Cinsel tacizin yaşandığı okulun önünde açıklama: Failler korunuyor
- 14:11 28 Şubat 2022
- Güncel
İSTANBUL - Eğitim Sen İstanbul 8 Nolu Şube, Atik Ali İlkokulu’nda yaşanan cinsel taciz olayına ilişkin okul önünde açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada, devletin cezasızlık politikaları ile faillerin korunduğu ve yaşanan olayın tesadüf olmadığının altı çizildi.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İstanbul 8 Nolu Şube, Atik Ali İlkokulu’nda öğrencilere cinsel tacizde bulunan öğretmen M.B.’nin tutuklanması sonrası okul önünde “Okullarda cinsel istismara izin vermeyeceğiz” şiarı ile basın açıklaması gerçekleştirdi. “Okullarda cinsel istismara izin vermeyeceğiz” pankartının açıldığı açıklamaya çok sayıda sendika üyesi ve öğrenci velisi katıldı. Basın metnini İstanbul 8 Nolu Şube Eğitim Sekreteri Gamze Çakır Pamukçu okudu.
‘Daha kaç çocuk bunu yaşayacak?’
Çocuğa dönük artan taciz ve tecavüz vakalarına dikkat çeken Gamze, bu sayının “korkunç” bir boyuta vardığını söyledi. Gamze, Türkiye’deki verilere göre çocuklara yönelik cinsel saldırı vakalarının son 10 yılda 3 kat arttığı, yılda ortalama 8 bin çocuğun buna maruz kaldığı ve son 10 yılda cinsel saldırı davalarında ise yüzde 700 artış yaşandığı bilgisini verdi. Gamze, “Yaşananların çok azının medyaya yansıdığı ve devlet kurumlarının bu konuda net rakamlar vermediği göz önüne alındığında tablonun ne kadar vahim olduğu ortaya çıkmaktadır. Ne yazık ki bunun son örneği, Atik Ali İlkokulu’nda yaşanmıştır. Birkaç gün önce okulun sınıf öğretmenlerinden M.B.'nin öğrencilerine cinsel istismarda bulunduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Şimdi soruyoruz: Tacizin, tecavüzün, çocuk istismarının gerçekleşmeden önlenmesi için daha kaç çocuğun bunu yaşaması gerekiyor” diye sordu.
‘İktidar hukuku uygulamaktan kaçıyor’
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41’inci maddesinde “Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır” hükmüyle bir yükümlülük çerçevesi çizildiğini söyleyen Gamze, “devletin öncellikli görevinin çocukların cinsel istismara maruz kaldığı şartları ortadan kaldırmak ve koruyucu, önleyici hizmetleri kurumsallaştırmak olduğunu” ifade etti. Gamze, iktidarın yükümlülüklerinden kaçtığını aktararak sözlerini şu şekilde sürdürdü: “İstismarı meşrulaştıran ve normalleştiren sayısız uygulamayı yasallaştırarak kadın ve çocuk haklarını hiçe sayan adımlar atmaktadır. İktidarın kadın ve çocuk düşmanı politikaları, çocukların eğitim dışında kalmalarına neden olan 4+4+4 uygulamaları, faillere uygulanan cezasızlık, ceza indirimleriyle ödüllendirmeleri, istismarda çocuğun beyanının esas kabul edilmesi yerine somut delil arayışına gidilmesi, çocuk evliliklerinin önünün açılması suçluları cesaretlendiren asıl dayanaklardır.”
‘Taciz bir zihniyetin ve ideolojinin ürünü’
Yaşanan taciz olayının tesadüf olmadığının, bir zihniyetin ve ideolojinin ürünü olduğunun altını çizen Gamze, “Çocuğa yönelik cinsel istismar, bireysel bir sapkınlık ya da hastalık değildir; toplumdaki ataerkil kavrayış ve uygulamaların sebep olduğu ve meşrulaştırdığı bir şiddet suçudur. Kadın ve çocuk haklarına saldırılar sona ermelidir. Şiddeti, tacizi, tecavüzü, istismarı meşrulaştıran yasal düzenlemeler derhal geri çekilmeli, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun hükümleri derhal uygulanmalıdır. Faillerin cezasızlığına son verilmelidir! Atik Ali İlkokulu öğretmeni M. B. görevinden uzaklaştırılmış ve tutuklanmış olsa da bu yeterli değildir. Daha önce de böyle süreçler cezasızlıkla sonuçlanmış ve faillerin başka yerlerde görevlerine devam etmesi sağlanmıştır” dedi.
‘Devlet failleri koruyor’
Devletin cezasızlık politikaları ile faillerin korunduğunu vurgulayan Gamze, Şırnak'ın Cizre ilçesinde bulunan Merkez Anadolu Lisesi’nde 30’dan fazla öğrenciye tacizde bulunan Burak Ercan’ın dava süreci devam ederken görevine devam ettirildiğini ve bunun da cinsel saldırı faili öğretmenlerin korunduğunun kanıtı olduğunu hatırlattı. Çocuklara yönelik cinsel saldırının affının olmadığına, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin politik olduğuna işaret eden Gamze, “Her bir cinsel istismarın suç ortağı; istismarı aklayanlar, tecavüzcüleri koruyanlar, her türlü şiddeti toplumun her kesiminde arttıran eylem ve sözleri tekrarlayanlardır” şeklinde konuştu.
Talepler
İstismarın suç ve ceza eksenine sıkıştırmadan, politik ve toplumsal nedenleriyle ele alan bütünlüklü bir politikanın izlenmesi gerektiğini kaydeden Gamze, taleplerini şu ifadeler ile sıraladı:
“* Faile dava sonuçlanıncaya kadar herhangi bir okulda görev verilmemelidir. Cinsel istismarın hiçbir gerekçe ile cezasız kalmaması sağlanmalı, etkili yargılama yapılmalıdır. Mevcut yasalar ve uluslararası sözleşmeler işletilmeli ve bu süreçlerin şeffaflık kazanması sağlanmalıdır.
* Çocuk merkezli vaka yönetimi gerçekleştirilmeli, cinsel istismar mağduru çocuklara ve velilerine sağaltıcı sağlık ve psiko-sosyal destek ve bakım hizmetleri ivedilikle sağlanmalıdır.
* Özellikle bu vakada gözlendiği üzere göçmen çocukların dil yetersizliği gibi çeşitli etmenler sebebiyle istismar açısından risk grubu oluşturduğu ortadadır. Cinsel istismarın önlenmesi ve müdahale mekanizmanın iyi bir biçimde işlemesi için çocuk koruma politikasının göçmen çocukların da özel gereksinimlerini kapsayacak şekilde geliştirilmesi sağlanmalıdır.
* Çocuğu korumak devletin birinci görevidir. Tüm öğrencilere cinsel istismar durumunda nasıl bir yol izleyebilecekleri, cinsel istismar ve ihmale karşı tanıyıcı, önleyici ve koruyucu önlemleri kapsayan, çocuk- ebeveyn ve öğretmen hedef grubunu içeren okul temelli çocuk istismarını önleme eğitim programları acilen yaygın şekilde uygulanmalıdır.”
Basın açıklaması çevredeki yurttaşların alkışları eşliğinde son buldu.







