Hasta tutsak Tenzile Acar: Adalet Nöbetleri ile tutsaklara sahip çıkın

  • 09:05 6 Nisan 2022
  • Güncel
İSTANBUL- Hasta tutsak Tenzile Acar, cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin tecrit boyutuna ulaştığını ve cezaevi yönetimi tarafından hücreye konulmakla tehdit edildiklerini belirterek, tutsak yakınlarının başlattığı Adalet Nöbetleri için kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Cezaevleri Komisyonu'nun 2020 yılı raporuna göre, cezaevlerinde 604'ü ağır olmak üzere bin 605 hasta tutsak bulunuyor. Tedavileri yapılmayan ve “cezaevinde kalamaz” raporlarına rağmen tahliye edilmeyen tutsaklar, cezaevlerinde yaşamını yitiriyor. Yetkililer aile ve sivil toplum örgütlerinin başvurularına karşı sessizliği tercih ederken, aileler bölge kentleri başta olmak üzere batı illerinde de “Adalet Nöbetleri” başlatarak duyarlılık sağlamaya çalışıyor.
 
Durumu ağır
 
Hasta tutsak listesinde yer alan tutsaklardan biri olan ve 1 Mart 2017 yılından bu yana Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Tenzile Acar’ın sağlık durumu gün geçtikçe ağırlaşıyor. İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu geçtiğimiz haftaki F Oturumu’nda Tenzile’nin durumuna dikkat çekmiş ve ailesinin yaşamına dair kaygılarını kamuoyu ile paylaşmıştı.
 
Tutuklandığı süreçte ağır işkencelere ve kötü muameleye maruz kalan Tenzile, ileri derece hepatit B ve tüberküloz hastası. Tutsaklığı sürecinde hastalıkları baş gösteren Tenzile’nin göğsünde sıkışma, nefes almakta zorluk yaşama ve boğazından kan geliyor. Kelepçeli muayene dayatılan Tenzile, bu tür tedaviyi de kabul etmiyor. Tedavisi yapılmayan Tenzile’nin sağlık durumu da her geçen gün ağırlaşıyor.
 
Tenzile’den mesaj
 
Ajansımıza mesaj gönderen Tenzile, duyarlılık çağrısında bulundu. Cezaevinde var olan hak ihlallerinin pandemi dönemi bahane edilerek daha da artığına işaret eden Tenzile, tutsakların bütün sosyal aktivitelerinin ellerinden alındığını aktardı. Cezaevi yönetiminin değişmesinden sonra keyfi uygulamalarla hak ihlallerin artığını vurgulayan Tenzile, “Özellikle keyfi uygulamalarla aramalar yapıp, arama esnasında kişisel eşyalarımızın yerlere atılıp, dağıtılması ve yırtılması gibi müdahalelere maruz kalıyoruz. Bu uygulamalar dışında özellikle Kürtçe mektup, kitap gibi yakınlarımız tarafından gönderilen materyaller cezaevi yönetimi tarafından bize verilmiyor. Verildiği takdirde de bu mektupları veyahut kitaplar için kendi paramızla tercüman tutmamız isteniyor” ifadeleri ile cezaevinde yaşanan hak ihlallerini anlattı.
 
‘Jandarma doktora terörist olduğumu söylüyor’
 
Hepatit B hastası olan ve hastalığının cezaevine girdikten sonra geliştiğini paylaşan Tenzile, tedavisinin eksik yapıldığını, iki ayda bir hastaneye götürülmesi ve kan tahlillerinin alınması gerekirken bunların yapılmadığını da belirtti.  Tenzile, göstermelik olarak hastaneye götürüldüğünde de doktorların Hipokrat yeminine bağlı kalmadığını şu ifadelerle anlattı: “Hastaneye götürüldüğüm zaman jandarma benden önce doktorun yanına gidip ‘terörist’ olduğumu söylüyor. Bunun için de doktor negatif yaklaşarak Hipokrat yeminine yakışmayacak bir biçimde yaklaşıyor. Bunun yanı sıra hastaneden döndüğümüz vakitte ise tecrit koğuşunda kalıyoruz ve hem sosyal hem de psikolojik olarak yalnızlık çekiyoruz. Bunun için hastaneye gitmek bizim için daha kötü bir duruma sebep oluyor.”
 
Tecrit ve hücre cezası tehdidi
 
Devletin hasta tutsaklara karşı kendi kanunları düzleminde dahi davranmadığını ve Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) da taraflı kararlar aldığını söyleyen Tenzile, çok sayıda tutsağın cezası bitmesine rağmen infazlarının yakıldığını da aktardı. Tenzile cezaevinde bir tutsağın yaşadığı hak ihlaline dair de şunları paylaştı: “Geçen günlerde bir arkadaşımız yakınlarından biriyle görüşmek için telefon numarasını küçük bir kağıt parçasına yazıyor. Bu kağıt parçasının örgütsel bir materyal olduğu iddia edilerek disiplin soruşturması açılıp,  tecrit koğuşuna götürülüyor. Sürekli cezaevi yönetiminin keyfi tecrit ve hücre cezası tehditleri ile karşı karşıyayız.” 
 
Adalet Nöbetlerine duyarlılık çağrısı
 
Hasta ve infazları yakılan tutsakların serbest bırakılması ve cezaevinde artan hak ihlallerinin son bulması talebiyle Diyarbakır, Van, İzmir ve İstanbul’da sürdürülen Adalet Nöbetlerine de dikkat çeken Tenzile, “Bütün demokratik kamuoyunun sadece hasta tutsaklar nezdinde değil bütün siyasi tutsaklar konusunda daha büyük bir tepki göstermesi kanaatindeyim. Bütün siyasi tutsaklar düşman ceza politikaları sonucu şuan tutsak durumundadırlar. Bundan dolayı kamuoyunun bütün tutsakları sahiplenmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadeleri ile kamuoyunun daha duyarlı olması noktasında çağrıda bulundu.