Gazeteci Suham Şengal: Nûjiyan adı gibi bizim için yeni bir yaşamdı
- 09:01 22 Mart 2022
- Güncel
Sitî Roz
ŞENGAL - Şengal’e yönelik saldırıları takip ederken katledilen gazeteci Nûjiyan Erhan’ı anlatan Gazeteci Suham Şengal, Nûjiyan’ın Êzidî kadınların sesi olduğunu ve onun sayesinde dünyanın Şengal’e yönelik fermanı duyduğunu söyledi.
Gazeteci Nûjiyan Erhan (Tuba Akyılmaz), 3 Ağustos 2014’te DAİŞ’in Şengal’e yönelik saldırısını dünyaya duyurmak için gösterdiği çaba ve direniş ile Êzidîlerin yüreğinde taht kurdu. Urfa’nın Hilvan ilçesinde dünyaya gelen Nûjiyan, uzun bir süre Türkiye’de gençlik çalışmaları içerisinde yer aldı. 2005 yılında Canlı Kalkan olarak yönünü dağlara verdi. Burada kalemi, fotoğraf makinesi ve kamerası ile hakikatin sesi oldu ve arayışını Şengal’de sürdürmeye devam etti.
Nûjiyan, 3 Ağustos 2014’te DAİŞ’in Şengal’e saldırısı ile yaşanan fermanı dünyaya ulaştırma sorumluluğunu yüklendi. Şengal’de Êzidî kadınların duyulmayan sesini dünyaya duyuran Nûjiyan, buradaki direnişi takip etti ve an be an yansıttı. 3 Mart 2017 yılında Xanesor’a yönelik DAİŞ’lilerin saldırılarını takip ederken hedef olan Nûjiyan, ağır yaralandı. Rojava’da Hasekê’de bir hastaneye kaldırılan Nûjiyan, 22 Mart 2017’de yaşamını yitirdi.
‘Terk edilen evleri çiçekler koruyor’
“Şengal’de çiçekler de direnişte” adlı bir haberinde Nûjiyan şöyle demişti: “Betonlar içinde filizlenen bir çiçek büyük zorluklara karşı yeni bir yaşam kurmuş. Şengal’de ağır bir kıştan sonra, baharın gelişi ile yıkılan evlerin arasında yeniden yeşermiş. Güzelliği ile saldırılara karşı meydan okuyor. Çetelerin saldırılarında bombalanan evlerde yaşam her ne kadar durmuş gibi görünse de yer altında olan o çiçekler bu bombalara hiç kulak asmamıştı ve baş kaldırıp yeniden yeşermişti. O dağlarda direniş devam ediyor, o terk edilen evleri de bu çiçekler savunuyor.”
Katledilişinin 5’inci yılında arkadaşı Gazeteci Suhem Şengal’i JINNEWS’e Nûjiyan’ı anlattı.
‘Fermanla birlikte Şengal dağlarını gördüm’
Duygularını anlatarak konuşmasına başlayan Suham, “Çocukluğum ovada geçti. Çocukluğumun hayallerinin başında dağları tanımak vardı. Birçok kez kardeşlerimle evin damına çıkıp Şengal dağına bakıyorduk. Keşke orada olsak diyorduk. Ben 13 yaşındayken dağları gördüm. Ancak fermanla gördüm. Şengal dağında birçok acı, zorluk, umut ve direniş hikayesi var. Yüzlerce Kürdistan gerillası o dağları savundu. Onlar arasında bir kadın gazeteci de vardı. O Nûjiyan Erhan idi” diye konuştu.
‘Şengal’de kadın gazeteciliği’
Suham, Nûjiyan ile tanışmasını şöyle anlattı: “Ferman sonrası biz Şengal dağına geldik. Buraya ev yaptık. Diyorlardı ki burada iki kadın gazeteci var. Ben çok merak ediyordum ve görmek istiyordum. Şengal’de bunlar nasıl gazetecilik yapabilir diyordum. Bu benim için yeni bir şeydi. Burada biz silah kullanmayı öğrendik. O zaman Nûjiyan arkadaş gelip eğitimin haberini yaptı. Onu gördüğümde güler yüzlülüğü ve sıcak kanlılığı dikkatimi çekti. Sadece ben değil herkes onun güler yüzünden etkilendi. Nûjiyan adı gibi bizim için yeni bir yaşamdı.”
‘Kadın basını olsaydı…’
Nûjiyan’ın cesur bir kadın olduğunu söyleyen Suham, “Nûjiyan’ı tanımamdan sonra benim için de iletişim eğitimi başladı. 2015’te ilk kez Şengal’de Êzidî gençleri için basın eğitimi başladı. Temeli Nûjiyan tarafından atıldı. Nûjiyan her zaman ‘Eğer önceden Şengal’de kadın basını olsaydı, Êzidî kadınladın acılı hikayelerine sadece Şengal’in dağları, taşları ve ağaçları şahitlik etmez tüm dünya duyardı’ diyordu. Sadece mesleki değil, özgürlük ideolojisi konusunda da eğitim veriyordu. Onun emeği sayesinde Şengal’de Êzidî kadın basını oluşturuldu” ifadelerini kullandı.
‘Kalemi ile onlarca kadının hikayesini yazdı’
Nûjiyan’ın Êzidî kadınlar için çabalarının aralıksız devam ettiğini söyleyen Suham şöyle devam etti: “Nûjiyan’ın sayesinde bugün Êzidî kadınlar seslerini dünyaya duyurabiliyor. Nûjiyan sadece bir gazeteci olarak yönünü Şengal’e vermedi. Herkesi dinliyordu, herkes onunla acı ve mutluluğunu paylaşıyordu. Çünkü Nûjiyan sayesinde gerçeklerin tüm dünyaya yayılacağını biliyordu. Kalemi ile onlarca Êzidî kadının hikayesini yazdı. Nûjiyan savaşın her anında hazırdı ve gerçekleri takip edip duyuruyordu. Biz de bu şekilde gerçeklerin ne olduğunu anladık. Nûjiyan ‘Êzidî toplumu iki şeyi unutmamalı, biri kaçanlar diğeri de Şengal’i savunanlar’ diyordu. Sürekli Êzidî kadınların özünü tanımak istiyordu ve kendi özlerine dönmelerini istiyordu.”
‘Îhanetleri açığa çıktı’
Saldırının olduğu güne ilişkin de Suham şunları dile getirdi: “İnsanı en çok inciten ihanet. Binlerce Êzidî kadının tutuklanmasına sebep olanlar bir kez daha ihaneti derinleştirmek istedi. KDP, Roj peşmergeleri adı altında Şengal’e geçmek ve provokasyon çıkarmak istedi. Şengal’de DAİŞ’e karşı savaşanlara KDP savaş ilan etti. Nûjiyan gerçekleri takip etmek için savaşın olduğu Xanesor’a yönünü verdi. Burada hakikatin ortaya çıkarılıp duyurulmaması için, KDP’nin ihanetinin görülmemesi için Nûjiyan hedef alındı. Şengal’den kaçışları ve ihanetleri ortaya çıktığı için onu hedef aldılar.”
Suham, son olarak “Nûjiyan’ın yoldaşı ve öğrencileri olarak her zaman onun izinde olacağımıza söz veriyoruz. Hiçbir zaman gerçeklerin karanlıkta kalmasına izin vermeyeceğiz. Toplumumuzun gerçeklerini, acı ve sevinçlerini tüm dünyaya duyuracağız” diye konuştu.







