Sağlık çalışanları G(ö)revde: Oyalama değil hakkımızı istiyoruz!
- 15:10 14 Mart 2022
- Güncel
İSTANBUL - TTB’nin çağrısıyla yapacakları "G(ö)rev" kapsamında İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden seslenen sağlık çalışanları, “14-15 Mart günleri tüm Türkiye’de grevde olacağız. Oyalama istemiyoruz, hakkımızı, nitelikli muayene süresi, insanca ücret ve tüm toplumun desteğini bekliyoruz” çağrısı yaptı.
İstanbul’da sağlık çalışanları, Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) çağrısıyla yapacakları "G(ö)rev" kapsamında İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin önündeki havuzlu bahçede bir araya geldi. Fakültenin içerisine doğru yürüyüş gerçekleştiren sağlık emekçilerinin eylemine Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), İstanbul Tabip Odası (İTO) üyeleri ve çok sayıda kişi de katıldı. Yürüyüşte “Vazgeçmiyoruz hakkımız olanı alacağız” pankartı açılırken, sık sık “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Yaşasın sınıf dayanışmamız”, “Emek bizim söz bizim bu memleket bizim”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Hastaneler halkındır satılamaz”, “Sağlıkta şiddet sona ersin”, “AKP sağlığa zararlıdır” sloganları atıldı. Eylem esnasında çevrede bulunan yurttaşlar da alkış ve kornalarla destek verdi.
‘Yarın da buradayız!’
Yürüyüşün ardından havuzlu bahçe önüne gelinerek basın açıklaması gerçekleştirildi. Sağlıkçılar adına basın metnini okuyan İTO Başkanı Pınar Saip, Tıp Bayramı’nı bayram tadında geçirmek yerine grevde mücadele ederek geçirdiklerini dile getirdi. Sağlık sistemi yürütücülerinin ne emeklerini ne de toplumun sağlını umursamadığını kaydeden Pınar, “Salgın döneminde yüz binlerce insan, hekim, sağlık çalışanı yaşamını yitirdi. Bu yaşananlara rağmen şehir hastaneleri güzellemesi yapmaya devam ettiler, giderlerse gitsin dediler. Biz tüm fedakarlıklarımızla buradaydık, yarın da burada olacağız” sözlerine dikkat çekti.
‘Oyalama değil hakkımızı istiyoruz!’
Beyaz yürüyüş, beyaz forum ve beyaz nöbetlerle taleplerinin duyulmasını istediklerini fakat taleplerinin görülmediğini vurgulayan Pınar, “Siz bizi görmedikçe biz haklılığımızla karşınızda durmaya devam edeceğiz. Sorunların çözümü ancak kendi mücadelemiz ile olacaktır. Bunun için 14-15 Mart günleri tüm Türkiye’de grevde olacağız. Tüm bu yaşadıklarımızın sorumlusu uygulanan yanlış sağlık politikalarıdır. Emeğimizin karşılığını alamadığımız çalışma koşullarına, şiddete artık tahammülümüz kalmamıştır. Oyalama istemiyoruz, hakkımızı, nitelikli muayene süresi, insanca ücret ve tüm toplumun desteğini bekliyoruz” sözleriyle seslendi.
‘Köle sistemine isyan ediyoruz’
Ardından söz alan SES İstanbul Anadolu Şubesi Eşbaşkanı Nurdan Güner de, pandeminin başından beri “Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” dediklerini hatırlattı. Nurdan, ”Sağlık hizmetinin metalaştırılarak alınıp satılan bir mala dönüştürülmesine, hastaya müşteri denilmesine ve sağlık bütçesinin özel sermayeye akıtılmasına, sağlık kurumlarının şirketleşmesine, halkın sağlığının paraya tahvil edilmesine, performans, güvencesizlik, şiddet kıskacı ile faturanın kendilerine kesilmesini istemiyoruz. Uzun çalışma saatleri, iş yükü, mobbing gibi modern kölelik çalışma koşullarına isyan edenlerin, karşı duranların mücadele haftasıdır 14 Mart” ifadelerini kullandı.
‘Hakkımızı alacağız!’
Daha sonra konuşma yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise konuşmasına grevde olan sağlıkçıları selamlayarak başladı. Arzu, şunları dile getirdi: “Grevleri yasaklamayla övünenler, grev hakkını yasaklayanlar, sağlıkta grev yasağı var diyenler hak grevi nasıl yapılır görsünler. Emek bizim, söz bizim, bu memleket bizim diyerek mücadelemizi büyütüyoruz. Sağlık Bakanı siz iktidarın mensubusunuz, mektup yerine Meclise sağlıkçıların haklarını koruyan düzenlemeler getirin. Sağlıkta şiddeti ortadan kaldıracak yasayı çıkartın. Hastanelerde sağlık işçisi olarak görülmeyen bütün sağlık işçilerini güvence altına alacak yasaları çıkartın. Taşerondan, geriye kalan keyfi uygulamalardan vazgeçin. Gitmek isteyen gitsin diyorsunuz ya, hiçbir yere gitmiyoruz, haklarımızı çekip alacağız. Omuz omuza mücadele ile hakkımızı alacağız.”
Açıklama alkışlar eşliğinde sona erdi.







