DAKAP, 8 Mart programını deklere etti
- 13:31 25 Şubat 2022
- Güncel
DİYARBAKIR - Kadınlar Günü etkinlik programını deklere eden DAKAP, bu yıl ki 8 Mart’ta cezaevlerinde bulunan kadın tutsaklarla ve “Adalet Nöbeti”nde olan anneler ile dayanışma içerisinde olacaklarını belirtti.
Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP), Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin Diyarbakır’da yapacakları programı basın toplantısı ile duyurdu.
Kadınlar adına basın metnini DAKAP Sözcüsü ve 8 Mart tertip komitesi üyesi Fatma Yıldızhan okudu.
‘8 Mart’ta alanlarda olacağız’
8 Mart’ı direniş ruhuyla karşılayacaklarını ifade eden Fatma, “8 Mart'ı, kadın mücadele tarihine miras bırakan 1857 yılının direnişçi kadınları, enternasyonal dayanışmanın faşist iktidarları yıkacak güce sahip olduğunu bugünlere taşıdı. Bizler de bunu çoğaltarak erkek egemen zihniyete karşı mücadele alanlarımızdan olan 8 Mart'ı, yaşamın her alanında tarihsel hakikatine layık bir şekilde yaşatacağımızı vurguluyoruz. 8 Mart alanlarında zılgıtlarımızla, umutla, cesaret ve inançla isyanımızı yükseltme sözünü vererek dünyanın tüm kadınlarını selamlıyoruz. 21. Yüzyılda, biz kadınlar mücadelemizi kazanıma dönüştürme sorumluluğuyla tüm saldırılara karşı; Kadın kırımı, toplumun ve yaşamın kırımıdır diyoruz; Kadınların özgürlük mücadelesinin, iktidar odaklarının korku kaynağı haline geldiği 2021 yılı, sistemin kırım politikalarından beslendiği bir yıl olmuştur” dedi.
‘Failler cesaretlendirilmektedir’
Erkek egemen sitemin kadınların toplumsallığına saldırdığını söyleyen Fatma, bu sistemin sinsi politikalarla toplumsal dokunun hakikatini de parçalamayı hedeflediğini kaydetti. Fatma, “Özgür kadınlarla yaşamın özgürleşeceğini ve iktidarların son bulacağını çok iyi bilen AKP-MHP ulus devlet ideolojisi, kendisini sistematikleştirerek en düşmanca politikalarını kadınlara karşı sürdürmektedir. En temel hak olan yaşam hakkını korumak için, erkeğe karşı öz savunmasını geliştiren kadınlar en ağır cezalara çarptırılmakta iken, failler ise cezasızlık politikalarıyla ödüllendirilerek cesaretlendirilmektedir. Tüm gücüyle kadın mücadelesine saldıran eril sistem, başta Gülistan Doku olmak üzere kaybedilen, kaybettirilen kadınların bulunması için yürütülen çalışmaları gölgelemekte; olayın aydınlatılması için yeterli çabayı sarf etmemektedir” ifadelerini kullandı.
‘Kadınlar işsiz bırakılıp yoksullaştırılmışlardır’
Fatma, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasından sonra artan kadın katliamlarında iktidarın sorumlu olduğunu sözlerine ekledi. Fatma, kadınlar adına erkeklerin oluşturduğu yasalara ve cinsel politikalara karşı, kendi iradeleri ve kararlarını 8 Mart’ta ortaya koyacaklarını kaydeden Fatma, “Erkek egemen yasalar değil, kadınların toplumsal sözleşmesi esastır diyoruz! Eşitsizlik politikalarıyla kendi sermayesini zenginleştiren erkek sistem, yoksulluğu her gün daha fazla derinleştirmektedir. Yürütülen politikalarla, kadınlar bu ülkenin en yoksul sınıfına dönüştürülmüştür. Ucuz iş gücü olarak görülen kadınlar, insani olmayan çalışma koşullarına zorlanarak; evlere kapatılmış, ev içi emek değersiz kılınarak erkeğe ve devlete muhtaç hale getirilmiştir. Kayyum atamaları ve KHK'ların bir sonucu olarak; kadınlar bilinçli bir politikayla bir gecede işsiz bırakılıp yoksullaştırılmıştır” diye konuştu.
