41 yıl önce kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün akıbeti soruldu

  • 13:03 9 Nisan 2022
  • Güncel
İSTANBUL- Cumartesi Anneleri, 41 yıldır kayıp olan Nurettin Yedigöl’ün akıbetini sorarak, “Nurettin’in akıbeti karanlıkta bırakıldı, onu kaybedenler cezasızlıkla korundu. Kaç yıl geçerse geçsin Nurettin Yedigöl ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.
 
Kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, 889’uncu hafta eylemlerini de pandemi koşullarından kaynaklı online gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde 10 Nisan 1981 yılında evinden gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Nurettin Yedigöl’ün akıbeti sorularak, ailenin 41 yıldır beklediği adalete dikkat çekildi.
 
 ’41 yıldır kemik arıyoruz’
 
İlk olarak konuşan Nurettin Yedigöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, abisinin 10 Nisan 1981’den bu yana kayıp olduğunu hatırlattı. “Nurettin Yedigöl’ün kemiklerini ve mezarını verin” çağrısında bulunan Muzaffer, baba ve annesinin abisinin kemiklerini bulamadan yaşamlarını yitirdiklerini söyledi. Anne ve babasından mücadeleyi devraldığını belirten Muzaffer, kendisinden sonra da çocuklarının bunu sürdüreceğini vurguladı. Muzaffer, “41 yıldır mezar arıyoruz. 41 yıldır kemik arıyoruz. Abimin öldürüldüğünü kabul ettik. İşkencede yok edildiğini kabul ettik. Siz de kabul edin ve bize mezarını verin” sözleri ile yetkililere seslendi.
 
Zaman aşımı kılıfı
 
Ardından ailenin avukatı İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin söz aldı. Eren, Nurettin’in 41 yıldır kayıp olduğunu hatırlatarak, arkadaşları ile birlikte Siyasi şube tarafından gözaltına alındığını ifade etti. Nurettin’in işkence gördüğüne dair çok sayıda tanığın olduğunu söyleyen Eren, arkadaşlarının mahkemeye çıkarıldığını fakat Nurettin’in mahkemeye çıkarılmayarak o günden bu yana haber alamadıklarını belirtti. Eren, “İç hukukta hiç bir şey elde edemedik. Anayasa değişikliğinden sonra Kenan Evren ve diğer darbeciler ile ilgili dosya ayrıldı. O dosyada da zaman aşımından kaynaklı düşüm kararı verildi. Maalesef ki bugüne kadar hiçbir sonuç alınamadı. Nurettin Yedigöl davası da diğer gözaltında kaybedilen insanlarımız gibi zaman aşımı kılıfının içine sokularak kapatıldı. Hukuk her zaman olduğu gibi büyük bir hak ihlalinin kılıfı oldu” ifadelerini kullandı.
 
Zeycan ve İsmail Yedigöl’ün bıraktığı yerden…
 
Daha sonra 889’uncu hafta basın açıklamasını NurettinYedigöl’ün gözaltında kaybedildiğine şahitlik eden Cumartesi İnsanlarından Ümit Efe okudu. 889’uncu hafta eylemlerinde İsmail ve Zeycan Yedigöl’ün bıraktığı yerden Nurettin Yedigöl için adalet istediklerini ifade eden Ümit, Nurettin’in sosyalist kimliği ile tanındığını belirtti. Ümit, İstanbul’da yaşayan Nurettin hakkında 12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından yakalama kararı çıkarıldığını kaydederek, 10 Nisan 1981 tarihinde İdealtepe’de bir ev baskınında gözaltına alındığını hatırlattı.
 
Ağır işkencelere maruz kaldı
 
Ümit, Nurettin gözaltına alındıktan sonra yaşananları şu sözlerle aktardı: “İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Gayrettepe'deki ünlü işkence merkezi 1. Şube'ye götürüldü. Orada Honduras’ta işkence eğitimi alan K Gurubu tarafından sorgulandı. İfade vermeyi reddettiği için ağır işkenceye maruz kaldı. Çok sayıda kişi Nurettin ile aynı yerde tutulduklarını ve onun gözaltında işkence edilerek öldürüldüğüne tanık olduklarına dair savcılığa ifade verdi.  Ailesi; Emniyet Müdürlüğüne, Askerî Savcılığa, Sıkıyönetim Komutanlığına, Millî Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliğine, Cumhurbaşkanlığına ve Başbakanlığa başvurarak oğullarının akıbetinin açıklanmasını talep etti. Başvurdukları her yerde Nurettin’in gözaltına alındığı reddedildi.”
 
‘AYM hukuk teamüllerine sırtını döndü’
 
Nurettin’in gözaltında kaybedilmesi ile ilgili farklı tarihlerde yapılan suç duyuruları sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üç ayrı soruşturma yürütüldüğünü dile getiren Ümit, etkin soruşturma yürütülmediğinden kaynaklı “kovuşturmaya yer olmadığı”na dair karar verildiğini ve bu kararlara yapılan itirazların da reddedildiğini dile getirdi. Anne Zeycan Yedigöl’ün Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurduğu bilgisini veren Ümit, “AYM, 10 Aralık 2015 tarihli kararında; Devletin etkili soruşturma yükümlülüğünü, himayesi altındayken kaybolan kişinin nerede olduğunu ve akıbetini açıklamadığı sürece potansiyel olarak devam eder tespitinde bulundu. Ayrıca bu tür suçlamalarda yargılamanın zamanaşımına uğratılarak sonuçsuz bırakılmaması gerektiğine vurgu yaptı. AYM kendi tespitlerine, evrensel hukuka ve teamüllere sırtını dönerek ‘Başvurunun zaman bakımından yetkisizlik  nedeniyle kabul edilemez olduğuna’ karar verdi. Böylece, iç hukuk yollarını tamamen kapattı. Ülkesinde etkin başvuru yolu bulamayan Zeycan Yedigöl AİHM’e başvurdu” dedi.
 
41 yıldır sonuç yok!
 
Ümit, 41 yıllık süreçte ailenin tüm başvurularının sonuçsuz bırakıldığının altını çizerek, “Faillerin ve tanıkların isimleri belli olmasına rağmen etkili soruşturma yapılmadı. Nurettin’in akıbeti karanlıkta bırakıldı, onu kaybedenler cezasızlıkla korundu. Kaç yıl geçerse geçsin Nurettin Yedigöl ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 190 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.