Binler İstasyon Meydanı’ndan haykırdı: Şimdi kadın özgürlük zamanı
- 17:09 8 Mart 2022
- Güncel
DİYARBAKIR - Diyarbakır’daki 8 Mart mitingine binlerce kadın İstasyon Meydanı’na aktı. Kadınlar tek bir ağızdan “ Dem dema azadiya jinê ye” dedi.
Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP), Tevgera Jinên Azad (TJA) ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi tarafından “ "Dem dema azadiya jinan e” şiarıyla günler öncesinden startı verilen ve her alanda çalışmaları yürütülen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mitingi İstasyon Meydanı’nda gerçekleşti. Miting için alanını binlerce kadın doldurdu. Saat 13.30 başlaması beklenen miting için kadınlar neredeyse 1 buçuk saat öncesinden alana giriş noktalarına gelmeye başlarken, polisler kadınlara sık sık engeller çıkardı. Tüm bu engellere ve saldırılara rağmen kadınlar büyük bir kararlılıkla ve direnişler polis engelini aşarak alanı doldurdu.
Garibe Gezer ve Deniz Poyraz’ın fotoğrafları taşındı
Mitingin gerçekleştiği alana “Girtiyên nexweş rûmeta me ne”, “Yoksullaştırmaya ve kadın düşmanlığına karşı alanlardayız”, “Savaşlara değil, kadınlara bütçe”, “Erkek devlet şiddetine karşı alanlardayız”, “Hasta tutsaklara özgürlük”, “ Dem dema azadiya jinê ye”, “Aysel Tuğluk’a özgürlük”, “Direnişimizi Garibe’den, ısrarımızı Emine anadan, gülümseyişimizi Deniz’den aldık”, “Ez kurd im, perwerdehiya bi Kurdi dixwazim” , “Zimanê me rûmeta me ye”, “Divê Kurdî bibe zimanê fermî”, “Aysel’in hafızası hafızamızdır” ve “Jin, jiyan, azadi” yazılı pankartlar asıldı.
Öte yandan alanda asılı olan “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” yazılı pankart ise miting öncesi polisler tarafından “yasak” olduğu gerekçesiyle indirildi. Alana rengarenk ulusal kıyafetleri ile gelen kadınlar ellerinde “Jin, jiyan, azadi” yazılı flamalar ve üzerinde Garibe Gezer ile Deniz Poyraz’ın fotoğraflarının bulunduğu lolipoplar taşıdı.
Miting Sorjiyan Grubu’nun söylediği şarkıların ardından kadınların konuşmasıyla sürüyor.
‘Savaşlardan en çok kadınlar zarar görüyor’
KESK MYK Dönem Sözcüsü Döne Gevher Koyun, kadınları selamlayarak başladığı konuşmasında, “İstanbul Sözleşmesi’ni feshedenler bugün de nafaka sözleşmesini tartışıyorlar. Nafaka Sözleşmesi tartışmalarını kabul etmiyoruz. Dünyada savaşlar devam ediyor. Bu savaşlarda en çok biz kadınlar zarar görüyoruz. Yurdumuzdan ediliyoruz. Mülteci oluyoruz. Katlediliyoruz. KHK’ler devam ediyor. KHK’lerle işten çıkarılıyoruz. Her gün bir arkadaşımız işten çıkarılıyor. Korkacağımızı sanıyorlar. Korkmuyoruz. Mücadele ediyoruz. Kadınların toplumda statü sahibi olarak yer almasını istemeyen iktidar muhalif kadınlara yönelik saldırılarını her gün artırıyor. Siyasetçi, sanatçı, akademisyen, her kesimden kadınlar hedef alınıyor. Arkadaşlarımız tutuklanıyor. Sindirilmeye çalışılıyor. İktidarın tüm bu saldırıları karşısında geri adım atmadık, atmayacağız. Direnmekten vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Kadın katliamlarında erkekleri koruyan yargıya karşı ‘erkek adalet değil gerçek adalet’ diyen kadınlarla, Adliye binası önünde direnen Emine Şenyaşar’la direnmeye devam edeceğiz. Yarın Emine Şenyaşar’ın yanında olacağız. Gülistan Doku nerede sorusunu sormaktan vazgeçmiyoruz. Tutsak kadınlara dönük işkencelerin hesabını sormaktan vazgeçmeyeceğiz” sözlerine yer verdi.
Ardından cezaevinde tutsak bulunan HDP önceki dönem Diyarbakır İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen Uyanık’ın kadınlara gönderdiği mesaj okundu. Hülya mesajında tüm dünya kadınlarının 8 Mart’ını kutlarken, direnişin ve mücadelenin birlik ve beraberlikle yükseleceği mesajını verdi.
‘Tecrit kırılacak’
Okunan mesajın ardından HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran konuştu. Tüm kadınları selamlayarak konuşmasına başlayan Ayşe, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride tepki göstererek, tecridin tüm topluma yayıldığını belirtti. Ayşe, “Bugün bu meydanda yaşadığımız da tecritti. Her tarafımız sarılmış durumda. Duruşumuzu tecrit altına almaya çalışıyorlar. Tecrit yönetim biçimi haline gelmiş. Bu tecritle zindanlarda tutulan binlerce arkadaşımızı yok etmeye çalışıyorlar. Her zaman söylüyoruz; Bu coğrafyada bir sorun var ve bunun çözüm adresi de bellidir. Çaresi İmralı kapılarının açılmasıdır. Barış isteyen kadınlar olarak yaşamımız üzerindeki tecrit kaldırılıncaya kadar mücadele edeceğiz. Bizim mücadelemizle, duruşumuzla tecrit kırılacak ve İmralı kapıları açılacak” diye konuştu.