‘Özel savaş politikaları yürülüğe konulmakta’
“Kadın yoksulluğu kader değil; bir erkek egemen politikasıdır” diyen Fatma, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Kürt halkının iradesini kırarak, yozlaştırmayı, kültüründen, sanatından, tarihinden koparmayı hedefleyen fuhuş ve uyuşturucu politikaları çeteler eliyle Kürdistan'da sistematik bir şekilde yürütülmektedir. Yakın zamanda Van'da kadınların fuhuşa zorlandığı masaj salonunun ortakları güvenlik güçleri çıkmıştır ve bu bir tesadüf değildir. Hakkâri’de kadınların tuzağa düşürülerek fuhuşa zorlanmasında, Diyarbakır'da okul önlerinde uyuşturucu satılmasında ve daha birçok bölgede yaşanan yozlaştırma temelli politikalarda devlet görevlilerinin yer alması özel savaş politikalarının bir göstergesidir. Musa Orhan şahsında olduğu gibi üniformalı failler aklanarak meşrulaştırılmakta, özel savaş politikaları daha derin ve daha açık bir şekilde yürürlüğe sokulmaktadır.
‘Anneler aylardır nöbette’
Kadını yaşamın temel öznesi olarak esas alan TJA büyüdükçe erkek egemen zihniyet saldırılarını arttırarak sürdürmektedir. TJA‘yı kriminalize ederek dönem sözcüsü Ayşe Gökkan’a 30 yıl ceza verilmesi ve yüzlerce kadın arkadaşımızın gözaltına alınıp tutuklanması kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesine saldırıdır. Cezaevi idaresine itaat etmeyi reddettiği için işkence ve tecavüze uğrayan Garibe Gezer'in aydınlatılmayan ölümü, Aysel Tuğluk'un tek başına yaşayamayacak olmasına rağmen ATK 'nin tahliyesine dair rapor vermemesi, iktidarın Kürt kadın düşmanlığının ve intikam hırsının somut ifadesidir. Zindanlarda olan evlatlarının cenazelerinin çıkmaması için günlerdir anneler adalet nöbeti tutmaktadır.
‘Anadilimiz toplumsal hakikatimizin aynasıdır’
Her gün adliye önünde ailesinin katliamından sorumlu olanlardan hesap soran Emine Şenyaşar ve ailesi Kürt kadınlarının direnişini onurluca sürdüreceğinin tarihsel ifadesidir. Bu 8 Mart’ta da Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesindeki en kritik konu siyasi tutsakların koşulsuz olarak özgürlüğünün sağlanmasıdır. Derinleşen ve gittikçe toplumun her alanına nüfuz eden tecride son verilerek anayasal hak talepleri yerine getirilmelidir. Katil Onur Gencer Irkçı cinsiyetçi politikaların her gün yeniden üretildiği ve topluma empoze edildiği bu ortamdan aldığı motivasyonla, Deniz Poyraz 'ı katletmiştir. Deniz Poyraz'ın katledilmesine karşı öfkeliyiz. Onun mücadelesini inatla ve umutla sürdüreceğiz. Biz kadınlar söylüyoruz ki; ne dilimiz ne kimliğimiz, ne de toplum bu uygulamalara boyun eğmeyecektir. Anadilimiz toplumsal hakikatimizin aynasıdır!”
DAKAP’ın 8 Mart programı şu şekilde:
*1 Mart’ta Ulu Cami önünde yöresel elbiselerle start verilecek ve sonrasında tutsak kadınlara kart gönderilecek.
*5 Mart’ta Kayıp Yakınlarının Koşuyolu'ndaki "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" eylemine katılım sağlanacak.
*5 Mart’ta Sanat Sokağında broşür dağıtımı yapılacak.
* DAKP bileşenleri olarak 8 Mart haftası boyunca her gün bir kurum olmak üzere Adalet Nöbetindeki annelere ziyaret gerçekleştirilecek.
* 8 Mart haftası boyunca; 8 mart Miting çağrısı için her kurum ve ilçelerde broşür dağıtımı yapılacak.
*8 Mart’ta İstasyon Meydanında 8 Mart Mitingi gerçekleştirilecek.”







