Avcılar Kadın Platformu: 8 Mart’ta alanlardayız!

  • 20:57 4 Mart 2022
  • Güncel
İSTANBUL – Kadın haklarını kapsayan 6 konu başlığı ile açıklama yapan Avcılar Kadın Platformu, insanca yaşam taleplerinden vazgeçmediklerinin mesajını vererek tüm kadınları 8 Mart’ta sokaklarda olmaya çağırdı.
 
Avcılar Kadın Platformu, "Şiddete yoksulluğa karşı isyanda, özgürlük için sokaktayız" şiarıyla Avcılar'da bulunan Deprem Anıtı önünde “Yoksulluk”, “Şiddet”, “Hasta tutsaklar”, “Nafaka”, “LGBTİ+” ve “Hijyen malzemeleri” konu başlıkları ile açıklama gerçekleştirdi. Etkinlik öncesi cadde çok sayıda polis ve gözaltı aracıyla kapatıldı. “Eşit özgür şiddetsiz bir dünyayı kadınlar kuracak! 8 Mart’ta alanlardayız” pankartının açıldığı açıklamada sık sık, “Sokakları da meydanları da terk etmiyoruz”, “Görünmeyen emek sesini yükselt”, “Susma haykır translar vardır”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Yaşasın 8 Mart”, “Kadınlar birlikte güçlü”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi” sloganları atıldı.
 
İnsanca yaşam için mücadele çağrısı
 
İlk olarak “Yoksulluk” başlığı için konuşma yapan Niler Albayrak, “Ocak'ta Mersin Tarsus Sebze Hali, Şubat'ta Oppo, Alpin Çorap, Zarında Çorap, Farplas ve Migros Depo kadınları emek sömürüsüne, mobinge, ayrımcılığa karşı direnişteydi” dedi. Farplas kadın işçilerinin direnişinin devam ettiğini söyleyen Niler, “Kadınlar sadece sendika, ücret zammı için değil, hayatta kalabilmek için, insanca yaşam için mücadele ediyor. Direnişleri tüm kadınlara umut veriyor” sözlerini kullandı.
 
‘Şiddete maruz kalsa dahi boşanma kararı alamıyorlar!’
 
“Nafaka hakkı” konu başlığı için konuşan Niler Albayrak, “Neden nafaka deyince akla kadınlar geliyor, çünkü Türkiye’de aynı işte çalışmalarına rağmen kadınlar erkeklerden yüzde12 daha az kazanıyor. Boşanma davalarında kadınların yüzde 45’i herhangi bir gelire sahip değil. Boşanma sonrası müşterek çocukların velayetini erkekler değil kadınlar daha çok talep etmektedir. Ortalama nafaka miktarı 250-400 TL” şeklinde konuştu. Kadınların çoğu zaman ekonomik olarak geçinemeyecekleri düşüncesiyle şiddete maruz kalsa dahi boşanma kararı alamadığını belirten Niler, “Çünkü boşanma sonucunda çoğu zaman ekonomik olarak güçsüz duruma düşen kadınlardır. Boşanma sürecinde ve sonrasında kadınları güçlendiren tedbirler devlet tarafından alınmalıdır. Bir avuç kendilerine ‘mağdur’ diyen erkeğin sözüyle devletin, kadınları şiddet dolu evliliklere ve aileye mahkum etmesine izin vermeyeceğiz” sözleriyle seslendi.
 
‘Taleplerimizden vazgeçmiyoruz!’
 
“LGBTİ+” başlığı kapsamında konuşan Eren Ertin de şunları kaydetti: “Bu coğrafyada kadın olmak zor ama trans kadın olmak çok daha zor. Bir kadın olmanın mücadelesini veren bizler ile birlikte cinsel yönelim farklılığı bulunan tüm LGBTİ+’ların, yok sayılmanın, ötekileştirilmenin mücadelesini yeryüzünün her yerinde biliyoruz, ‘varız’ diyoruz. Kürsülerden bizlere saldıranlara, kadınları hedef göstererek nefreti körükleyen, bizlerin varlığını görmezden gelenlere, transları dışlayıcı politikalara karşı insanca yaşam taleplerimizden vazgeçmiyoruz.”
 
‘Her gün şiddete uğruyorum’
 
“Şiddet” başlığı için konuşan Nurgül Uci de her gün şiddete uğradığını dile getirerek, “Her gün fabrikada şiddete uğruyorum, her gün okulda, sokakta, yaşamımın her alanında şiddete uğruyorum. Şiddete uğramamak için sokakta haykırıyorum: Şiddete hayır. 8 Mart'ta sokakta şiddetsiz bir yaşam sürdürmek için haykırıyorum” dedi.
 
‘Ücretsiz ped mümkündür’
 
“Hijyen malzemeleri” konu başlığı kapsamında konuşan Betül Mutluyıldız da, “Kendi bedenimize ve yaşamımıza dönük kararlar devlet ve sermaye eline alınırken bizler kendi bedenimize yabancılaşıyoruz. Biliyoruz ki ücretsiz ped mümkündür, devlet sermayenin çıkarlarına hizmet etmeyi bırakmalı ve biz kadınların temel ihtiyaçlarına ulaşabilmesi için derhal adım atmalı” çağrısını yaptı.
 
‘Hasta tutsaklar bir an önce serbest bırakılmalı’
 
“Cezaevleri” başlığı kapsamında konuşan Gönül Kahraman da, cezaevlerindeki erkek-devlet şiddetinin sistematik bir şekilde devam ettiğinin altını çizdi. Avukatlardan gelen bilgilere göre en az bin 500 kadın hasta tutsağın sağlık hakkına erişiminin engellendiğini ifade eden 500 tutsağın da ağır hasta olduğunu belirtti. Gönül konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu engel ölüm kalım meselesi haline gelmiştir. Son zamanlarda Aysel Tuğluk üzerinden de kamuoyunun gündemi haline gelmiştir. Sağlık hakkı tıp etiğine göre değil siyasi iktidarın taleplerine uygun olacak biçimde ihlal edilmiştir. Tutsaklar ya tecrit koşullarında ya da 10 kişinin kalması gereken koşullarda çocuklarıyla beraber 30 kişi olarak yaşamak zorunda bırakılmıştır. Adli Tıp Kurumu’nun infaz hakimlikleri, siyasi bir kurum haline gelmiştir.” 
 
“Cezaevinde kalamaz” raporu olan yüzlerce mahpusun tahliyelerinin keyfi bir biçimde ertelendiğini vurgulayan Gönül, hasta tutsakların bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu.
 
‘8 Mart’ta sokaklardayız’
 
Açıklama, 6 Mart’ta Kadıköy’de bulunan Beşiktaş İskelesi’ndeki “Büyük Kadın Buluşması” ve 8 Mart’ta gerçekleştirilecek olan “Feminist Gece Yürüyüşü”ne yapılan çağrı, alkışlar ve “Geceleri de sokakları da terk etmiyoruz” ile “Yaşasın 8 Mart” sloganlarının ardından sona erdi.