Gülcihan Şimşek: ATK raporları ideolojik raporlara dönüştü
- 09:01 15 Nisan 2022
- Güncel
DİYARBAKIR - Cezaevlerinde artan ihlaller, tutsakların yaşamını yitirmesi ve hasta tutsakların tahliye edilmemesine ilişkin konuşan HDP Kadın Meclisi üyesi Gülcihan Şimşek, hasta tutsakların serbest bırakılması için uygun koşulların yaratılması gerektiğini kaydetti.
Türkiye ve bölge cezaevlerinde tutsaklara yönelik hak ihlallerine her geçen gün yenisi ekleniyor. Hasta tutsakların cezaevinde tedavisi yapılmazken, durumu ağır olan hasta tutsaklar için ise ATK tarafından "Cezaevinde kalabilir" raporları verilerek, hak ihlallerinin altına imza atılıyor. Öte yandan tutsak yakınları her ne kadar hasta tutsakların serbest bırakılmasını talep etse de, yetkililer bu durum karşısındaki sessizliğini korumayı sürdürüyor.
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve hasta tutsakların durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi üyesi Gülcihan Şimşek, tutsakların içerisinde bulundukları koşulların insan haklarına ve Türkiye’nin yapmış olduğu sözleşmelere uygun olmadığını belirterek, hasta tutsakların ve siyasetçilerin serbest bırakılması için uygun koşulların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
‘Haksızlıklar ve hukuksuzluklar arttı’
Cezaevlerinde tutsakların zor koşullar altında tutulduğuna dikkat çeken Gülcihan, Türkiye’de kanayan yaralardan birinin de cezaevi sorunları olduğunu dile getirdi. Gülcihan, “Şu anda binlerce tutsağın çok zor koşullarda cezaevinde tutulduğunu biliyoruz. Tabi ki cezaevi koşulları denildiğinde topyekûn değerlendirmek yerine ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Yapılan çıplak aramadan tutalım, ihtiyaçları olan sıcak su gibi temel ihtiyaçlarına ulaşma durumuna bakmak lazım. Özellikle haksızlıkların ve hukuksuzlukların son dönemlerde arttığını biliyoruz. 2020'den bu yana verilen raporlarla hasta tutsakların durumu gündemde. İnsan Hakları Derneği, TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun birebir gidip gördüğü ve sorunları tespit ettiği raporlar söz konusu. Son zamanlarda hasta tutsakların tedavi edilmesi için hastaneye ne şekilde götürüldüklerini ve pandemi gerekçe gösterilerek zor koşullar altında nasıl tedavi edildiklerini biliyoruz. Yine diğer taraftan tedavi edilmeye götürülüp getirildikten sonra tek hücrelere konulması ve orada yaşamaya çalışmaları hem maddi anlamda hem de manevi anlamda bir zorlanmayı ortaya koyuyor" dedi.
‘Her birimiz duyarlı olmalı ve dikkat çekmeliyiz’
Tedavi edilmek amacıyla hastaneye götürülen tutsakların cezaevine getirilip tek hücreye konulmasının bir şiddet yöntemi olduğunu ifade eden Gülcihan, aynı zamanda cezaevinde tutsakların hakkını ihlal eden bir tecrit uygulamasının söz konusu olduğunu kaydetti. Tüm bu yaşananlarla beraber cezaevlerinde ölüm oranlarının arttığını dile getiren Gülcihan, "Bu ölümler hem hastalıklardan hem de bulundukları yerin koşullarından kaynaklı oluşan psikolojik sorunlardan dolayı yaşanıyor. İHD’nin son verilerinde bin 600’ün üzerinde hasta tutsağın ve acil bırakılması gereken 600’e yakın tutsağın olduğu verisi öylesine söylenmiş bir veri değildir. O yüzden bu konuda her birimizin duyarlı olması ve dikkat çekmesi gerekiyor" diye belirtti.
‘Garibe’nin maruz kaldığı ihlaller durumu ortaya koyuyor’
Cezaevinde tutsaklara uygulanan işkence ve baskılara işaret eden Gülcihan, “En son Garibe Gezer'in maruz kaldıklarına baktığımızda o koşulların Garibe'nin şu anda hayatta olmamasına neden olduğunu da gördük. Garibe'nin tek hücreye alınması, süngerli odada şiddete maruz bırakılması, tecavüze uğraması ve bunların sonucunda bir ölümün yaşanması cezaevlerinin durumunu ortaya koymuş oluyor. Garirbe’ye dönük yaşanan baskı, tecavüz, ihlaller aslında bir bütünen tüm tutsakların yaşadıklarının en net örneği olarak karşımızda duruyor” sözlerine yer verdi.
‘Tutsakların cezaevinde iyileştirilme imkanı yok’
Gülcihan, ATK tarafından tutsaklara verilen raporların Adalet Bakanlığı ve cezaevi yönetimi tarafından ayrı ayrı değerlendirildiğini kaydederek, hasta tutsakların cezaevinden çıkarılıp çıkarılmamasının bunun üzerinden belirlendiğini sözlerine ekledi. Hasta tutsakların cezaevinde iyileştirilme imkânlarının olmadığının altını çizen Gülcihan, "Cezaevinde bir revir doktoru vardır. O revir doktoruna götürüldüğünüzde sizi kapsamlı bir hastaneye götürülme koşulu sağlanmıyor. Türkiye’de demokratik siyasetin öncülüğünü yapmış olan Aysel Tuğluk arkadaşımızın yaşadığı sorunları görmek lazım. Yaşamış oldukları halkın vicdanında kabul edilmeyecek bir durumdur. Aysel’in herhangi bir cezai durumu olmamasına rağmen serbest bırakılmıyor. Bu konuda duyarlı olan her insan Aysel’e güç vermeli” diye konuştu.







