HDK Kadın Meclisi’nden ‘Kadın beyanı esastır’ konulu atölye

  • 18:25 19 Şubat 2022
  • Güncel
İSTANBUL/İZMİR - HDK Kadın Meclisi İstanbul ve İzmir’de “Kadın beyanı esastır erkek aksini ispatlamakla yükümlüdür” konulu atölye gerçekleştirdi.  
 
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi, Beşiktaş’ta bulunan Zübeyde Ana Kültür Merkezi’nde, “Kadın beyanı esastır, erkek aksini ispatlamakla yükümlüdür” konulu atölye gerçekleştirdi. Atölyeye, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Özge Akyüz ve Feminist aktivist Feride Eralp konuşmacı olarak katıldı. Atölyenin yapıldığı salona, "Kadının beyanı esastır, erkek aksini ispatlamakla yükümlüdür!" pankartı asıldı. Atölyeye HDK Kadın Meclisi üyelerinin yanı sıra çok sayıda kişi de katıldı.
 
‘Ezilen tarafın beyanı esastır’
 
“Kadın beyanı esastır” olarak kullanılan ilkenin sadece kadınlar için olmadığını ‘ezme-ezilme’ ilişkisi içerisinde ‘ezilen’ tarafın beyanının esas olduğunu ifade eden Feminist Aktivist Feride Eralp, “LGBT+’ları kapsayan farklı şiddetler açığa çıkarıldığında, yapılan taciz ve eşitsizlikler ifşa edildiğinde ve buna ilişkin bir söz söylendiğinde ezeni değil ezileni dinleyin demektir” ifadeleri ile  ilkeyi tanımladı. “Erkek aksini ispatlamakla yükümlüdür” kısmının da faili işaret etmesi açısından önemli olduğunu aktaran Feride, “Ezen tarafın hakikati, ezilen tarafın hakikatinin çoğunlukla üzerini örttüğünü görüyoruz. Bundan dolayı failin işaret etme hedefi anlamına geliyor” dedi. 
 
‘Beyan’ bir açığa çıkarma halidir’
 
“Esastır” kavramının tam anlamıyla eksiksiz, doğru ve kadın beyanının sorgulanamaz anlamına gelmediğini aktaran Feride, “İlke bir açığa çıkarma halidir. O yüzden içerik açısından objektif bir hakikati ifade etmesi gerekmez. Nasıl bir zemin açığa çıkaracağı önemlidir. Bizim burada duymamız gereken ‘burada bir şey olmuş, ne olmuş, nasıl bir eşitsizlik ve asimetrik söz konusu ki bu söz konusu şiddet açığa çıkabilmiş’tir. Bu da bizi mahkeme pozisyonundan çıkarıp dayanışma pozisyonuna geçmemizi sağlayacak olandır. Çünkü dayanışma pozisyonunda yaptığımız bir insanın söylediğinin doğru olup olmadığına karar vermekten ziyade onu duymayı, onun sözüne inanmayı ve onun üzerinden düşünmeyi tercih etmektir” ifadelerine yer verdi. 
 
‘Kadının bakış açısı ile ele alınması gerekir’
 
Eşit olunmayan bir sistemde erkeklerin her yerde söz söyleyip karar verdiği bir konumda olmasına dikkat çeken Avukat Özge Akyüz, bundan dolayı kadınların maruz kaldıkları olaylarla karşı korkup, gizlemek zorunda kalabildiğini ve bunun da bir eşitsizliği doğurduğunu belirtti. Özge, “Bu eşitsizlik içerisinde ‘kadının beyanı esastır’ demek eşitsizlik içerisinde kadının sesini duyalım, olayları kadınların bakış açısı ile anlattığı perspektiften ele alalım ve bu şekilde inceleyelim anlamına geliyor. Kadına yönelik şiddet failleri de bilhassa cinsel suçların failleri de çoğunlukta çok özel alanlarda şiddet eylemlerini işliyorlar. Bunun için bunlar da tanık ve delil bulunması zor olan suçlar oluyor. Dolayısıyla hukukta bu durumu gözeterek bir denge kurmaya çalışıyor” şeklinde konuştu. 
 
Atölye soru cevap şeklinde son buldu.
 
İzmir
 
HDK İzmir Kadın Meclisi, HDP İzmir İl Binası’nda da “Kadının beyanı esastır, erkek aksini ispatlamakla yükümlüdür” konulu panel düzenlendi. Panelde Avukat Funda Ekin ve Avukat Şenay Çöte konuşmacı olarak yer aldı. 
 
‘Kadının kendine güveni’
 
Kadınların eşit yurttaş olarak görülmediğini ve dolayısıyla kadının sözüne de itibar edilmediğini ifade eden Avukat Şenay Çöte, kadının beyanının esas alınması ilkesinin yaklaşık 10 yıl önce kabul edildiğini dile getirdi. Şenay, “Türkiye’de yükselen kadın mücadelesi ve büyüyen kadın hareketi tüm kadınları harekete geçirdi. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa ile ‘kadın beyanı esastır’ ilkesini hayata geçirdi. Bunun öncelikle her anlamda sorgulanmaksızın ‘kadının dediği doğrudur’ anlamına gelmediğini söylemek gerekiyor. Ancak kadın tacize, tecavüze, şiddete maruz bırakıldığını söylüyorsa, kadının yaşamını güvenceye almak için, korumak için tüm mekıanizmalarını harekete geçireceksin ve delil aramayacaksın” diye belirtti. 
 
Bu ilkenin ataerkil toplumda kadının sözünün değer bulmasını sağladığını söyleyen Şenay, “Ne yaşadığını en iyi kadının kendisi bilir, anlar ve ifade eder. Bu ilkenin gündeme gelmesiyle kadının sesi duyulur hale geliyor. Erkekler kadını korkutabiliyor. ‘Gider anlatırsan sana kimse inanmaz’ diyebiliyor. Ya da ‘bu şekilde ifade veririm ve sen haksız konuma gelirsin’ diyebiliyor. Bu ilkenin gündeme gelmesi kadının kendine güvenini sağlıyor” ifadelerini kullandı. 
 
‘Yasa tedbir olarak kullanılıyor’
 
Avukat Funda Ekin ise, kadının toplumda daha çok hedef alındığını ve haklarının gözetilmediğini belirterek, “Namus bizim sorunumuz gibi düşünülüyor. Biz namustan sorumluyuz, bizden de erkekler sorumlu gibi. Aslında bu ilke kadını, LGBTİ+’ları ve çocukları koruyor. Bu ilkeye ‘kadın hakları’ olarak bakarak sahip çıkmalıyız. 6284 Sayılı yasa tedbir olarak kullanılıyor. Sadece tedbir kararı alıyor, adres gizlenmesi gibi. Ama burada ‘suçlusun’ demiyor. Ayrıca ceza dosyasında yargılanıyor. Sonucunda beraat veya hüküm alır, o ayrı. Kadınlar karakolda, heyet karşısında, mahkemelerde defalarca anlatıyorlar yaşadıklarını ama destek yoksa yanlarında maalesef sonuca ulaşmaları mümkün olmuyor. Her yerde ayrıntı sorular soruluyor ve anlatılan kişilerin erkek olması da zorlayabiliyor. Kadınlar ikincil yargılanmalara maruz kalıyor” dedi.
 
Söyleşi kadınların soru ve paylaşımlarıyla devam etti.