Cezaevlerinde erkek-devlet şiddetine karşı kampanya: Direnişleri direnişimizle buluşacak!
- 14:17 2 Mart 2022
- Güncel
İSTANBUL - Cezaevlerindeki erkek-devlet şiddetine karşı KBG’nin Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde startını verdiği kampanya kapsamında tutsak kadınlarla dayanışmanın büyütüleceği mesajı verildi.
Kadınlar Birlikte Güçlü, “Hapishanede erkek devlet şiddetine karşı kadınlar birlikte güçlü” adlı kampanyasının startını Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde gerçekleştirdiği basın açıklaması ile verdi. Çok sayıda KBG bileşeninin katıldığı eylemde, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Kadın Meclisi ve Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri ile birlikte çok sayıda kadın da dayanışma gösterdi.
“Hapishanede erkek devlet şiddetine karşı kadınlar birlikte güçlü” pankartının açıldığı açıklamada, “Kadınlar Birlikte Güçlü”, “Hasta Tutsaklara Özgürlük”, “Kadın Dayanışmamız Duvarları Aşıyor”, “Yaşadın Kadın Dayanışması” dövizleri taşındı. Sık sık, “Adli Tıp Kurumu suç ortağıdır”, “Erkek-devlet şiddetine son”, "Jin jiyan azadî", "Erkek adalet değil gerçek adalet", "Hasta tutsaklara özgürlük" sloganları atan kadınlar, açıklama öncesinde cezaevlerinde cinsel şiddete karşı sessiz kalınması, erkek-devlet şiddeti, Garibe Gezer, Aysel Tuğluk ve tüm tutsak kadınlar için ses çıkararak zılgıtlar çekti.
‘Özgürlüklerimiz için isyandayız!’
KBG adına basın metnini okuyan Çağla Akdere, 8 Mart’a giderken erkek-devlet şiddetine, yoksulluğa savaşa, işsizliğe, hukuksuzluğa, cezasızlığa, ayrımcılığa, cezaevlerinde artan şiddete, tutsak kadınlara ve LGBTİ+’lara hukuksuzca uygulanan işkenceye karşı hayatları, hakları ve özgürlükleri için isyanda olduklarını vurguladı. Çağla, cezaevindeki ve dışarıdaki dayanışmayı büyütmek için cezaevi önünde bir araya geldiklerini paylaşırken, “Kadın dayanışmamızı bu kez cezaevlerinde olan tutsak kadın arkadaşlarımız için büyütüyoruz” dedi. Çağla, cezasızlık ve kadın düşmanı politikalarıyla cesaretlenen erkeklerin kadınları katlederken mücadele eden kadınların da yüksek cezalarla sindirilmek istendiğini ifade etti. Çağla, “8 Mart’ta ritmik zıpladığı için, 25 Kasım’da şiddete dur dedikleri için arkadaşlarımızdan mahkemelerde savunmalar isteniyor. En temel hak olan yaşam hakkını korumak için, erkeğe karşı hayatını savunan kadınlar en ağır cezalara çarptırılıyor” vurgusu yaptı.
Her geçen gün artan hak ihlalleri
Kadın düşmanı politikalarla beraber cezaevlerinde tutulan kadınların da şiddete maruz kaldığını dile getiren Çağla, “Sağlık ve yaşam hakkı engellenen, tahliye edilmesi gerekirken cezaevinde tutulan onlarca ağır hasta tutsak, ATK’nin iktidarın hapishane politikasına göre karar vermesinden kaynaklı tutukluluk halleri devam etmekte ve tahliyeleri engellenmektedir” şeklinde konuştu. Her yerden seslendikleri gibi Bakırköy Cezaevi önünden de seslendiklerini paylaşan Çağla, “Hasta tutsak olan yol arkadaşımız Aysel Tuğluk şahsında hasta kadın ve LGBTİ+ tutsakları özgür bırakın” çağrısı yaptı. Çağla cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini şöyle sıraladı: “Hapishanelerde, yoğun olarak ölümler, sevk ve sürgünler, infaz erteleme ve infaz yakma, işkence ve kötü muamele, tecrit ve izolasyon, ailelerle görüş engelleri, haberleşme haklarının engellenmesi, çıplak arama, kelepçeli muayene, ayakta tekmil vererek sayım uygulamaları, disiplin soruşturmaları gibi çok sayıda hak ihlali yaşanmaktadır.”
‘Tecrit ve ceza politikasına karşı sessiz kalmıyoruz!’
Çağla, özellikle son süreçte başta Bakırköy Cezaevi olmak üzere birçok kadın tutsağın disiplin soruşturmaları ve cezalarının arttığına dikkat çekti. Bakırköy’deki açık görüşlerde “tokalaşma ve sarılma” gerekçe gösterilerek disiplin soruşturmalarının açıldığının altını çizen Çağla, “Tecrit ve ceza politikası giderek artmış durumda. Dün sorun olmayan her şey bugün disiplin soruşturması haline getiriliyor. Açıkça yaşanan bu hak ihlallerine karşı sessiz kalmıyoruz” sözlerini kullandı. Çağla konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Kadınları ve LGBTİ+’ları her yerde nefessiz bırakmaya çalışan iktidar, koğuş içerisinde ve mahrem alanları görecek şekilde kameralar bulundurarak, özel yaşam ve mahremiyet hakkını da ihlal ediyor. Ama aynı kameralar Garibe Gezer’e yapılan cinsel işkenceyi görmüyor ve soruşturmayı açmaya delil üretmiyor. Tek başına bir hücreye konulan Garibe Gezer katledilirken, biz kadınlar Garibe Gezer’in ölümü aydınlatılsın diye sesimizi yükseltiyoruz.”
‘Direnişleri direnişimizle buluşacak!’
Giderek derinleşen kadın yoksulluğunun cezaevlerinde daha da hissedildiğini altını çizen Çağla, “Kantinlerde temel ihtiyaçların alınamayacak kadar zamlanması, hijyen ürünlerinin alınamaması zaten kötü olan koşulları daha da kötü hale getiriyor. Kadınlar yoksulluğu içerde ya da dışarda her yerde yaşamaya devam ediyor” dedi. Krizin bedelini kadınların ödemeyeceğinin mesajını veren Çağla, “Cezalar ve tutuklamalarla sinmeyecek, mücadele etmeye devam edeceğiz” sözleriyle seslendi. Kadın dayanışmasının aşamayacağı duvar olmadığına vurgu yapan Çağla, “Buradan içeride mücadele eden tüm kadınları sevgiyle selamlıyoruz, 8 Mart’larını kutluyoruz, mücadele arkadaşlarımızın direnişi, direnişimizle buluşacaktır. Özgür, eşit bir yaşamda mutlaka buluşacağız” sözleriyle tutsak kadınları selamladı.
“Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “Jin jiyan azadî” sloganları ile alkışlar ve zılgıtların ardından açıklama son buldu.







