79 günlük direnişin yıldönümü: Özgürlük mücadelesi devam ediyor

  • 09:01 13 Mart 2022
  • Güncel
 
HAKKARİ - “Özyönetim” ilanı ile birlikte 79 gün süren sokağa çıkma yasaklarında her türlü baskı karşısında direnen Yüksekova halkı, o günleri anarken, verdikleri özgürlük mücadelesine bugün de dikkat çekiyor.
 
2015-2016 yılları arasında farklı tarihlerde Diyarbakır’ın Sur ilçesi, Mardin’in Nusaybin ilçesi, Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçeleri ve Hakkari’nin Yüksekova ilçesinin de aralarında olduğu birçok yerde “özyönetim” ilan edilir. İlanla beraber söz konusu ilçelerde farklı tarihlerde defalarca sokağa çıkma yasakları ilan edilir ve bu yasaklar süresince çatışmalar yaşanır. 
 
Direnişin yaşandığı yerlerden biri olan Yüksekova’da ise Demokratik Toplum Meclisi tarafından 13 Ağustos 2015 tarihinde yapılan açıklama ile özyönetim ilan edilir. İlanın ardından Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılır. Soruşturma kapsamında 15 eve eşzamanlı operasyon düzenlenir. Yine bu süreçte ilçedeki inşaat işçileri yüz üstü elleri arkadan bağlanmış bir şekilde gözaltında tutulur. Yüksekova Demokratik Toplum Meclisi Eşbaşkanı Şerafettin Dede, işçilere yönelik işkenceye tepki gösterir. 
 
Öte yandan soruşturma kapsamında aralarında dönemin HDP Yüksekova İlçe Eşbaşkanı Leyla Polat’ın da aralarında olduğu 8 kişi gözaltına alınır. 
 
Yurttaşların üzerine ateş açılır
 
Yekineyên Parastina Sivîl (YPS-Sivil Savunma Birlikleri) ise 1 Şubat 2016'da kuruluşunu duyurur. Böylece günübirlik ilan edilen sokağa çıkma yasakları giderek uzatılmaya başlanır. İlçede toplamda beş kez yasak ilan edilir. Bu yasaklardan en uzunu ise 13 Mart-29 Mayıs 2016 tarihleri arasında yaşanandır. Yasağın ilan edildiği ilk hafta birçok köyde yurttaşlar alanlara çıkar ve ilçeye doğru yürüyüş gerçekleştirir. Yurttaşların üzerine JÖH-PÖH tarafından ateş açılır ve birçok kişi yaralanır.
 
Evlerin duvarlarında cinsiyetçi yazılamalar 
 
İlçede devam eden direniş karşısında ilan edilen 79 günlük yasak döneminde çatışmalar birçok yerde devam eder. Bu yerler Cumhuriyet, Güngör, Orman, Kışla, Mezarlık ve Dize mahalleleri olur. İlçeye neredeyse bütün giriş ve çıkışlar bu süreçte yasaklanır. İlçeye yakın köylerin de birçoğu yasak ve çatışmalardan etkilenir. Çatışmaların yaşandığı ya da yaşanmadığı birçok mahallede evler yıkılırken, yıkılan kimi evlerin duvarlarına ise cinsiyetçi yazılamalar yapılır, fotoğraflar paylaşılır. Birçok mahalle bu dönemde yerle bir edilirken, geriye sadece yıkıntılar kalır.
 
3 bin 637 ev kullanılamaz haldedir
 
İnşaat Mühendisleri Odası, Yüksekova’daki yıkıma dair gözlemlerini rapor halinde kamuoyuna sunar. Raporda, az hasarlı bina konut sayısı 3 bin 93, orta hasarlı 647, ağır hasarlı 787, yıkık 867, yanmış bin 336 diye açıklanır. O dönem ilçe nüfusu toplam 188 bin 147 iken bu rakamın 70 bin 497’sini ise kent merkezinde yaşayanlar oluşturur. Yapılan araştırmalarda ve incelemeler sonucunda 3 bin 637 adet konutun kullanılmaz hale geldiği belirtilir. Yıkımların ardından ortalama yüzde 35’lik bir nüfusun evsiz durumda olduğu da raporlara yansır. 
 
