KESK: Gözaltılar ve tutuklamalar kadınları korkutamayacak

  • 13:27 21 Mart 2022
  • Güncel
ANKARA - KESK’e bağlı İş Kolları MYK üyesi kadınlar, Diyarbakır’da aralarında üye ve yöneticilerin olduğu 11 kadının tutuklanmasına dair yaptıkları basın toplantısında,  gözaltı ve tutuklamaların Newroz ve 1 Mayıs’a denk getirilmesinin tesadüf olmadığını belirterek, tutuklamaların kadınları korkutmayacağının mesajını verdi.
 
Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu’na (KESK) bağlı İş Kolları Merkez Yürütme (MYK) üyesi kadınlar, Diyarbakır’da 16 Mart’ta 24 kadının gözaltına alındıktan sonra aralarında üye ve yöneticilerin de olduğu 11 kadının tutuklanmasına dair Genel Merkez binalarında basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamada, “Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesi engellenemez, korkmuyoruz geri adım atmıyoruz!” pankartı açıldı. Kadınlar adına açıklamayı Sağlık ve Sosyal Hizmet Sendikası (SES) Kadın sekreteri Gönül Adıbeli okudu.
 
‘Kadına yönelik şiddet cesaretlendirilmekte’
 
SES Diyarbakır Şube Kadın Sekreteri Fatma Yıldızhan ve BTS eski MYK üyesi Bahar Karakuş Uluğun’da aralarında bulunduğu kadınların dört günlük gözaltı sürecinden sonra 11 kadının tutuklandığını hatırlatan Gönül, “Kadınlar her gün evde, işte, okulda, sokakta erkek ve erkek devlet şiddetine maruz kalırken, şiddet tehdidi altında yaşamlarını sürdürürken, siyasal iktidar kadına yönelik şiddeti önlemek ve kadın kazanımlarını geliştirmek yerine, yaşananlara karşı mücadele yürüten kadınlara yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamalarla şiddeti kalıcı hale getirmekte, kadına yönelik şiddeti cesaretlendirmektedir” dedi.
 
‘Gözaltıların Newroz ve 1 Mayıs öncesi olması tesadüf değil’
 
İktidarın tekçi, gerici ve cinsiyetçi politikalarına karşı gelen, kabul etmeyen, muhalif olan ve bunun için alanlara çıkan kadınlara yönelik baskı, şiddet, gözaltı ve tutuklamayı rutin hale getirdiğini söyleyen Gönül, “Baskılar gözaltılar ve tutuklamalar kadın kırımı politikası uygulamaları olup kadına yönelik şiddetin münferit değil, politik olduğunun da kanıtıdır. Her gün en az 3 kadının katledildiği bu ülkede nedense katiller cezasızlık politikasıyla adeta ödüllendiriliyor, bu katliamlara dikkat çeken kadınlar gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Gözaltı ve tutuklama zamanlamasının Newroz ve 1 Mayıs öncesine denk gelmesi tesadüf değildir. Son yıllarda belli günler öncesinde kitlesel gözaltılar ve tutuklamalar rutin hale getirilmiştir. Böylelikle kadınlar üzerinden tüm topluma gözdağı verilmek, sindirilmek, yapılacak eylem ve etkinliklere katılımı en aza indirmek hedeflenmektedir. İktidar gözaltı ve tutuklamalar yoluyla muhalif kesimleri sindirmeyi, korku dalgası yaratmayı hedeflediğinden bu politikayı özellikle ve sistematik olarak uygulamaktadır” diye belirtti.
 
Anayasa ihlali
 
“İktidarı ve kendini anayasanın, yasaların üzerinde gören yetkilileri bir kez daha uyarıyoruz” diyen Gönül, “Temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran, anayasayı hiçe sayan uygulamalara son verin. Basın açıklamalarına, mitinglere katılım, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındaki paylaşımlar ve benzeri demokratik eylem ve etkinlikler anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükler kapsamındadır. Bu nedenle değil tutuklama gözaltına alınma, soruşturma açılması dahi anayasa ihlalidir. Tutuklanan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı, bu hukuksuz uygulamayı gerçekleştirenler hakkında soruşturma açılmalıdır” şeklinde konuştu.
 
‘Gözaltı ve tutuklamalar kadınları yıldırmayacak’
 
Eril zihniyetin kadınlar üzerinde kurmak istediği sistematik tahakkümü kırmanın tek yolunun sürekli ve örgütlü kadın mücadelesini yükseltmekten geçtiğine dikkat çeken Gönül, “Bu mücadeleyi yürütürken karşımıza her türden engellemeler çıkacağının da farkındayız. Hakkımız olanı evde, işte, sokakta, kısacası yaşam alanımızın her yerinde mücadeleyi büyüterek kazanacağımızın bilincindeyiz. Kadınların mücadelesini kriminalize etmeye yönelik gözaltılar, tutuklamalar, baskılar kadınları yıldıramayacak, korkutamayacaktır” ifadelerini kullandı.