TJA İstanbul’u ‘Dem dema azadiya jinan e’ sloganı etrafında kenetleyecek
- 09:09 25 Şubat 2022
- Güncel
Nişmiye Güler
İSTANBUL- “Dem dema azadiya jinan e” sloganıyla 8 Mart etkinliklerine başlayan TJA, İstanbul’un 3 bölgesinde kadınlar ile buluşacak. TJA aktivisti Sevcan Kadiroğlu, çalışmalarının büyük bir coşku ile sürdüğünü belirterek, “İnanna’nın çığlığı, Lilith’in isyanı, Sakine Cansız’ın direnişi ile alanlarda olmaya devam edeceğiz. Bir arada olmamız için birçok sebebimiz var” ifadelerini kullandı.
Tevgera Jinên Azad (TJA) bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne “Dem dema azadiya jinan e” (Zaman kadın özgürlük zamanı) sloganı ile gidiyor. 20 Şubat günü Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 8 Mart deklarasyonunu açıklayan TJA, tüm kadınları özgürlükleri için alanlara çıkıp kazanımları için direnmeye çağırdı. Bu yıl TJA’nın tercih ettiği sembol figür ise tavus kuşu oldu.
İstanbul’da çalışmalar başladı
TJA aktivistleri İstanbul’da da çalışmalarının startını verdi. İstanbul’un 3 bölgesinde ayrı ayrı etkinlikler ile kadınlar ile buluşmayı hedefleyen TJA, buluşmalarda kadın yoksulluğu, cezaevlerinde kadın tutsakların yaşadığı hak ihlalleri, kadın kırımı, özel savaş politikaları ve daha pek konuya dikkat çekecek. Kadın buluşmalarına başlanırken, dün de Bağcılar’da halk pazarı ziyaret edilerek tencere ve tavalar ile ekonomik kriz ve kadın yoksulluğuna dikkat çekildi. Büyük bir coşkunun hakim olduğu TJA etkinlikleri kadınlara da büyük bir moral oluyor.
‘21’inci yüzyılda kadın iradesi daha da yükselecek’
İstanbul’daki çalışmalarına dair konuştuğumuz TJA aktivisti Sevcan Kadiroglu, bu yıl “Dem dema azadiya jinan e” sloganını tercih etmelerinin nedenini şu sözler ile açıkladı: “21’inci yüzyılı özgür kadın iradesinin yükseldiği ve daha da yükseleceği toplumsal zaman olarak görmekteyiz. Çünkü kadın bin bir emek ve çaba ile yarattığı değerleri gasp eden, kendi yarattığı değerlere yabancılaştıran, kendine yabancılaştıran erkek egemen sistemi çözümlemiş ve mücadelesini birçok alanda kazanıma dönüştürmüş ve dönüştürmeye de devam edecektir. Bu anlamda biz bu yüzyılı, dönemi kadının direndiği, mücadelesinde istikrarlı ve netleştiği bir dönem olarak değerlendiriyoruz. Bu yüzden bu yıl ‘Dem dema azadiya jinan ne’ sloganını kullandık.”
Êzidî kadınların özsavunması Tavus kuşu
Bu yıl pankartlarında sloganlarının yanı sıra tavus kuşu figürünü tercih etmelerinin gerekçesini de paylaşan Sevcan, “Şengal halkının göstermiş olduğu mücadele, direngenlik hali özellikle kadınlar üzerinde yürütülen politikalar, Şengal’deki Êzidî kadınların İŞİD’e satılması ve orada direngen bir mücadele hali de var aslında. Dayatılanı kabul etmeme bunun mücadelesini yürütme de var. Bu anlamda Êzidî kadınların özsavunmasını kendimize kaynak ve dayanak olarak alıp, güç aldığımızı belirtmek adına sembol olarak kullandık” diye belirtti.
