Kayıp yakınları Hamet Barut’un faillerinin yargılanmasını istedi

  • 13:14 19 Şubat 2022
  • Güncel
DİYARBAKIR - İHD ve kayıp yakınları, eylemlerinin 680’inci haftasında 1994 yılında katledilen Hamet Barut’un hikayesini okuyarak, faillerinin yargılanmasını istedi.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerinin ortaya çıkarılması ve faili meçhul cinayet sonucu katledilenlerin faillerinin bulunması talebiyle 680'inci kez Koşuyolu Parkı'nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle bir araya gelen aileler, yakınlarının fotoğraflarını taşıdı. Eyleme Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik ile çok sayıda kişi katıldı. Bu haftaki eylemde, 6 Mayıs 1994'te Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Gomag (Ağıllı) köyünde faili meçhul cinayetle katledilen Hamet Barut'un hikayesi okundu.
 
İHD Bölge Temsilcisi Mehmet Tahir Saçaklıdır, geçtiğimiz hafta derneğe yapılan polis baskınına dikkat çekerek, derneğin Eş Genel Başkanları Eren Keskin ve Öztürk Türkdoğan hakkında devam eden yargılamalara değindi. İnsan hakları savunucularının birçok zorlukla mücadele ettiğini söyleyen Mehmet, "İnsan hakları mücadelesi 36 yıldır soluksuz bir şekilde devam ediyor. Bundan vazgeçmeyeceğiz. İnsan hakları savunucularının baskı altına alınması ve engellenmesi kabul edilebilir değil" dedi.
 
‘Mücadele devam ediyor’
 
KESK Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik ise, kayıp yakınlarının verdiği mücadelenin çok uzun süreli olduğunu ve yorucu olduğunu dile getirdi. Mehmet, "90'dan bu yana kayıplarını arayan annelerimiz, babalarımızı ve kardeşlerimizi yitirdik. Ancak onlardan aldığımız bu bayrağı ve bu mirası yürüteceğiz. Faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitiren insan hakları savunucuları, gazeteci, aydın, demokratik siyaset yürütürken kaybolan ve halen failleri bulunamayan arkadaşlarımızın faillerinin bulunmasıyla ilgili bu mücadeleyi yürüteceğiz. Bugün Amed'de, İstanbul'da bu mücadele devam ediyor. Buradan taleplerimizi ifade ediyoruz. Ülkemizde insan hakları ve özgürlük savunucularına yönelik gözaltı ve tutuklamalara son verilmesini ifade ediyorum" şeklinde konuştu. 
 
Ardından Hamet Barut'un hikayesini okuyan İHD yöneticilerinden Derya Yıldırım, Kulp Alaca Katliamı yargılamasıyla bilinen Bolu Tugay Komutanı General Yavuz Ertürk'ün 1993 yılında Kulp ilçesinde çok sayıda operasyon gerçekleştirdiğini ve birçok kişinin öldürülmesi ve kaybedilmesinden sorumlu olduğunu kaydetti.
 
Aile tehditler nedeniyle olayın peşine düşemiyor
 
Derya, faili meçhul cinayetlerin 1990'lı yıllarda korkunç bir boyutta olduğunu söyleyerek, Hamet’in hikayesini okudu:
 
"Onun komutasında birçok köy, o sene yakılarak boşaltılır. Bu köylerden biri de Ağıllı Köyü olur. 6 Mayıs 1994 günü Bolu Tugayı'na bağlı askeri birlikler tarafından Ağıllı köyüne baskın yapılır. Baskında tüm köy halkı meydanda toplatılır ve köylülere ağır işkenceler yapılır. İşkenceye uğrayanlardan biride Hamet Barut olur. Baskın ve işkencenin ardından köyden ayrılan askerler Hamet Barut’u da yanlarına alarak götürürler. Bu duruma tüm köy halkı tanık olur. 12 Mayıs 1994'te Hamet Barut’un yakınları köyün 5 kilometre uzağında yol kenarında yarı gömülü bir ceset görür. Gömülü kişinin üstündeki toprağın atılmasıyla cesedin Hamet Barut’a ait olduğu tespit edilir. Daha sonra yakınları cesedi, Diyarbakır Devlet Hastanesine götürür. Hastanede yapılan otopsi sonucunda Hamet Barut’un bedenine sıkılan 32 kurşunla katledildiği ortaya çıkar. Otopsi sonrası Hamet Barut’un cenazesi ailesi tarafından köye getirilip defnedilir. Ancak aile devam eden baskı ve tehditlerden dolayı olayın peşine düşemezler.”
 
Kayıp yakınları daha sonra bir dakikalık oturma eyleminin ardından eylemi sonlandırdı.