TJA’dan kadın buluşmaları: Özgürlük zamanı
- 18:48 26 Şubat 2022
- Güncel
İSTANBUL – TJA İstanbul’un pek çok noktasında 8 Mart dolayısıyla kadın buluşmaları gerçekleştirdi. Etkinliklerde mücadeleye sahip çıkma çağrısı yapılırken, özgürlük zamanının geldiği vurgulandı.
“Dem dema azadiya jinan e” sloganıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliklerine başlayan Tevgera Jinên Azad (TJA) İstanbul’un birçok ilçesinde kadın buluşmaları gerçekleştirdi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Kadın Meclisi ile ortaklaşılarak yapılan etkinliklerde coşku hakim oldu. Etkinliklerde savaşlara karşı mücadele ve direniş vurgusu öne çıktı.
Başakşehir
TJA, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Kadın Meclisi ile birlikte HDP Başakşehir ilçe binasında kadınlarla bir araya geldi. Etkinliğe Barış Anneleri İnsiyatifi üyeleri ile çok sayıda kadın katıldı. Buluşmanın yapıldığı salon balonlarla süslenirken, “Kadınlar el ele verecek dünya değişecek”, “Roja 8’ê Adare ya jinan piroz be”, “Jin bi hev re xurt in”, “Jin jiyan azadi”, “Biji berxwedana jinan”, “Zindandaki kadın yoldaşlara özgürlük” dövizleri ile TJA ve HDP bayrakları asıldı.
‘8 Mart tüm dünyaya yayıldı’
Konuşmalar ile başlayan etkinlikte ilk olarak TJA aktivisti Türkan Kocadağ söz aldı. Türkan, “Erkek egemen aklın bizden aldıklarını çok önemli bedeller ödeyerek geri aldık, alıyoruz” dedi. 8 Mart’ın doğuş fikrini anlatan Türkan, o zamandan beridir 8 Mart’ın tüm dünyada kutlandığını kaydetti. Türkan, Türkan, kadınların mücadelelerini günümüze kadar taşıdığını ve büyüttüğünün de altını çizdi.
‘İmralı’daki düşünce tüm dünyaya yayıldı’
Faşizm özellikle öncüleri yok etmeye çalıştığına ışık tutan Türkan, 23 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan örneğini vererek, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “İmralı’da bir adaya koydular, öncüyü alırsak belki daha rahat parçalarız dediler ama öyle olmuyor. Bu düşünce tüm dünyaya yayıldı. Kadınlar kesinlikle vazgeçmiyor, Leyla Qasım katledilse de Güney’de mücadele bitmedi, Güney Kürdistan kuruldu ve Leyla’lar bitmiyor. Rojava’da IŞİD zihniyeti binlerce kadını köle pazarlarında sattı, katletti, kaçırdı ama kadınlar şu anda Rojava Devrimi’nin öncülüğünü yapıyorlar. Hiçbir dönemde kadınlar kesinlikle geri adım atmadı, bugün de atmıyorlar.”
‘Sakine Cansız’ın adı binlerce çocukta’
8 Mart’ın Türkiye’de 1975’li yıllardan sonra sendikalar tarafından küçük gruplar halinde kutlanmaya başlandığını aktaran Türkan, 1990’dan sonra her yıl daha da görkemli 8 Mart’ların kutlandığını sözlerine ekledi. Paris’te 2013 yılında katledilen üç Kürt kadına da değinen Türkan, “Sakine Cansız Türkiye’de 20 yıl cezaevinde kaldı, müthiş direndi, Esat Oktay’ın zihniyetini yerle bir etti. Paris’in tam göbeğinde iki tane arkadaşıyla birlikte katledildi. Sakine’yi katledersek Kürt kadınları geri adım atar, korkar diye düşündüler ama yanıldılar. Sakine Cansız’ın katledildiği gün binlerce kadın Sakine’nin ismini çocuklarına taktı. Çünkü Sakine, Zarife’nin, Besê’nin ardılıdır” ifadelerini kullandı.
Binlerce kadının sokaklarda olduğunu söyleyen Türkan, “Baskı uygulamaya çalışıyorlar, gözaltına alıyorlar ama kadınlar korkmuyor. Kadınlar mücadele edecek, kazandıkları haklarından da asla vazgeçmeyecekler, özgürlüğün tadına vardık. Kadınların mücadelesi sayesinde bugünlere geldik” dedi.
‘Mücadeleye sahip çıkmamız lazım!’
Ardından Barış Anneleri İnsiyatifi üyesi Birgül Muhikancı da, Kürt halkının ezilen halklardan biri olduğunu vurgulayarak konuşmasına başladı. Kadınların alanlarda ve sokaklarda başkaldırdığını söyleyen Birgül, sistemin kısıtlaması nedeniyle anadillerini konuşamadıklarını paylaştı. Anadillerini konuşsalar da yeterli olmadığının altını çizen Birgül, “Türkülerimizi ne kadar söylesek de yeterli değil. El ele, omuz omuza verirsek, değerlerimizin arkasından yürürsek, dişimizle ve tırnağımızla mücadele edersek yeterli olur. Topraklarımız için canlarını vermişler, Kürdistan’ın her toprağında karış karış, santim santim hepsi çocuklarımızın kanıdır. Her bir kanın döküldüğü yerde filiz çıkmış, bu mücadeleye sahip çıkmamız lazım. Her daim el ele, birlikte mücadele etmemiz lazım” çağrısını yaptı.
