Kadınlar cezaevi önünden seslendi: Tecrit son bulsun
- 14:06 5 Mart 2022
- Güncel
İZMİR - Aliağa Şakran Cezaevi önünde tutsak kadınların durumuna dikkat çekmek bir araya gelen kadınlar, tecridin son bulmasını ve cezaevlerinin boşaltılması için çağrı yaptı.
Tevgera Jinên Azad (TJA), Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER) ve Ege Tutuklu ve Hükümlülerle Dayanışma Derneği (EGE TUHAYDER), kadın tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü önünde basın açıklaması yaptı. “Zaman tecridi kırma, kadını özgürleştirme zamanıdır” pankartının açıldığı açıklamada, “Tecrit insanlık suçudur”, “Zimane me rumate me ye” ve “Kadın direnişi faşizmi yıkacak” dövizleri taşındı. Açıklamada sık sık “Bijî berxwedana zindana”, “Zindanlar boşalsın tutsaklara özgürlük” ve “Aysel Tuğluk yalnız değildir” sloganları atıldı. Açıklamaya Barış Anneleri’nin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da destek verdi.
Kurumlar adına açıklamayı, Ege TUHAYDER Yöneticisi Leyla Kaygısız okudu.
‘Özgür kadın ve toplumu savunuyoruz’
Kadın kırımına karşı özgür yaşamdan taviz vermeyen kadınların cezaevlerinde de ataerkil zihniyete karşı mücadele ettiğini söyleyen Leyla, dışarıda kadınlara uygulanan psikolojik, ekonomik, fiziksel ve cinsel şiddetin cezaevlerinde de devam ettiğini kaydetti. Garibe Gezer’in maruz kaldığı insanlık dışı cinsel işkencenin de bunun ürünü olduğunu vurgulayan Leyla, “Garibe Gezer’in yaşadığı işkenceye dair başlatılan soruşturma ise savcılık tarafından takipsizlik kararı verilerek kapatılmaya çalışılmaktadır. Garibe Gezer’in verdiği mücadeleyi sahiplenerek kadın kırımına karşı olduğumuzu belirtiyor, özgür kadın ve toplumu savunuyoruz” sözlerini kullandı.
‘Saldırılar sistematik hakla hizmet ediyor’
Cezaevlerindeki kadınlara yönelik keyfi uygulamaların devam ettiğini dile getiren Leyla, 2021 yılında 10 tutsağın cezaevinde yaşamını yitirdiğini anımsattı. Cezaevlerinde bulunan hasta tutsakların tedavilerinin engellendiğini ifade eden Leyla, “Tahliye edilmesi gerektiği halde keyfi gerekçelerle tahliye edilmeyen tutsaklar bir düşman hukuku ile karşı karşıya bırakılmakta ve yapılan başvurular sonuçsuz kalmaktadır. Kandıra Cezaevi’nde bulunan ve hafızasını yitiren siyasetçi Aysel Tuğluk şahsında tüm hasta kadın tutsaklar bir an önce tahliye edilmelidir. Cezaevlerine yönelik gerçekleştirilen bu saldırıların sistematik bir akla hizmet ettiğini biliyoruz” dedi.
‘Tecrit kaldırılmalı’
Her koşulda kadın mücadelesini yürütmeye devam edeceklerinin altını çizen Leyla, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde de tüm tutsakların sesi olacaklarını söyledi. İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecride değinen Leyla, Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin de bir an önce kaldırılması gerektiğini dile getirdi.
‘Cezaevleri ölüm evlerine dönüştü’
Ardından konuşan HDP Milletvekili Serpil Kemalbay ise, Türkiye’nin tamamen bir cezaevine dönüştüğüne işaret etti. Serpil, "Cezaevleri ölüm evleri haline dönüştü. Bu iktidar yönetime geldiğinde yaklaşık 50 bin insan tutukluyken bugün tam 5 katı insan cezaevinde. Cezaevlerinin aşırı doluluğu ve özellikle kadınların cezaevinde olması vahim bir tablo ortaya çıkarmıştır. Burada adaleti her gün öldüren devlete sesleniyoruz, hasta tutsaklardan, Adli Tıp Kurumu’ndan elinizi çekin. Zindanlar boşalsın, tutsaklara özgürlük.”







