Ankara’da HDP kongresi: Üçüncü yol ile yeni yaşam idealini gerçekleştireceğiz

  • 12:44 10 Nisan 2022
  • Güncel
 
ANKARA - HDP Ankara İl Örgütü’nün 4’üncü Olağan Kongresi'nde konuşan HDP Ankara İl Eşbaşkanı Pakize Sinemillioğlu, "Üçüncü yol çizgimizle bütün eşitsizlik ve sömürü biçimlerine, bütün egemenlik ilişkilerine son veren yeni bir yaşam idealini birlikte gerçekleştirebiliriz" dedi. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Örgütü, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde “Şimdi Kazanma Zamanı” şiarıyla 4’üncü Olağan Kongresi’ni gerçekleştiriyor. Kongre salonu HDP bayrakları ile donatıldı. Salona, Kürtçe, Zazaca ve Türkçe "Yoksuldan alıp zengine veriyorlar değiştireceğiz", "Şimdi kadın zamanı", "Şimdi gençlik zamanı", "Şimdi demokrasi zamanı", "Şimdi eşitlik zamanı", “Genç başladık genç başaracağız”, "Em nebin yek emê herin yek bi yek" yazılı pankartlar asıldı. 
 
Salonda ayrıca Kürt siyasetçi hasta tutsak Aysel Tuğluk’un fotoğrafının yer aldığı “Aysel Tuğluk Hafızamızdır, Hasta Tutsaklara Özgürlük”, Deniz Poyraz ve Garibe Gezer’in fotoğraflarının yer aldığı “Unutmadık, Unutturmayacağız”, tutsak siyasetçilerin fotoğraflarının yer aldığı “İçeride de dışarıda da direniyoruz, mutlaka kazanacağız” pankartları asıldı.
 
Kongre öncesi salona gelen yurttaşlar halaylarla kongrenin başlamasını beklerken, kadınlar giydikleri ulusal kıyafetlerle renkli görüntüler oluşturdu. Kongreye gelen birçok kişi de çocuklarıyla beraber katıldı.
 
Kongreye katılan parti ve kurumlar
 
Kongreye Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Halkevleri, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Emekli Sen, 10 Ekim Aileleri, Barış Vakfı, Devrimci 78’liler Federasyonu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube ve Genel Merkez yöneticileri, 78’liler Girişimi, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) temsilcileri katıldı.
 
Kongrede divana Emirali Türkmen, Nebahat Çalpan, Aşkın Kızılarslan, Hakkı Zengin, Gülistan Özgan seçildi. Kongre saygı duruşu ile başlarken, “Şehîd namirin” sloganları atıldı.
 
‘HDP yaşayan tüm halkların mücadelesini ortaklaştırdı’
 
Kongrede konuşan HDP Ankara İl Eşbaşkanı Pakize Sinemillioğlu salonda bulunan herkesi selamlayarak sözlerine başladı. Pakize, “HDP kurulduğu günden beri ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, hayatın her alanında eşitlik talep eden kadınların, emek sömürüsüne karşı direnen işçilerin, eşit, parasız anadilde eğitim talep eden öğrencilerin, sağlıkta şiddetin son bulması için uğraşan sağlık emekçilerinin, doğanın talan edilmesine karşı direnen ekoloji mücadelesinin, demokratik-özerk üniversitelerde bilim üretmek isteyen akademisyenlerin, eşit-özgür-barışçıl bir yaşam kurmak isteyen Kürtlerin, Arapların, Ermenilerin, Çerkezlerin, Süryanilerin, Êzidîlerin, Rumların, Türklerin, ezcümle bu coğrafyada yaşayan tüm halkların mücadelesini ortaklaştırdı. Ve bu bütüncül mücadeleyi her gün biraz daha genişletti” şeklinde konuştu.
 
Üçüncü yol vurgusu
 
Üçüncü yol çizgisine dikkat çeken Pakize, “İktidar; antidemokratik yönetim anlayışı ve koltuğunu korumanın yegâne aracı olarak gördüğü savaş politikalarıyla halkları açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm etmek istiyor. Kapitalist sermaye egemenliğine dayalı, tekçi ulus devlet anlayışı değişmeden; özgürlüğe, refaha ve barışa kavuşmak mümkün değildir. HDP'yi egemen güçlerden ayıran ve ezilenlerin tarihsel ittifakını benimseyen 3. yol çizgisi, bu kurulu düzeni değiştirmek için güçlü bir alternatiftir. Üçüncü yol çizgimizle bütün eşitsizlik ve sömürü biçimlerine, bütün egemenlik ilişkilerine son veren yeni bir yaşam idealini birlikte gerçekleştirebiliriz. 2019 yerel seçimlerinde batıdaki büyük şehirlerde AKP-MHP ittifakının yaşadığı kayıp aslında gelecek seçimlerde yaşamaları muhtemel hezimetin habercisi olmuştur. Bu sonucun ortaya çıkmasında HDP'nin 3. yol siyaseti çok önemli bir rol oynamıştır. Ezilen sınıflar, ezilen inançlar, ayrımcılığa uğrayan kimlikler, dışlananlar, haksızlığa, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe uğrayan bu 3. yol siyasetimizin öznesidir. Bu bağlamda bütün bu sosyo-politik güçlerin bir araya gelmesiyle oluşturacağımız demokrasi ittifakıyla, mahallelerde, fabrikalarda, tarlalarda, üniversitelerde, şantiyelerde, plazalarda, hayatın her alanında mücadele yürüterek demokratik halk iktidarını kuracağız" şeklinde konuştu.
 
