Gülistan Doku’nun annesi: Ben kızımı devletten istiyorum
- 13:09 25 Şubat 2022
- Güncel
ANKARA - Dersim’de kaybedilen Gülistan Doku’nun bulunması için Adalet Bakanı ile görüşmek isteyen ancak, engellenen aile İHD’de yaptığı açıklamada kızlarını devletten istediklerini söyledi.
Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybedilen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ailesi Ankara’daki “Adalet Nöbetini” sürdürüyor. Adalet Bakanlığı ile görüşmek isteyen ancak polis şiddetine uğrayan Gülistan Doku’nun ailesi İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube binasında basın toplantısı düzenledi. Gülistan Doku’nun fotoğraflarının taşındığı basın toplantısına, ilk olarak İHD Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut, konuştu. Sevil, ailenin 3 gündür polis şiddetine maruz kaldığını belirterek, sözü Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya verdi.
‘Gülistan’ı karanlıkta bırakmayın’
“Gülistan Doku Nerede?” sorusunun dünyanın sınırlarını aştığını söyleyen Aygül, Gülistan’ın bulunması için Meclis’te bulunan 600 milletvekiline mektup göndererek komisyon kurulması talebinde bulunduğunu söyledi. Aygül, “Bunun cevabını almak için siyasi parti temsilcileriyle görüştük. Hepsi komisyonun kurulması için ellerinden geleni yapacağını söyledi. MHP Grup Başkanvekili ile görüştük, AKP tamam derse biz de komisyon kurulmasına olumlu bakarız mesajı verdi. AKP vekillerine çağrımdır: Gülistan gencecik bir kadın, bütün partiler kabul etti siz kaldınız siz de kabul ettin. Gülistan’ı karanlıkta bırakmayın” dedi.
‘Ailenin sesini bastırarak çözülmez’
3 gündür Ankara’da olduklarını belirten Aygül, Dersim’de Vali ve Kaymakamlık tarafından sürekli Adalet Bakanlığı’nın işaret edilmesinden dolayı Ankara’ya geldiklerine dikkat çekti. Aygül, “Adalet Bakanlığı’nın özel kalemi ile üç gündür görüşüyorum. Adalet Bakanı’nın toplantılarda olduğunu söylediler. Haber bekliyoruz yanımıza gelen polisler de bize, ‘sizinle sıkıntımız yok Adalet Bakanlığı sizinle görüşmek istemiyor’ diyorlar. Bir kadın kayıp ve baş şüphelinin neden sorgulanmadığını soracağız. Dönemin Valisi Tuncer Soner, Zeynal Abarakov’u kendi elleriyle Rusya’ya gönderdi. Bir idari amirin görevi bir suçluyu şehir dışına çıkarmak mıdır? Yeni başsavcısı ise, bize arabada, evde ve telefonda kriminal inceleme yapılabilirdi ama yapılmadı diyor. Zaynal Abarakov’un Rusya’ya gittikten telefonunu imha etmiş Gülistan’ın bulunması yönünde bütün delillerin yolları kapatıldı diyor. Bir aile kızını ve adalet istiyor. Tek istedikleri adalet. Bir çözümsüzlük var. Bu çözümsüzlük ailenin sesini bastırarak çözülemez. 150 kişi beni durduğunda ben Gülistan’ı unutmayacağım. Biz kızımız bulunduğunda evimizde oturacağız. Ben kardeşimi sağ istiyorum. Ailem sağ olduğu umudunu yitirmiş bir mezar istiyor. Bunlar hepsi insanlık suçudur. Adalet Bakanlığı’na tekrar gitmek istedim, özel kalemi ile görüşmek istedim. Ama polisler tarafından engellendim bir kadın polisin beni durdurarak, ‘ben 150 kişi yönetiyorum sen kimsin’ dedi” ifadelerinde bulundu.
‘Barajdan yedi naaş çıktı kızım çıkmadı’
Ardından konuşan Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku, Gülistan’ı bin bir zorlukla okula gönderdiğini dile getiren Bedriye, iki yıldır Gülistan’ın kemiklerine dahi ulaşamadığını kaydetti. Bedriye, “Meclise gittik, bütün partileri ziyaret ettik. Adalet Bakanlığı ile yarım saat görüştükten sonra evimize dönecektik. Adalet Bakanlığı önünde bekledik, üç saat boyunca oturduk, 4 kadın polis benim kolumu ayağımı tutarak beni araca zorla bindirildi. Parmağım morardı, araç kapısı kapandıktan sonra bir kadın polis, ‘burada kamera yok ne yaparsan yap’ dedi. Dedim kamera yoksa bizi öldürün. Ben saniye saniye ölüyorum. Bizi yeniden otele bıraktı otelden çıkmamıza izin vermiyorlar. Yemek yemeğe gidiyoruz çember oluşturuyorlar. Biz katil değiliz, o katil bile sorgulanmadı. Sekiz ay boyunca baraj boşaltıldı sekiz ay boyunca sabah akşam o barajın önünde bekledim. Benim kızımın elbiseleri üstünde o barajda ona dair hiçbir şey çıkmadı. Hangi ekip geldiyse ‘teyze kızın yok burada’ dediler. O barajdan yedi cenaze çıktı ama benim kızım çıkmadı” diye belirtti.
‘Ölene kadar bu davadan vazgeçmeyeceğim’
Eski vali Tuncer Soner’in kendilerini kandırdığına vurgu yapan Bedriye şöyle devam etti: “Mobbese görüntülerini hep yok etmişler. İki yıldır çalmadığımız kapımız kalmadı. İki yıldır tek bir sonuç alamadık. Kızıma ne oldu. Bize yardım edin, o kız buhar olup uçmadı. Dersim küçük şehir bu kız nerede. Şüpheliyi gözaltına alsalardı bugün Gülistan’a ne olduğunu öğrenip Ankara’ya gelmezdik. Baş şüpheli arkam sağlamdır dedi. Bunun arkasında kim var, ben bunu merak ediyorum. Bütün vekiller Gülistan için bir komisyon kursun. Ben kızımı devletten istiyorum. Başına ne gelmiş bana söylesinler. Kızımın başına ne geldi bilmiyorum. Bunların cevabını istiyorum başka bir şey istemiyorum. Niye baş şüphelinin önünü kesmedi, neden onu çember altına almadılar. Ben bir anneyim. Yemedim içmedim kızımı bugünlere getirmek için. Ben ölene kadar bu davadan vazgeçmeyeceğim.”
‘Ben kızımı okula gönderdim ölüme değil’
İki senedir Gülistan’ı aradıklarını belirten Gülistan Doku’nun babası Halit Doku ise, polislerin kendilerini Adalet Bakanlığı ile görüştüreceklerini söylediklerini ama darp edilerek alandan uzaklaştırdıklarını ifade etti. Halit, “Ben de bu ülkenin vatandaşıyım. 3 gündür bizleri çember altına almışlar herkes bize yardım etsin. Ben bu kızımı okula gönderdim ölüme değil. Kızımın kemiklerini istiyorum” sözlerini kullandı.
“Gülistan Doku Nerede” sloganıyla sona eren açıklamanın ardından aile, Ankara Adliyesi’ne giderek, kendilerini darp eden polisler hakkında suç duyurusunda bulunacak.







