Diyarbakır’da ‘İnsan Hakları’ paneli
- 20:13 9 Mart 2022
- Güncel
DİYARBAKIR - Dicle Üniversitesi Hukuk Kültür Kulübü’nün düzenlediği “İnsan Hakları” panelinde haklara ve hak ihlallerine işaret edildi.
Dicle Üniversitesi Hukuk Kültür Kulübü tarafından “İnsan Hakları” konulu panel düzenlendi. Diyarbakır Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde Diyarbakır Barosu’ndan Avukat Hatice Demir “Kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği”, Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, “İnsan hakları savunuculuğu ve cezasızlık”, Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan “Sağlıkçı hakları” başlıklarıyla sunum yaptı.
Nahide Opuz davası
Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelde ilk sunumu yapan Avukat Hatice Demir, kadın hakları mücadelesinin tarihsel sürecini anlattı. Kadın haklarının birden kazanılmadığını söyleyen Hatice, bu mücadeleyle cinsiyet eşitliğinin, sözleşme, deklarasyon, bildirge, uluslararası metinlere ve ulusal mevzuatlara girdiğini kaydetti. Diyarbakır Barosu’nda bu konuda sürdürülen mücadeleye işaret eden Hatice, Türkiye'nin yakın zamanda çekildiği İstanbul Sözleşmesi'nin Diyarbakır'da ev içi şiddete maruz kalan Nahide Opuz davasında AİHM'in verdiği ihlal kararından sonra hazırlandığını hatırlattı. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin yok hükmünde olduğunu dile getiren Hatice, Meclis kararıyla kabul edilen Sözleşme’den ancak Meclis kararıyla çıkılabileceğini vurguladı.
‘Diyarbakır Barosu ağır bedeller ödedi’
Ardından konuşan Baro Başkanı Nahit Eren, hukukçular olarak, adalet için mücadele ettiklerini dile getirdi. Türkiye'nin dahil olduğu uluslararası sözleşmelerde, hak savunucularının korunması taahhüdünün yer aldığını ancak Türkiye'de bunun tam tersinin işlediğini belirten Nahit, Türkiye'de insan hakları savunuculuğu yapanların ağır bedeller ödemeyi göze alması gerektiğini söyledi. Nahit, "Diyarbakır Barosu ağır bedeller ödeyen bir barodur. Baro üyelerimiz hakkında soruşturmalar açıldı, tutuklandı ve en son Diyarbakır Barosu Başkanımız, bu uğurda katledildi” dedi.
Cezasızlık politikası
Yapılan anayasa ve yasalarda, özgürlüklerden bahsedildiğini ancak her zaman bu özgürlükleri sınırlayan bir maddenin de eklendiğini dile getiren Nahit, bunun nedenini ise yapılan anayasalarda "devlet millet bütünleşmesinin", "Türklüğün" esas alınması olduğunu kaydetti. Tahir Elçi'nin katledilmesi üzerinden cezasızlık politikasına vurgu yapan Nahit, cezasızlık politikasını, kamu görevlileri ve onlara bağlı paramilliter güçlerin karıştığı suçlarda, soruşturulmaması ya da dava sürecinde cezalandırılmaması olarak tanımlayarak, "Türkiye'de ağır insan haklarına sebep olanlar cezalandırılmıyor, bu süreç cezasızlıkla sonuçlanıyor. Cezasızlık politikası yargı eliyle uygulanıyor. Yargı tarafsız olmak yerine bu politikayı uyguluyor" ifadelerini kullandı.
Şenyaşar ailesi, Tahir Elçi, Kulp, Cizre, Dargeçit, Vartinis davalarını cezasızlık davalarına örnek gösteren Nahit, cezasızlık politikasının sonlandırılmasının devletin politikasının değişmesiyle mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.
Hekim ve hasta hakları
Panelin son sunumunu ise Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan yaptı. Hasta ile hekim arasında tedavi olma konusunda işbirliği hakkı olduğunu dile getiren Elif, hastanın olduğu kadar, hekimin de hastasını seçme hakkına sahip olduğunu söyledi. Elif, bunun “acil durumlarla, resmi durumlarda ve insanlık vazifesinin ifası halindeki durumlarla sınırlı olduğunu” aktardı. Özlük ve demokratik haklar olarak hekim haklarından bahsedilebileceğine değinen Elif, hekimlerin gereğinden fazla hasta bakmama hakkına sahip olduğunu, bunun sadece hekimleri değil, hasta ve toplum sağlığını da ilgilendiren bir durum olduğunu vurguladı.
Panel, soru ve cevapların ardından son buldu.







