Bugün 8 Mart: Her yerde direnişi büyütüyoruz

  • 14:08 8 Mart 2022
  • Güncel
HABER MERKEZİ- Hukukçu ve aktivist kadınlar 8 Mart vesilesiyle yaptıkları açıklamalarda, kazanımlarını koruyacaklarının altını çizerken, direnişi büyütme çağrısı yaptı. 
 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle hukukçu ve insan hakları aktivistleri bulundukları alanlarda açıklama yaparak mücadelelerini büyüteceklerinin vurgusunu yaptı.
 
Diyarbakır Barosu’ndan açıklama
 
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne dair mesajlarını Diyarbakır Adliyesi önünden verdi. “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi yaşatır” pankartının açıldığı açıklamaya Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren ve baro yöneticileri de katıldı. Türkçe ve Kürtçe olarak yapılan açıklamanın Türkçesini avukat Gülcan Çelik okudu. 
 
Kadınların kamusal alanda var olma, oy hakkı, çalışma hakkı, eğitim hakkı ve miras hakkı talebiyle başlayan erkeklerle eşit haklar ve hukuk önünde eşitlik mücadelesinin ulusal ve uluslararası alanda önemli kazanımlar sağladığını belirten Gülcan, 8 Mart’ın kadınlar için insani çalışma koşulları talebiyle başlayan ve giderek büyüyen mücadelenin, dayanışmanın, eşitlik ve özgürlük temelinde bir yaşamın sembolü olduğunu vurguladı. Gülcan, AKP iktidarın, kadın hakları mücadelesinin yükselişini durdurmak, özgürlüklerini sınırlamak ve muhafazakar politikalarını uygulamak için kazanılmış haklarını tek tek aşındırmaya çalıştığını da ifade etti.
 
Yoksulluk ve hayat pahalılığını durdurmak için başta kadınlar olmak üzere emekçileri koruyacak önlemler alınmasına ihtiyaç olduğunu belirten Gülcan, “Bugün hala dünyanın her yerinde kadınların en temel hakları olan yaşam hakları tehdit altında. Bu 8 Mart'ı bir tarafta devam eden savaş diğer taraftan tüm eşitsizliklere karşı büyüyen kadın mücadelesi ve dayanışması ile karşılıyoruz. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere sivillerin öldürüldüğü Suriye, Yemen, Filistin, Afganistan ve devam eden Ukrayna’daki savaştan etkilenen tüm kadınları ve mücadelelerini selamlıyoruz” diye konuştu.
 
Çelik, Türkiye’de Kürtler başta olmak üzere tüm muhalefeti sindirmeye yönelik başvurulan antidemokratik politikaların kadınların kamusal alanda var olma mücadelelerini hedef aldığını ifade etti. Gülcan, devamında şunları kaydetti:
 
“Kadın hakları alanındaki çalışmalarıyla bilinen Figen Yüksekdağ, Ayla Akat, Aysel Tuğluk, Sebahat Tuncel, Gültan Kışanak, Ayşe Gökkan ve isimlerini sayamadığımız yüzlerce kadın aktivist keyfi ve hukuksuz gerekçelerle özgürlüğünden alıkonulmaktadır.  Cezaevinde bulunan tüm kadınların ve hasta mahpusların tahliyesini talep ediyor, bu hukuksuzluğa son verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Kadın hakları ve insan hakları alanında yaptığımız çalışmalar, iktidar eliyle kriminalize edilerek soruşturma ve kovuşturmalara konu olmaktadır. Yargının muhalifler ve kadınlar için iktidarın sopasına dönüştüğü bu koşullarda mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.
 
Bugün itibariyle tam 794 gündür kayıp olan Gülistan Doku ve onun şahsında kaybettirilen, akıbeti bilinmeyen kadınların henüz bulunamamasında yaşam hakkı bağlamında pozitif yükümlülüğü olan devleti ve kurumlarını sorumluluk almaya ve etkili bir soruşturma yürütmeye davet ediyoruz. Hayatın her alanında eşitsizliğe ve şiddete karşı mücadelenin meşalesi olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü coşkuyla kutluyor, herkesi eşit ve insanca yaşam için, daha demokratik bir ülke için kadın dayanışması ve mücadelesi etrafında birleşmeye davet ediyoruz.”
 
