DAKAP: Kadın özgürlük mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz

  • 15:54 10 Mart 2022
  • Güncel
 
DİYARBAKIR - DAKAP, 8 Mart’ta gerçekleştirdiği mitinge ilişkin yaptığı değerlendirme açıklamasında, “Ne baskılarınıza boyun eğeceğiz ne de erk politikalarınızı kabul edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nden ve bin bir emek ve bedelle elde ettiğimiz hiçbir kazanımımızdan vazgeçmeyeceğiz. Kadın özgürlük mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
 
Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP), 8 Mart’ta Diyarbakır’da gerçekleştirdiği miting ve miting boyunca yaşanan saldırılar, ardından yapılan gözaltılar ve kadınların kararlılığına ilişkin açıklama gerçekleştirdi. Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri ve HDP Kadın Meclisi üyelerinin de katıldığı açıklamada, metni 8 Mart Miting Tertip Komitesi’nden Ruken Yılmaz okudu.
 
Ruken, 8 Mart’ın dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye ve bölgede de büyük bir coşku ile kutlandığını söyleyerek, “Erkek egemen zihniyet ve siyaseti, yükselen kadın özgürlük bilincine karşı olan hazımsızlığını bu süreçte bir kez daha göstermiştir. Zira Dicle Amed Kadın Platformu öncülüğünde 8 Mart’ta İstasyon Meydanı’nda gerçekleşen mitingde erkek egemen faşizmi doruğa çıkmış olup; Diyarbakır’a özel uygulamalarla kadınlar eşi benzeri görülmemiş pervasız bir saldırı ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu da aslında o alanda olan kadınların, öteki kimliklerinin kesişmesinden kaynaklı uygulanan özel bir muameleydi. 8 Mart etkinliklerinin henüz startının verildiği 1 Mart’tan başlayan bu baskıcı yaklaşımlar bu süreç boyunca devam etmiş ve birçok etkinlik boşa çıkarılmaya çalışılarak demokratik hak kullanımlarının önüne geçilmiştir. Miting sırasında kurulan 3 ayrı arama noktasında, kadınların ayakkabılarının çıkarılmasından tutun da atletlerine kadar insanlık onuruna aykırı bir şekilde ince arama ve uygulamalara maruz kalmışlardır” ifadelerini kullandı.
 
‘Kadınlar işkenceyle karşı karşıya kalmıştır’
 
Ruken, DAKAP bileşeni kurumların, kortej halinde slogan ve pankartlarıyla alana geldiğini ancak polislerin saldırısına maruz bırakıldıklarını dile getirerek, “Tüm baskı ve yıldırma politikalarına rağmen miting günü açığa çıkan kadın coşkusu ve katılımından rahatsız olan zihniyet bilinçli bir şekilde kadınların alana girmesine engel olunmaya çalışılmıştır. Kadınların güvenliğini sağlamakla mükellef olan kolluk görevlileri, görevlerinin tam aksine kadınlardan oluşan büyük ve coşkulu kitleye ‘malum grup’ diye hitap ederek kadınlara karşı güvenlik almaya çalışmışlardır. Bu muameleye maruz kalan kadınlar bunu kabul etmeyeceklerini haykırdığında ise devasa barikatlar ve işkenceyle karşı karşıya kalmışlardır. Toplumsal tüm kesimlerden mücadele yürüten başta annelerimiz ve tüm kadın yoldaşlarımız, STK Temsilcileri, HDP İl ilçe Eşbaşkanları ve HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran’ın da içinde bulunduğu yüzlerce kadına fiziki saldırı gerçekleştirilmiştir” sözlerine yer verdi.
 
‘Kazanımımızdan vazgeçemeyeceğiz’
 
Ruken, açıklamanın devamında şu sözlere yer verdi: “Tüm baskı ve zorbalıklara rağmen kadınların direnişiyle gerçekleşen mitingimizde; başta miting sunucularımızdan Safiye AKDAĞ olmak üzere toplam 9 kişi keyfi bir uygulamayla gözaltına alınmıştır. Tüm bu saldırılar AKP-MHP hükümetinin biz kadınların mücadelesi ve direnişinden ne kadar korktuklarını bir kez daha ortaya koymuştur. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz; bu baskı ve saldırılar biz kadınları mücadelesinden kopartamayacak ve kadınların direnişini durduramayacaktır. Ne baskılarınıza boyun eğeceğiz ne de erk politikalarınızı kabul edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nden ve bin bir emek ve bedelle elde ettiğimiz hiçbir kazanımımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. İnadına kadın özgürlük mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Bizler DAKAP 8 Mart çalışmaları boyunca bize dönük gerçekleştirilen bütün bu saldırıları kınıyoruz. Bir kez daha buradan tüm saldırı ve baskılara karşı vardık varız var olacağımızın kararlılığını ifade ediyoruz. Kolluk güçlerinin bizlere yönelik pervasız saldırılarına ve yaşattıkları işkencelere karşı suç duyurusunda bulunacağımızı belirterek, yargı mercilerini bu keyfi uygulamalar karşısında görevini yerine getirmeye davet ediyoruz.”