‘Mücadelemiz sürecek’
Siyasi tutsaklar üzerinde de ağırlaştırılmış bir tecridin olduğunu kaydeden Ayşe, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu iktidar, düşman hukukuyla bu arkadaşlarımızın özgür olmasını engelledi. Bugün de Aysel Tuğluk arkadaşımız ağır bir hastalıkla karşı karşıya. Gün geçtikçe hafızasını yitiriyor. AKP-MHP iktidarı, Aysel Tuğluk arkadaşımızı ‘cezaevinde kalamaz’ raporuna rağmen rehin tutuyor. Bugün de arkadaşlarımız Tuğluk’la görüştü. Aysel arkadaşımızın sıcak selamları var. Biz Aysel Tuğluk’un hafızasıyız. Tuğluk kadın özgürlük mücadelesi ve Kürt sorununun çözümü için yaşamını ortaya koydu. Bugün de bu düşmanlıkla karşı karşıya. Bugün de arkadaşlarımızın geri adım atmasını bekliyorlar. Aysel Tuğluk şahsında tüm tutuklu kadınlara selamlarımızı gönderiyoruz. Arkadaşlarımızın tümü özgürlüğüne kavuşana kadar mücadelemiz sürecek.
‘Bu yüzyıl kadınların yüzyılı olacak’
Kendi yaşamları için karar almak isteyen ve geleceklerini belirlemek isteyen tüm kadınlar devlet-erkek şiddetine maruz kalıyor. 2002’den bu yana en az 49 kadın erkek şiddeti sonucu yaşamı yitirdi. Bu şiddet her gün artıyor ve politiktir. AKP-MHP, siyasetiyle her gün kadının yaşamını daraltıyor. ‘Makul kadın’ istiyorlar. ‘Aile içinde kalın, devlete ve erkeğe itaat edin. Eğer mücadele ederseniz sizi hapse atarız’ diyorlar. Her gün bu siyasetle kadının yaşamını daraltmaya çalışıyorlar. Ancak bugün Siirt’te, Dersim’de, İstanbul’da, Ankara’da, Şırnak’ta kadınlar alanlarda. Bu yüzyıl kadınların özgürlük yılı olacak. Ne devlete ne de erkeğe itaat etmeyiz. Bir adım geri atmayız. Bu duruşunuz bu baskılara karşı en büyük cevaptır. Bir diğer taraftan devlet özel savaş politikalarıyla Kürt kadınına saldırıyor. Batman’da İpek Er, bir uzman çavuş tarafından tecavüze maruz kaldı. Er, en son katledildi. Garibe Gezer mücadele eden bir kadındı. Cezaevinde tecavüze maruz kaldı ve katledildi. Gülistan Doku yıllardır kayıp. Dersim gibi her yeri mobeselerle kapalı olan yerde bulunamıyor. Her gün polis ve uzman çavuşlarla genç Kürt kadınları üzerinden özel savaş yürütülüyor. Kürdistan’da kadınlar üzerindeki tecavüz özel savaş uygulaması olarak yürütülüyor. Bununla Kürtlerin özgürlük mücadelesini yok etmek istiyorlar. Ancak tüm bunlara karşı örgütleneceğiz ve bu kirli politikaları yok edeceğiz.
Eşit bir yaşam kuracağız
Kadınlar şiddet, taciz, tecavüzle karşı karşıya. AKP-MHP ne yapıyor? Kadınların kazanımlarını hedefliyor. 20 yıllık iktidarlığı döneminde her zaman kadın kazanımlarını hedef aldı. Eşbaşkanlığı suç olarak kabul ediyor. İstanbul Sözleşmesi, tek adamla Erdoğan’ın bir mührüyle feshedildi. Bugün de nafaka tartışması yürütülüyor. Bu kazanımları AKP-MHP’de vermedi. Direndik ve büyük bedeller ödedik. Binlerce kadın arkadaşımız bundan kaynaklı tutuklandı ve şiddete maruz kaldı. Kazanımlarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Kadınların mücadelesi onların Saraylarını yıkacak. Özgür ve eşit bir sistem kuracağız. Bugün ittifakları kuruluyor. Hepsi bir masa etrafında toplanıyor. Kadınlar ve gençler adına karar alacağız diyorlar. Ama masada kadın yok, kadınların sorunları yok. 8 Mart’tan haykırıyoruz: Kadınların ittifakıyla çözüm olacak. Kadınlar özgür ve eşit bir yaşam kuracak.
Semra Güzel bu kentin iradesidir
Buradan sevgili arkadaşımız, yoldaşımız Semra Güzel’i de selamlıyoruz. Semra Güzel bu kentin iradesiydi ve kadınların iradesidir. Bu ittifak, kadın düşmanı politikalarıyla bugün irademizi elimizden almak istiyor. Semra Güzel bu halkın ve kentin iradesidir.”
Miting Ayşe’nin konuşmasının ardından Ayfer Düzdaş’ın seslendirdiği şarkılar ve çekilen halaylarla devam ediyor.







