır hukukun uygulanmadığı Murat Yıldız dosyasında adaletin sağlanması taleplerini yineleyen Ezgi, Murat’ın İzmir’de annesi ile yaşadığını ve bir kafede otururken çıkan tartışmada silahla havaya ateş ederek olay yerinden uzaklaştığı için polis tarafından aranmaya başladığını belirtti. Hanife Yıldız’ın oğlunu kendi elleri ile karakola götürdüğünü kaydeden Ezgi, “23 Şubat 1995 tarihinde Murat Yıldız, avukatı, kuzeni ve annesi ile birlikte, İzmir Bornova Özkanlar Asayiş Şubesi’ne giderek Komiser Ramazan Kaya ile polis memuru Tahir Şerbetçi’ye teslim oldu. Aradan üç gün geçtiği halde Murat eve dönmeyince anne Hanife Yıldız, Bornova Özkanlar Asayiş Şubesi’ne gitti ancak sorularına net yanıtlar alamadı. Çelişkili açıklamalar karşısında Hanife Yıldız ısrarını sürdürünce yetkililer, Murat’ın emniyette verdiği ifadesinde silahı İstanbul Kartal’da sakladığını söylediği için onu polisler Tahir Şerbetçi ve Şah İsmail Öztürk nezaretinde İstanbul’a gönderdiklerini, yolda Murat’ın feribottan denize atlayarak kaçtığını ve tüm aramalara rağmen bulunamadığını iddia ettiler” dedi.
 
‘Polislere 1 lira 18 kuruş para cezası’
 
Hanife’nin itirazlarının üzerinde durulmadığını ve Murat’tan bir daha haber alınamadığını dile getiren Ezgi, daha sonra yapılan başvurulara dair de şunları aktardı: “Hanife Yıldız, Bornova ve Gebze Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurdu. Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesi, beş yıl süren yargılama sonucunda Murat Yıldız'ın feribottan atladığını gören tanık olmamasına rağmen sanık polislerin beyanını esas aldı ve onlara yalnızca ‘görevi ihmal’den günümüz parasıyla 1 lira 18 kuruş para cezası verdi. İHD avukatı Gülseren Yoleri 2015 yılında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak Murat Yıldız için yeniden soruşturma açılmasını talep etti. Açılan soruşturma iki yıl sonra takipsizlikle sonuçlandı. Takipsizlik kararına yapılan itiraz da reddedildi. Bunun üzerine Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldı”
 
‘Yeniden yargılama yolu açılmalı’
 
Ezgi, kamu görevlilerinin sorumlulukları altında meydana gelen ölümler veya kaybetmelerde suça karışanların hesap vermelerini sağlamanın devletin görevi olduğunun altını çizerken, Murat Yıldız’ın gözaltında kaybedilmesi ile ilgili yürütülen adli süreç maddi gerçeği açığa çıkarmadığını ve faillerin cezalandırılmasını sağlamadığını vurguladı. Ezgi, “Mahkemenin verdiği karar yaşam hakkını koruyan ulusal ve uluslararası hukukun ihlali suretiyle verildi. Bu yüzden Anayasa Mahkemesi dosyada devam eden ihlali ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yolunu açmalıdır. Kaç yıl geçerse geçsin Murat Yıldız için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 183 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.