TUAY-DER: Kadın özgürlüğünü haykırmayı sürdüreceğiz
- 13:48 5 Mart 2022
- Güncel
DİYARBAKIR - TUHAY-DER, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında cezaevlerinde bulunan kadın tutsakların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin dernek binalarının önünde yaptıkları açıklamada, “Tutsakların sesi olacağımızı, aynı inanç ve kararlılıkla kadın özgürlüğünü haykırmayı sürdüreceğiz" diye belirtildi.
Tutuklu Yakınlarıyla Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUAY-DER), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında cezaevlerinde kadın tutsakların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin Diyarbakır’da bulunan dernek binalarının önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Hasta tutsaklara özgürlük” pankartı açıldı. Ayrıca açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe örgütü, Tevgera Jinên Azad (TJA), Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Hukuki Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED-TUHAD-FED) ve Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Derneği (MEBYA -DER) katıldı. Kitle sık sık, “Bîjî Berxwedana Zindana”, "Siyasi tutsaklar onurumuzdur” ve "Jin Jiyan azadi" sloganları attı.
‘Özgür kadın ve toplumu savunuyoruz’
Kitle adına açıklamayı TUAY-DER eşbaşkanı Güler Yüksekbağ okudu. Güler, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün ataerkil zihniyet ve onun sömürgeci sistemine karşı direnen kadınların günü olduğunu belirtti. Güler, kırıma karşı özgür yaşamdan taviz vermeyen kadınların hem cezaevinde hem de dışarıda direndiğini kaydetti. Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde kalan Garibe Gezer’in maruz bırakıldığı insanlık dışı cinsel işkenceye değinen Güler, “Yapılanlar erkek egemen aklın kendini yeniden inşa etme çabasının bir ürünüdür. Garibe Gezer’in yaşadığı işkenceye dair başlatılan soruşturma ise savcılık tarafından takipsizlik kararı verilerek kapatılmaya çalışılmaktadır. Garibe Gezer’in verdiği mücadeleyi sahiplenerek kadın kırımına karşı olduğumuzu belirtiyor, özgür kadın ve toplumu savunuyoruz" dedi.
‘Sayın Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılmalı’
İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ve 24 yıldır devam eden mutlak tecridin derinleştiğini vurgulayan Güler, "Sayın Öcalan 2019 yılından bu yana avukatları ile görüştürülmemektedir. Son 1 yıldır da kendisinden hiçbir şekilde haber alınamamaktadır. Sayın Öcalan üzerinde uygulanan bu tecrit bir an önce kaldırılmalı ve avukatları ve aileleri ile görüşme imkânı sağlanmalıdır" şeklinde konuştu.
‘Hasta tutsaklar keyfi bir şekilde tahliye edilmiyor’
Türkiye cezaevlerindeki kadınlara dönük çıplak arama uygulamalarına işaret eden Güler, odaların kameralarla izlenmesi, keyfi disiplin cezaları verilmesi gibi birçok sorunun artarak devam ettiğini ifade etti. Cezaevlerinde yaşanan sorunlara kalıcı çözümlerin üretilemediğine dikkat çeken Güler, aksine son dönemde bu ihlallerin artmasına neden olan İnfaz Kanunu kapsamında birçok kadının tahliye edilmediğini belirtti. Güler, "2021 yılında 10 tutsak cezaevlerinde yaşamını yitirmiş, cezaevleri adeta birer ölüm evine dönüştürülmüştür. Cezaevlerinde bulunan hasta tutsakların tedavileri engellenmekte, tahliye edilmesi gerektiği halde keyfi gerekçelerle tahliye edilmeyerek düşman hukuku ile karşı karşıya bırakılıyor. Yapılan başvurular sonuçsuz kalıyor. Kandıra Cezaevinde bulunan ve hafızasını yitiren siyasetçi Aysel Tuğluk şahsında tüm hasta kadın tutsaklar biran önce tahliye edilmelidir. Cezaevlerine yönelik gerçekleştirilen bu saldırıların sistematik bir akla hizmet ettiğini biliyoruz" sözlerine yer verdi.
‘Tüm tutsakların sesi olacağız’
Güler son olarak şu ifadelere yer verdi: "Tüm hasta tutsaklara dönük bu saldırılara ve baskılara karşı her koşulda kadın mücadelesini yürütmeye devam edeceğiz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde de tüm tutsakların sesi olacağımızı, aynı inanç ve kararlılıkla kadın özgürlüğünü haykırmayı sürdüreceğiz."