Halaylar, zılgıtlar…
Etkinlik, kadınların Kürtçe stranlar, zılgıtlar ve erbane eşliğinde büyük bir coşkuyla halay çekmesinin ardından sona erdi.
Okmeydanı
8 Mart etkinlikleri kapsamında HDP Okmeydanı Temsilciliği’nde müzikli hazırlık toplantısı düzenlendi. "Dem Dema Azadîye Jinêye" sloganıyla bir araya gelen kadınlar toplantı öncesi erbane eşliğinde halay çekti.
Aysel Tuğluk’un durumuna dikkat çekildi
Toplantıda ilk söz alan HDP Şişli Kadın Meclisi’nden Nazmiye Ülker, 8 Mart'tın kısaca tarihçesine ve önemine dair bilgilendirmelerde bulunuldu. 8 Mart arifesinde Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının emperyalist güçlerin güç, rant ve işgal politikası olduğunu anlatan Nazmiye, tüm savaşlarda kadınların “ganimet” olarak görüldüğünü vuruldu. Nazmiye, “Tam da bu nedenle kadınların mücadelesi kesintisiz olarak devam ediyor. Kadınların bakı ve şiddete karşı bu yılda aynı şiarla 8 Mart’ta buluşmak için bu toplantıları düzenliyoruz. Başta cezaevleri olmak üzere birçok alanda kadınlara yönelik saldırılara var. Özellikle Aysel Tuğluk, şahsında hasta tutuklardan intikam alınıyor. Sözde yemin etmiş faşizmin doktorları tüm hasta tutuklular için ‘cezaevinde kalabilir’ raporları vererek kadınları cezaevinde baskı altına alınıyor. Buna karşı da 8 Mart’ta sözümüz söyleyerek, mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Kadın özgürlük mücadelesi
Ardında konuşan TJA Aktivisti Gülsen Biter, kadın özgürlük mücadelesinde 8 Mart’ın büyük bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Büyük bir mücadele sonucu bu günlere geldiklerini aktaran Gülsen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınların bu mücadeleyi sahiplenmesi değer vermesiyle bugüne kadar gelmiştir. Özgürlük mücadelesinde geçmişten günümüze birçok değerli kadın kendi bedenlerini feda ederek bize bir miras bıraktı. Bizler de bu emaneti sahiplenen ve öncülüğünü yapma sözünü vermiş olan kadınlarız. Bu anlamıyla kadın özgülük mücadelesinde özellikle Kürt kadın mücadelesini sahiplenen ve Ortadoğu’da bugün devrimi gerçekleştirmiş Rojava devrimi bunun bir örneğidir. Oradaki var olma mücadelesine bizler de her kesimden ve renkten kadınlarla birlikte yan yana gelerek daha da genişletecek özgünlüğümüz ve gücümüz var” dedi.
Özel savaş politikaları
Toplantıda son olarak konuşan TJA aktivisti Felek Erdem de Ukrayna’da yaşanan savaşa işaret ederek, savaş nerden gelirse gelsin en başta etkilenenin kadınlar olduğunu belirtti. Felek devamında da “Şuan Kürdistan’da fiziki savaştan çok özel bir savaş var. Bu savaş Kürdistan’da başlayıp bütün Türkiye’ye sirayet eden bir savaş gerçekliği var. Devletin şuan hedeflediği tek şey fiziki savaş değil psikolojik savaş uygulamalardır. Şuan sınır bölgelerindeki fuhuş çeteleri eliyle kadınlar düşürülüyor ve fuhşa teşvik ediliyor. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Biz bu özel savaş gerçekliğinin farkındayız. Bu yüzden biz bu 8 Mart'ta başta bilinçlendirme ve örgütlenme çalışmaları yürüttük. 6 Mart’ta bütün kadın örgütleriyle Kadıköy’de olacağız. Tüm kadınları da renkleri ve kültürlerini yansıtan yöresel kıyafetleriyle bekliyoruz” şeklinde konuştu.
Etkinlik çekilen halayların ardından son buldu.
Küçükçekmece ve Bahçelievler’de coşkulu buluşma
Küçükçekmece’de de kadınlar HDP Küçükçekmece İlçe Örgütü’nde bir araya geldi. “Ji Sarayan heya Sêvêyan dem dema tekoşina jinê ye” pankartının açıldığı etkinliğe Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri ve çok sayıda kadın katılım gösterdi. Kadınların ulusal kıyafetleri ile katıldığı etkinlikte, erbaneler eşliğinde halaylar çekildi. Kadınlar, 8 Mart’ta özgürlük taleplerini yinelemek için alanlarda olacaklarını vurgularken, direniş mesajı verildi.
Bahçelievler’de de HDP Bahçelievler İlçe Örgütü’nde buluşma gerçekleştirildi. Çok sayıda kadının katıldığı buluşmada, söylenen şarkılar eşliğinde halaya duruldu.