İHD Mersin Şubesi: Mücadele için sokaklardayız
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi Kadın Komisyonu, dernek binasında basın toplantısı düzenledi. Komisyonu Üyesi Fatma Sarıyaroğlu, yoksulluğa, savaşa ve şiddetin her türüne karşı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mücadele için sokaklarda olduklarını söyledi. Fatma, kadınlar için güvenli yer bir yerin kalmadığını belirterek, “Sokaklar, kentler, haneler, hastaneler, kurumlar, işyerleri… Kadınlar için güvenli bir yer kalmadı. Sokakta öldürülüyoruz, haneler şiddet ve yoksullukla dolu, dolaplar ise boş” diye belirtti. 
  
Aysel Tuğluk gibi birçok siyasi kadın tutuklunun sağlıkların cezaevlerinde kalmaya uygun olmadığı halde,  tahliyelerinin engellendiğini, cezaevlerinin hasta tutuklular için birer işkencehaneye dönüştüğünü kaydeden Fatma, “Garibe Gezer, cinsel şiddete ve işkenceye maruz kaldığı cezaevinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Deniz Poyraz, göz göre göre katledildi. Gülistan Doku iki yıldır kayıp. Şule Çet katledildikten sonra birçok kadın benzeri şekilde katledildi. Cezasızlık olası failleri teşvik etmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.
 
Açıklamadan sonra İHD Mersin Kadın Komisyonu ile Mersin Kadın Platformu, siyasi tutuklu kadınlara kart gönderdi.
 
Adana Barosu: Kazanımlara sahip çıktık
 
Adana Barosu Kadın Hakları Merkezi, Adana Adliyesi’nde açıklama yaptı. Açıklamada konuşan Kadın Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Ayça Kara Sığırcı, yasalara ve kazanımlara sahip çıktıklarını belirterek, "Baroların kadın hakları komisyonları ve TÜBAKKOM olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit ve özgür bireyleri olan kadınların insan haklarının ihlaline yol açacak her türlü yasal değişikliğin, uygulama ve anlayışın karşısında, tüm kararlılığımız ve dayanışma duygularımızla mücadele edeceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz" dedi.
 
DAD: Kadınlar güçlü direniş tarihine sahip 
 
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi, 8 Mart dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Sêvêler'den Zarifeler'e, Fatê Reş’lerden Sakineler'e kadar kadınların güçlü bir direniş tarihine sahip olduğunun belirtildiği açıklamada, "Tarihten bugüne kadar erk devlet aklı ve mevcut iktidar, 22 yıllık pratiği ile bu kadın düşmanlığını adeta besleyen bir pratik içinde. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek kadın katliamların artmasına sebep olmuştur. İstanbul Sözleşmesi kadınlarındır” denildi.
 
Urfa Barosu: İstanbul Sözleşmesi yaşatır
 
Urfa Barosu Kadın Hakları Merkezi ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında, baro hizmet binası önünde basın açıklaması yaptı. Baronun hizmet binasına devasa büyüklükte “İstanbul Sözleşmesi yaşatır vazgeçmiyoruz” pankartı asıldı. Onlarca kadının katıldığı açıklamada, kadınlar “Em xwe diparêzin”, “İstanbul Sözleşmesi bizim” yazılı dövizler taşıdı. Açıklamada konuşan Urfa Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Gizem Dilara İnal Günhan, kadın cinayetlerine dikkat çekti. Gülistan Doku, Aysel Tuğluk, Garibe Gezer ve Emine Şenyaşar’ın yaşadıklarına değinen Günhan, “Talebimiz tüm kadınların haklarının korunmasıdır” dedi.  Açıklama, alkışlar ile son buldu.