HDP Kadın Meclisi 8 Mart’ı İzmir’de Deniz Poyraz’a atfetti
- 21:42 28 Şubat 2022
- Güncel
İZMİR- HDP Kadın Meclisi’nin Deniz Poyraz’a atfettiği 8 Mart startında konuşan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, "Kadın özgürlükçü yaşamı bizler var edeceğiz. Mevcut sistemi değiştirip yerine kadın özgürlükçü demokrasi inşa edeceğiz" dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, “Birlikte Değiştireceğiz, Şimdi Kadın Zamanı” şiarıyla bu yıl yapacağı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliklerinin startını Alsancak ÖSYM önünde verdi. Kadınlar, yaklaşık 1 saat önce startın verileceği alana yöresel kıyafetleriyle gelerek, Kürtçe şarkı ve zılgıtlar eşliğinde halaya durdu. Uzun süre büyük bir coşkuyla halay çeken kadınlar, "Jin jiyan azadi", "Biji tekoşina jinan", "Deniz Poyraz isyanımızdır" sloganları attı. Açıklamaya HDP Kadın Meclisi Ayşe Acar Başaran, milletvekilleri Serpil Kemalbay, Dilşat Canbaz, Deniz Poyraz'ın annesi Fehime Poyraz'ın yanı sıra çok sayıda kadın örgütü katıldı.
Açıklamada, Kürtçe Türkçe yazılı "Yaşasın 8 Mart, Birlikte değiştireceğiz. Şimdi kadın zamanı" pankart açılırken, "Deniz Poyraz isyanımızdır", "Yaşasın kadın dayanışması", "Dem dema azadiyaye jinaye", "Kadın tutsaklara özgürlük", "Ji qirkirina jinera na" "Gülistan Doku nerede?", "Eşbaşkanlık mor çizgimizdir" dövizleri taşındı. HDP, bu yılki 8 Mart'ı Deniz Poyraz'a atfetti. Açıklama öncesi çok sayıda polis kadınların etrafına barikat kurdu.
‘Göreviniz Deniz’i korumaktı’
İlk olarak konuşan HDP’li Serpil Kemalbay, kadınların önüne kurulan polis barikatına tepki göstererek, “Kadınların katledilmesine karşı barikat kurmayan polisler, demokratik ve kadın eylemlerine barikat kuruyor” diyerek polislerin geri çekilmeleri ve görüntü almamaları konusunda uyarıda bulundu. Kadın kenti olan İzmir'de 8 Mart'ın startını verdiklerini söyleyen Serpil, “Deniz Poyraz katledilirken polislerin yarım saat parti önüne gelmediğini biliyoruz. Bu antidemokratik tutumu kınıyoruz. Katledilen her kadın isyanımızdır ve kadın mücadelesi asla durmayacak” dedi. Serpil, bu sırada polis kamerasıyla kayıt almaya devam eden polislere bir kez daha tepki göstererek, “Sizin göreviniz Deniz’i korumaktı” diye belirtti.
Deniz ve Garibe’ye atfedildi
Ardından konuşan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran da Deniz Poyraz'ın katledildiği kentte startı vermelerinin önemine değinerek, "İzmir bizler açısından önemli bir yer. Deniz yoldaşımız vahşi ve IŞİDvari bir şekilde parti binamızda katledildi. Kolluk kuvveti yoktu. Ancak kadınlar alanlara çıkınca kolluk önlerine barikat kuruyor. Denizi katleden katili de sarıp sarmaladılar. Kolları arasında partiden çıkardılar. Bugün Deniz'in sesi olan kadınların önüne barikat kuranlar katilin arkasında olanlardır. Bu yıl 8 Mart’ı Deniz poyraz ve cezaevinde işkence sonucu katledilen Garibe Gezer yoldaşımıza atfettik” dedi.
‘Kadınlar kazanımlarından vazgeçmez’
Kadınların hiçbir zaman faşizme karşı geri adım atmadığını söyleyen Ayşe, bundan sonra da atmayacağını söyleyerek, kadınların direnişi ve mücadelesiyle faşizmi püskürteceklerini kaydetti. Nefret politikaları sonucu ülkenin uçuruma götürdüğünü dile getiren Ayşe, her gün kadına yönelik şiddetin arttığına işaret etti. Ayşe, “Şiddeti önlemeyen devlet, yargı, medya şiddeti teşvik ediyor. Kadınların erkek ve devlete biat etmelerini istiyorlar. bu politika sonucu şiddet ve katliamlar artıyor. Kadına yönelik şiddet kırım boyutuna gelirken, kadınların büyük mücadelesi sonucu kazandıkları İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı. İstanbul Sözleşmesi tarihi bir kazanımdır. Vazgeçmiyoruz. Biz değiştirince sözleşmeyi yeniden uygulayacağız. Kadınlar büyük bir emek sömürü varken, AKP bu kez nafaka hakkına göz dikti. Erkekler talep etti, AKP nafaka hakkını kadınların ellinden alınmak isteniliyor. Kadınlar haklarından vazgeçmez" diye konuştu.
‘Aysel Tuğluk rehin tutuluyor’
Kadına yönelik şiddet ve katliamlarda yargının “katili aklama”ya çalıştığını kaydeden Ayşe, “Deniz’in sesini yükselttiğimiz için şuan İzmir emniyeti önümüze yığılmış. Bizi bu şekilde mücadeleden vazgeçirebileceklerini sanıyorlar. Başaramayacaklar” dedi. Ayşe, tecrit politikalarının cezaevlerinde derinleştirildiğini belirterek, "Kadınlar baskı işkence ve zulümle baş başa bırakılıyor. Buda yetmezmiş gibi hasta olan tutuklular tahliye edilmeyerek, cezaevlerinde tutulmaya devam ediyor. Aysel Tuğluk kadın mücadelesinin yüz aklarındandır. Kürt sorunun barışçıl çözümü için mücadele etmiş biridir. Demokratik siyasetin öncülüğünü yapmış. Bütün dünyada örnek gösterilen eşbaşkanlık sisteminin ilk uygulayıcıdır. Hafızasını yitirmesine rağmen cezaevinde rehin tutuluyor. Düşman hukuku gün be gün arkadaşlarımızın yaşam hakkını elinden alıyor. Cezaevleri ölüm evlerine dönüşmüş durumda" sözlerine yer verdi.
‘Kadın yüzyılı’
İktidarın kadına yönelik şiddeti özlemek yerine, erkekleri teşvik ettiğini vurgulayan Ayşe, AKP-MHP ittifakının İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilmesini hatırlattı. “İstanbul Sözleşmesi iktidarın lütfu değil, kadınların tarihsel kazanımıdır” diyen Ayşe, Sözleşmeyi tekrar yürürlüğe koymak için mücadele etmeye devam edeceklerinin altını çizdi. Ayşe son olarak, devletin yarattığı erkek egemen rejimini kadınların değiştireceğini ifade ederek, "Kadın özgürlükçü yaşamı bizler var edeceğiz. Mevcut sistemi değiştirip yerine kadın özgürlükçü demokrasi inşa edeceğiz. Her yerde mücadele etmeye devam edeceğiz. 21’inci yüzyılı kadın yüz yılı yapacağız" diye kaydetti.
Açıklama alkış ve sloganlarla sona erdi.