‘Onurlu barışı bu topraklara getireceğiz’
 
Kurulduğu günden beri HDP’ye yönelik gerçekleşen saldırılara dikkat çeken Pakize, HDP'ye yönelik kapatma davası ve devam eden Kobanê Davasına da değindi.10 Ekim Katliamının 78'inci ayında yaşamını yitirenleri anan Pakize, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. İzmir il Binasında katledilen Deniz Poyraz yoldaşımız için, cezaevinde yaşamını yitiren Garibe Gezer için, İstanbul Sözleşmesi'ni hayata geçirmek için, Suruç’ta 10 Ekim’de yaşamını yitiren yoldaşlarımız için ve onurlu barışı bu topraklara getirmek için mücadele edeceğiz. Ve and olsun ki onurlu barışı bu topraklara getireceğiz. Başta Aysel Tuğluk olmak üzere tüm hasta tutsaklara selam olsun. Cezaevlerinde baskı ve zulüm politikalarına karşı direnen tutsaklara selam olsun.  Jin, jiyan, azadi. Susmadık susmayacağız, korkmadık korkmayacağız, itaat etmedik etmeyeceğiz.”  
 
‘Direnen siyasi tutsakların mücadelesini yükselteceğiz’
 
Cezaevinde tutulan hasta tutsaklara ve siyasetçilere dikkat çeken Pakize, “Düşman hukukunun tezahürü olarak cezaevlerinde tutulan başta Aysel Tuğluk olmak üzere tüm hasta mahpuslara bin selam olsun. Cezaevlerinde tecrit, baskı ve zulüm politikalarına karşı direnen siyasi tutsakların mücadelesini yükselteceğimizin sözünü veriyoruz. Hasta mahpusları ve siyasi rehineleri serbest bırakın!” dedi.
 
Pakize’nin konuşmasının ardından salonda ışıklar kapatılarak Aysel Tuğluk’un pankartı açıldı ve kitle hep bir ağızdan “Hasta tutsaklara özgürlük”, “Bij berxwedana zindanan” sloganları atıldı.
 
'Mücaedelemizi sürdüreceğiz' 
 
Ardından HDP Ankara İl Eşbaşkanı Vezir Coşkun Parlak, söz aldı. Deniz Poyraz şahsında katledilenleri anarak konuşmasına başlayan Vezir, "On binlerce siyasi tutuklu cezaevlerinde tutuluyor. Onlar nasıl ki iktidarın baskıcı politikalarına baş eğmediyse, cezaevlerinde de baskılara boyun eğmiyorlar. Tutuklu siyasetçiler cezaevlerinden çıkana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye belirtti.
 
‘Özgür Kürdistan demokratik Türkiye’
 
Üçüncü yol siyasetiyle özgürlük ve barış üzerindeki tecridi kıracaklarını dile getiren Vezir, “Özgür Kürdistan ve demokratik Türkiye bizim mücadelemizle sağlanabilir. Güney Kürdistan’daki siyasi partilere de sesleniyoruz sesinizi kirli politikalara karşı çıkarın, kirli politikalara alet olmayın” ifadelerini kullandı.Vezir, Deniz Poyraz ve Aysel Tuğluk pankartlarının polisler tarafın içeri hukuksuz bir şekilde alınmadığını belirterek, “Onlar bilsin ki Aysel Tuğluk da, Selahattin Demirtaş da, Figen Yüksekdağ da biziz. Siz gidiyorsunuz biz geliyoruz” dedi.
 
