İzmir’de Gazi, Halepçe ve Beyazıt Katliamları anıldı
- 18:21 16 Mart 2022
- Güncel
İZMİR - İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin Gazi, Halepçe ve Beyazıt Katliamları anmasında iktidarın ırkçı ve şoven söylemlerine karşılık eşit yurttaşlık talebi etrafında mücadele edileceği mesajı verildi.
İzmir Emek ve Demokrasi Platformu Mart ayında yaşanan 1978 Beyazıt, 1988 Halepçe, 1995 Gazi Katliamları için Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. ‘Katliamların üzerinden yıllar geçmiş olsa bile unutmadık unutturmayacağız' yazılı pankartın taşındığı basın açıklamasında “yaşasın devrimci dayanışma”, “Halepçe'yi,Gazi'yi Beyazıt'ı unutma unutturma" sloganları atıldı. Açıklamayı Necip Vardar kitle adına yaptı.
‘Katliama göz yumuldu’
Bundan 41 yıl önce 16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi öğrencisi yedi devrimci gencin kontrgerilla tarafından katledildiğini, günler öncesinde katliam hazırlığı yapıldığı yönündeki istihbarata rağmen hiçbir önlem alınmadığı ve katliama açıkça göz yumulduğu belirtilen açıklamada, “Sorumlular bilinmesine rağmen yıllar süren davanın üstü kapatılmış, katliamın arkasındaki güçler açığa çıkartılmamıştır. Tetikçilerden kimisi bugün ortalıkta rahatça gezmekte, derneklerde pozlar vermekte, kimisi geçmiş yıllarda seçimlerde aday olma cüretini gösterebilmektedir” denildi.
Dünyanın gözü önünde katledildiler
Tarihe Beyazıt Katliamı olarak geçen bu katliamdan 10 yıl sonra 16 Mart 1988’de Halepçe’de Saddam Hüseyin rejiminin Kürtleri, Asurîleri ve Halepçe’de yaşayan diğer milletlerden halkları hedef aldığı katliamda, dünyanın gözleri önünde, 5 binden fazla çocuk, kadın ve erkeğin kimyasal silahlarla katledildiği belirtilen açıklamada, “Bölgeye ilişkin hesapları olan emperyalist ülkeler ve gerici bölge yönetimleri yaşanan bu vahşeti seyrederek en az Saddam Hüseyin rejimi kadar büyük bir insanlık suçuna imza atmıştır” diye ifade edildi.
‘Katiller aklandı’
12 Mart 1995 tarihinde de İstanbul’da bulunan Gazi Mahallesi’nde Alevi yurttaşların gittiği cemevi ve kahvehanelerin silahlı saldırıya maruz bırakıldığı dile getirilen açıklamada, “Saldırıları protesto etmek için toplanan halkın üzerine ateş açılması sonucunda yaşanan olaylarda 22 kişi katledilmiştir. Katliamın gerçek faillerinin ve arkasında yer alan güçlerin değil, birkaç tetikçinin yargılandığı davada hukuk, devlet şiddeti karşısında bir kez daha suskunluğa gömülmüş, katliamcılar aklanmıştır” denildi.
‘Failler aynı zihniyetin ürünü’
Beyazıt, Halepçe, Gazi katliamları üzerlerinden onlarca yıl geçmesine rağmen acısının taze olduğu belirtilen açıklamada, “Beyazıt katliamı faillerini yakalamak için peşlerinden giden polislere “dur” emri verenler ile Gazi katliamında 22 vatandaşımızın katline “vur” emri verenler aynı insanlık dışı zihniyetten beslenmektedir. Halepçe’de çocuk, kadın demeden katledenlerle Roboski katliamına imza atanlar, IŞİD çeteleri tarafından gerçekleştirilen katliamlara zemin hazırlamaktan geri durmayanlarla, Suruç’ta 33, Ankara Tren Gar’ında 103 canımızı aramızdan koparan katliamların faillerinin açığa çıkarılarak cezalandırılmasını engelleyenler, halkları düşmanlaştırmada sınır tanımayan aynı zihniyetin ürünüdür. Ne yazık ki, yaşanan katliamların utancıyla yüzleşmek yerine inkârı yüceltenler, sorumlulardan hesap sormak yerine üstünü kapatanlar yeni katliamlara, cinayetlere davetiye çıkarmaya devam ediyor” sözleri yer aldı.
‘Bir arada yaşama zemini güçlendirilecek’
Şoven ve ırkçı söylemle barıştan ve kardeşlikten yana olanların hedef gösterildiği ifade edilen açıklamada yeni katliamlar yaşanmasının engellenmesi için ayrım gözetmeksizin herkesin eşit yurttaş olarak kabul edildiği, farklılıklarımızın zenginlik olarak görüldüğü bir ülke mücadelesinin sürdürülmesi olduğu belirtildi. Açıklamada, “Halkların birlikte yaşama umudunu yok etmeye çalışanlara karşı bundan sonra da birbirimize daha fazla kenetlenmeye devam edeceğiz. Yaşadığımız katliamların hesabını bir arada yaşam zeminlerini güçlendirerek, barış ve kardeşliğin ülkesini kurarak soracağız. Bunun için her zaman savaşa karşı barıştan şovenizme, ırkçılığa karşı halkların kardeşliğinden, emperyalizme karşı tam bağımsızlıktan yana saf tuttuk, saf tutmaya devam edeceğiz” denildi.
Açıklamada son olarak, “Her fırsatta savaş çığırtkanlığı yapan, sürekli ölümü ve öldürmeyi kutsayanlara karşı yaşamı ve yaşatmayı savunmaya devam etmek zorundayız” denildi.
Anma sloganlarla sona erdi.