Sakine’nin direnişi ile alanlarda olacaklar
Kadın kazanımlarına saldırının olduğu bir yıl geçirdiklerini söyleyen Sevcan, tarih boyunca egemenlerin kadın kazanımlarına bir saldırı gerçekleştirdiğini vurguladı. Sevcan, ataerkinin pandemi dönemindeki eve kapanmayı fırsata çevirerek kadın kazanımlarını hedef aldığını kaydederek, şu değerlendirmede bulundu: “Bizler şunu çok iyi biliyoruz; sistem her krizinde, çıkmazında kadının alanına ve kadına saldırarak bu çıkmazdan çıkmaya, aşmaya çalışıyor. Bunu yaparken de en kirli yöntemleri, yolları derinleştirerek kullanmaktan da vazgeçmiyor. Erkek egemen kapitalist modernitenin de hedef aldığı topluma dair iyi, güzel olan ne varsa yok etmeye, hafızadan silmeye çalıştığı zor bir süreçten geçiyoruz. Özellikle de anadilimize yapılan yasaklar, kültürümüze dair müdahaleler, İstanbul Sözleşmesinin feshedilmesi, uyuşturucu, fuhuş çeteleri, tecavüz vb. bu politikalar ile yaşamın her alanında bir kırım yaratmaya çalıştığı ve bunu yaparken de özellikle özel savaş politikalarını kullanarak çok fazla hissettirdiği, derinleştirdiği bir yerde aslında. Ama özgür kadın mücadelesi bu kirli politikalara asla izin vermedi, vermeyecek de. Bizler alanlarda mücadele etmeye, buna dair politikalar geliştirmeye devam edeceğiz. Şunu çok iyi biliyoruz İnanna’nın çığlığı, Lilith’in isyanı, Sakine Cansız’ın direnişi ile alanlarda olmaya devam edeceğiz.”
‘Çalışmalarımız keyifli ve coşkulu geçiyor’
8 Mart coşkusunu yoğun bir şekilde hissettiklerini dile getiren Sevcan, İstanbul’daki çalışmalarına dair bilgi verdi. Mahallelerdeki kadın buluşmalarının oldukça coşkulu geçtiğini ve oldukça keyif aldıkları etkinlikler arasında olduğunu aktaran Sevcan, “Mahallelerde dönemin sorunlarına, yoksulluğa, cinsel politikaya, sistemin farklı yöntemler ile yaşamımızın içine sokmaya çalıştığı uyuşturucu gibi özel savaş politikaları üzerine yoğunlaşmak, tartışmak çok verimli geçiyor. Birçok ilçemizde etkinlikler, şölenler yapıyoruz. Sanatçıların olduğu etkinliklerimiz olacak. Panellerimiz var. Yine keyif aldığımız çalışmalarımızdan biri de genç kadın arkadaşlarımız ile yaptığımız döviz hazırlamak, pankart düzenlemek. Coşku ve severek yapıyoruz. Umarım alanlarda bu coşkuyu kadın arkadaşlarımıza da yansıtırız” dedi.
‘Bir arada olmak için sebebimiz çok’
Sevcan ayrıca TJA olarak, 8 Mart Kadın Platformu’nun “Yoksulluğa, Şiddete, Sömürüye Karşı Mücadeleyi Büyütüyoruz! Değiştirecek gücümüz var” sloganıyla 6 Mart günü saat 13.30’da Kadıköy Rıhtım’da gerçekleşecek olan “Büyük Kadın Buluşması”na ve Taksim’de gerçekleşecek olan 20’nci 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’ne de katılım göstereceklerini de ifade etti. 8 Mart eylemlerine de çağrı yapan Sevcan, “Dem dema azadiya jinan e’ sloganı aslında dönemi çok iyi özetliyor. Bir arada olmamız için birçok sebebimiz var. Yoksulluk, cezaevinde tutsak kadınlar arkadaşlarına yapılan yaptırımlar, gençler üzerindeki uyuşturucu politikası, tecavüz ve daha birçok politikanın yoğun yaşandığı bir dönemde birada olmak, birbirimize güç vermek önemsediğimiz bir yerde. Bulunduğu yerde 8 Mart etkinliği varsa katılalım, oraları güçlendirelim. Bir arada olmak bizleri güçlendirecektir” sözleri ile kadınlara seslendi.