Yaşananlar raporlara da yansır
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın (TİHV) 2016 yılında hazırladıkları raporda ise yurttaşlarla yapılan görüşmelere de yer verilir. Raporda, operasyonun 30 gün sürdüğü belirtilir. Yasağın ilçe merkezinin yanı sıra merkeze bağlı 2 köyde de uygulandığı belirtilir. Yüksekova’nın Esenyurt ve İpekyolu mahallelerinde, abluka esnasında mahallere elektrik ve suyun verilmediği de eklenen raporda şöyle denilir: “Hendek ve barikatların olmadığı mahallerde ‘kolluk kuvvetleri’ tarafından yakma ve yıkma yapıldığı gözlemlenmiştir. 5 bina kullanılmaz hale gelmiştir, 15 bina ise hasarlı hale getirilmiştir. Özellikle Güngör ve Cumhuriyet mahallelerinde operasyon bittikten sonra evlere girilerek hanelerin içerisi ateşe verilmiş. Bazı hanelerde kadınların giysileri yırtılmış ve kesici aletlerle kesilmiş, kadınların yöresel kıyafetleri yakılmış. Duvarların üzerine ‘üç hilal’ çizilmiş.”
 
Yakılan evlerin önüne çadır kurmak yasak
 
Çok sayıda binanın yakıldığı ilçeden çıkmak zorunda kalan yurttaşlar yasağın bitmesiyle beraber evlerine dönmeye başlar. Yakılan ve yıkılan evleri ile karşılaşan yurttaşlar, göç etmeye zorlanır. Ancak evlerini terk etmek istemeyen binlerce yurttaş, evlerinin önünde elektriksiz, susuz çadırlarda kalarak evlerini inşa etmeye başlar. 
 
Kadınların öncülüğünde inşa çalışmaları başlar
 
İlçedeki inşa çalışmalarına ise Türkiye’nin dört bir yanından destek verilir. Kadınların öncülük ettiği inşa çalışmaları sonucunda Güngör ve Cumhuriyet Mahallesi’nde 100’ü aşkın ev inşa edilir. 
 
Cenazeler için türlü türlü engeller 
 
Yaşanan çatışmalar sonucunda çoğu YPS üyesi olan 90’ı aşkın kişi yaşamını yitirir. Günlerce sokakta bekletilen cenazelerin önünde JÖH ve PÖH tarafından çekilen fotoğraflar dijital medyada paylaşır. Sonrasında ise cenazelerin bir bölümü Erzurum’daki Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilir. Bir süre sonra mezarlıkta defnedilenlerin kimliklerinin karıştırıldığı ortaya çıkar. Bazı cenazeler, zaman içerisinde ailelerin yaptığı başvuru sonrası ailelere verilir. Ancak cenazelerini alan ailelerin Yüksekova’ya getirerek defnetmesi engellenir. Farklı yerlere defnedilen cenazeler için tören  yapılması engellenirken, sadece 5 kişinin katılımına izin verilir. Defnedilen cenazelerin hiçbir dini vecibesi yerine getirilemez. 
 
Birçok cenazenin akıbeti bilinmiyor
 
Öte yandan kimliği ve sayısı tespit edilemeyen cenazelerin birçoğunun akıbeti ise bilinmiyor. 
 
Eksikleri tamamlanmadan teslim edilen TOKİ’ler
 
Aradan geçen 6 yıl içerisinde yurttaşlara, yıkılan evleri yerine Toplu Konutlar İdaresi (TOKİ) tarafından inşa edilen evlere yerleşene kadar kira ücreti ödeneceği bildirilir. Altı yıl sonra teslim edilen TOKİ konutları, ailelerin belirli bir miktar ücret ödemesi karşılığında teslim edilirken, evler ise henüz tamamlanmamış durumdadır. 
 
Direniş devam ediyor
 
Öz yönetim direnişlerinin üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen hala sokaklarda, caddede, mahallede direnişin izleri duruyor. Yaşamını yitiren yurttaşların ailelerinin ise tüm yaşananlara rağmen barış çabaları, direnişleri ve mücadeleleri sürüyor.