‘HDP halktır, halk burada’
 
Ardından konuşan HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, kitleyi Kürtçe ve Türkçe selamladı. Ankara’da hissedilen baskı atmosfeine değinen Filiz, “Ankara demek polislerin engellenmesiyle sürekli karşı karşıya kalmak demektir. Her türlü zorluğa, baskıya, engellemeye rağmen boyun eğmeyen bir il örgütümüz var. Bizim, yoksulu daha yoksul eden 5’li, 10’lu çetelerimiz yok. Zeytinliklere, ormanlara giren dozerlerimiz yok. Çocuk istismarlarını, kadın katliamcılarını aklayan yargımız yok. Bizim yasaklarımız, panzerlerimiz, hapishanelerimiz yok. Bizim haklara düşmanlığımız yok. Yoksulluğa, haksızlığa, adaletsizliğe karşı büyük bir mücadelemiz var. Bizim kendimizin olmasa bile zeytinliklere, ormanlara sevgimiz var. Merhaba, serçava diyen, serkeftin diyen halkımız var. Kandıra Cezaevi’nden Figen Yüksekdağ, Sebahat, Gültan, Sincan’dan Günay Kubilay, İdris Baluken, Edirne’den Selçuk Mızraklı, Selahattin Demirtaş duyuyor mu? Ankara’nın sesini onlara çok daha güçlü duyuralım. HDP halktır, halk burada" diye konuştu. 
 
‘İktidarı göndermek için ahdettik, and içtik’
 
HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar  ise Türkiye’de halkların inandırıcı bir seçenek istediğini belirterek, “Sadece kuru kağıtlarla boş mesajlarla ne iktidar kolay kolay gider ne de düzen değişir. İktidarı göndermek için ahdettik, and içtik. Bunun yolu halklara gerçek bir alternatif sunmaktan geçer. Bizler HDP olarak demokrasi ittifakını, halklar için gerçek alternatif haline getirmeye çalışıyoruz. Biliyoruz ki 20 iktidarda kalan hiçbir güç bu nimetleri bırakmak istemez. Arkasında koca bir suç sicili vardır, ondan korkar. Hem nimetleri bırakmak istemez hem de kaybetme korku yerini sarar” dedi.
 
‘Kürt sorununda çözüm için büyük barışı gerçekleştirme borcumuz var’
 
Ekmek ve özgürlük mücadelesini birleştirmek zorunda olduklarının altını çizen Mithat, “Özgürlük olmadan ekmek, ekmek olmadan özgürlük olmaz. İşte o nedenle inançlara, halklara, özgürlük, emekçiye onurlu yaşam mücadelesi mutlaka buluşmak zorundadır. Ekmek ve özgürlük mücadelesini buluşturacağız, bütünleştireceğiz. Demokrasi olmadan sosyal adalet de olmaz. O nedenle diyoruz ki sosyal adalet mücadelesini demokrasi mücadelesi ile bütünleştireceğiz. Ekmek, özgürlük, sosyal adalet ve demokrasi işte bunların üzerine kuracağımız şeyin adı da büyük barıştır. Büyük barıştır. Bu barışı bu ülkede borçlu olduğumuz milyonlar var. En başta Ankara’da 10 Ekim’de katledilen o güzel insanlara borcumuz var. Onlara bu borcumuzu ödemek, Kürt sorununda demokratik çözüm ve bunun üzerine inşa edilecek büyük barışı gerçekleştirme borcumuz var” şeklinde konuştu.
 
‘8 Mart Newroz’la buluştu şimdi 1 Mayıs’a akacak’
 
8 Mart’ta kadın mücadelesinin görkemli şölenlerini, kararlığını gördüklerini belirten Mithat, “Yolumuz açan o güçlü yürüyüşü hep birlikte yaşadık. Ardından Newroz geldi. Newroz’da milyonlar meydanları doldurdu. Newroz’da milyonların bir araya gelmesinde asıl meselenin ne olduğunu anlamayanlar bir kez daha dinlesinler. 8 Mart'tan Newroz’a özgürlük, eşitlik, adalet, barış iradesi geliyor. Newroz’da meydanlar irademizi asla terk etmeyiz, boynumuzu eğmeyiz, yürüyüşümüzden vaz geçmeyiz dediler. Kürt sorununda demokratik çözüm ve barış için ne gerekiyorsa yapacağız, bu hedeften bir milim şaşmayacağız dediler. Şimdi önümüzde 1 Mayıs var. 8 Mart, Newroz’la buluştu, Newroz’da buluşan o büyük dereler şimdi 1 Mayıs’a akacak. İşte ekmek ve özgürlük, adalet ve demokrasi dediğimiz şey bu” şeklinde konuştu. 
 
Mithat’ı konuşmasının ardından HDP Ankara İl Örgütünün faaliyet raporları okundu. Ardından ise oylamaya geçildi.Tek liste ile girilen seçimde HDP Ankara İl Eşbaşkanlığı'na Pakize Sinemillioğlu ile Vezir Parlak seçildi. Kongre eşbaşkanların açıklanmasının ardından sona erdi.