Kadınlar şiddete karşı çözüm yollarını tartıştı
- 21:13 28 Şubat 2022
- Güncel
İSTANBUL- İstanbul Kadın Zamanı Derneği, “Şiddetle mücadelede kadın bakış açısı ve yöntemleri” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Sunumda kadınların maruz kaldıkları şiddet sonrasında karakola gitmek istemediğine dikkat çekildi.
İstanbul Kadın Zamanı Derneği, Beyoğlu’nda bulunan Kıvılcım Kültür Merkezi’nde “Şiddetle mücadelede kadın bakış açısı ve yöntemleri” başlıklı sunum kadınların katılımıyla gerçekleşti.
‘Kürt kadınlarının hem dili hem de bedeninde baskı var’
Kürt kadınları için Kürtçe yayınlar hazırladıklarını belirten Kadın Zamanı Derneği Başkanı Dilek Başalan, Türkçe bilmeyen kadınların sosyalleşmekte zorlandığını belirtti. Dilek, “Diğer ülkelerden gelenler için hayat kolaylaştırılıyor yani etrafta kendi dillerinde yazılar var, dışarıda kendi dilleri ile yaşamlarını sürdürebiliyorlar ama Kürt kadınları için durum böyle değil. Kadın hem bedeni hem de dili üzerinden baskıya maruz kalıyor. Biz bunun için dile ağırlık verdik” dedi.
‘Kadınlara karakola gitmek istemiyor’
Kendilerine başvuran kadınların devletten nefret ettiğini belirten Dilek, “Kadınların devlete yönlendirdiğimizde bize kızıyorlar” dedi. Dilek, “Kayıtların oluşması ve başvurduğumuzu kanıtlamak için biz bu uygulamaları yapmak zorundayız ancak kadınlar karakola gitmeyi, devlete başvurmayı kabul etmiyor. ‘Evde şiddete maruz kalıyorum sen erkek devleti çözüm olarak gösteriyorsun, onlar yardım etmez’ diyorlar. Bu noktada alternatifler üretmeye çalışıyoruz. Bakanlığa bağlı yerler kadınları sürekli geri çeviriyor ama belediyeler bakanlıklar kadar radikal bir geri çevirme yapamıyor. Çünkü kadınları seçim vaadi olarak görüyor ve kadınların hesap soracağını biliyor. Kadınların belediyeye hesap sorma hakkı var. Bir kurumda kadınlar sorun yaşıyorsa hemen o kurumu teşhir ediyoruz. Kadınlar bu yaşadıklarından dolayı bizler tarafından dikkatte alındığını, beyanının esas alındığını gördüğünde kendini daha iyi ifade ediyor” sözlerine yer verdi.
‘Çözümü kadınlarla birlikte buluyoruz’
Erkek şiddetine maruz kalan kadınlara daha dikkatli yaklaşmaya çalıştıklarını söyleyen Dilek, “Kadınlara maruz kaldıkları şiddeti hikaye yoluyla anlatıyoruz. Bu şekilde kendisi anlatıyor ve çözüm yolu arıyoruz. Bazen biz de bilmeden akıl veren oluyoruz ve bu kadını kötü etkiliyor. Daha eksiğimiz var ama kendimizi geliştiriyoruz. Kadınlarla sosyal medya, broşür ve diğer kurumlar aracılığıyla iletişime geçiyoruz. Bütün şehirlerdeki kadın kurumları ile iletişim halindeyiz. Mahalle çalışmaları yapıyoruz. Mahalleye gidip kadınların ne istediklerini soruyoruz ve ona göre atölyeler gerçekleştiriyoruz. Resim sergisi gerçekleştirdik ve bu kadınları çok etkiledi çünkü kadınlar bu tarz şeyleri çok fazla yapamıyor ya da takip edemiyor, aktivitelere ulaşması zor oluyor” diye ifade etti.
‘Kadınlar için elimizden ne geliyorsa yapacağız’
Dilek, şöyle devam etti: “Genç, yaşlı, yabancı yanımıza gelen herkes kendini oraya ait hissetsin. Yardım ederken kimsenin kimliğine bakmıyoruz yardım ederken dikkat ettiğimiz tek şey travma yaşamasını engellemek. Kimseyi ayırt etmiyoruz çünkü biz Kürtlerin maruz kaldığına onlar maruz kalsın istemiyoruz. Onlara benzememiz gerekiyor. Biz bütün kadınlara elimizden ne geliyorsa yapacağız.”
Sunumun ardından kadınlar kendi yaşadıkları sorunları ve neler yapmaları gerektiği konusunda soru cevap bölümüyle buluşmaya devam etti.







