Tanıklar, Kazakistan’da Kürt köyündeki ırkçı saldırıyı anlattı

  • 12:53 30 Mart 2022
  • Güncel
Medya Üren
 
DİYARBAKIR - Kazakistan’da Kürt köyü Sovetskoy’da Xanım Koçariavna Rustamova’nin katledilmesine ilişkin ajansımıza konuşan bir köylü, saldırıların sistematik olduğunu belirterek, seslerinin duyulmasını istedi. 
 
Kazakistan'ın Türkistan bölgesine bağlı Sairam ilçesinde bulunan Kürt köyü Tugan Ayil’de (Sovetskoy) 25 Mart’ta Kürtlere karşı ırkça bir saldırı gerçekleşti. Saldırı sonucu 66 yaşındaki Xanım Koçarievna Rustamova yakılarak katledildi.
 
Polis Kürt gençlerinin şikayetlerini dinlemedi
 
Tugan Ayil ve komşu köylerde yaşayan köylülerin JINNEWS’e verdiği bilgilere göre saldırı öncesi Kazakistanlı gençler, Kürt çocuklara saldırı gerçekleştirdi ve ırkçı söylemlerle hakaret etti. Olay üzerine Xanim’ın araya girmek istediğini belirten köylüler, ona da benzer şekilde sözlü saldırıda bulundu. Xanim’ın oğlunun polisleri aradığını ve şikayette bulunduğunu söyleyen köylüler, polisin oyalayıcı söylemlerde bulunduğu ve olay yerine gelmediğini belirtti.  Kazak grubun “Polisler de bizim arkadaşımız siz yabancısınız”  ifadelerini kullandığını paylaşan köylüler, Xanim’ın oğlunun Kürt çocuklarını saldırılardan korumak istediğini ve bunun üzerine ikinci bir saldırı ile karşılaştıklarını dile getirdi.
 
Saldırıda bulunan gruptan iki kişinin de yaralanmasının üzerine bir grubun Xanim’ın evine saldırdığına dikkat çeken köylüler, saldırı nedeniyle Xanim’ın eve girdiğini, saldırganların da içeri kapıyı açarak içeri girdiğini ve Xanim’ı yakarak katlettiğini ekledi.
 
‘Kürtleri sevmiyorlar ve istemiyorlar’
 
Ajansımıza konuşan ve güvenlik nedeniyle ismini vermek istemeyen bir köylü, saldırılara ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Söylem ve yaklaşımları ile Kürtleri aşağılıyorlar. Bu devlet bizi istemiyor. Çok ırkçı ve faşizan yaklaşıyorlar. Özellikle Kürtlerden rahatsızlık duyuyorlar. Türklere sempatilerini ispatlamak için bizim yaşadığımız bölgeyi Türkmenistan olarak tanımlıyorlar. Türk devleti ile işbirliği yapıyorlar ve Kürtlere düşmanlık ediyorlar. Böylesi birçok saldırıda eğer Kürtler söz konusu ise Kazaklar nedenini öğrenmekten ziyade birbirlerine destek verip saldırı gerçekleştiriyorlar. Bundan önce de birçok kez saldırı düzenlendi ve Kürtlerin evleri yakıldı.”
 
‘Kazakistan basını olayı görmedi’
 
Xanim’ın evine yönelik bu saldırının ırkçı bir saldırı olduğunun ve kabul edilemeyeceğinin altını çizen köylü, “Devlet  ve basın buna karşı sessiz. Bu sıradan bir olay değil ve bir Kürt kadını katledildi. Ancak basın da hiçbir şekilde yer vermedi. Kürtlere yönelik bu saldırıyı devlet de komşular arasındaki bir kavga olarak yansıtmak istiyor. Ama biz biliyoruz ki bu komşular arasında yaşanan bir kavga değil, Kürtlere yönelik bir saldırı” diye konuştu.  
 
‘Tüm Kürtler sesimizi duymalı’
 
Bu saldırılara tahammüllerinin kalmadığını söyleyen köylü, son olarak şunları dile getirdi: “Bir kanıksama var ve bizim artık bu köleliği kabul etmememiz gerekir. Kürtleri bastırmışlar ve sahipsiz görüyorlar. Böylesi saldırılarda devlet Kürtlere sahip çıkmadığı için Kürtler de sorunlarını dile getiremiyor. Sadece seçim süreçlerinde köye geliyorlar ve bizimle konuşuyorlar. Devletle işbirliği içinde olan bir Kürt Meclis’e seçildi. Ancak bölgede Kürtlerin yaşadıklarını kimse dile getirmiyor. Suçlamalar ve saldırılarla bizi susturmak, bastırmak istiyorlar. Kürtleri katil ve savaş yanlısı olarak gösteriyorlar. Buna karşı herkesin bizim sesimizi duyması ve yalnız bırakmaması gerekir.”
 
Kazakistan Kürtleri ve sistematik saldırılar
 
1937 yılı itibariyle Kazakistan, Özbekistan ve Nahçıvan’a Kürt göçü yaşanır. Nahçivan’a yerleşenlerin birçoğu daha sonra Kazakistan’a geçer ve burada birkaç köye yerleşir. Buraya yerleşen Kürt ailelerden biri de Xanim’ın ailesidir. Köy adını göç eden Kürtlerden alır. Kazakistan sınırları içerisinde olan köyler sürekli ırkçı saldırılara maruz kalıyor ve bu saldırılar bugün de sistematik olarak devam ediyor. Köylülerin ajansımıza verdiği bilgilere göre Kazaklar, “Bizler Kürtlerin bizim Türk kardeşlerimize karşı savaştığını bilmiyorduk yoksa tavrımız daha da farklı olurdu” söylemini kullanıyor.