Hasta tutsak için 'ihmal yok' savunması

  • 13:54 16 Nisan 2022
  • Güncel
ANKARA -  Elleri kelepçeli bir şekilde hastaneye götürülen 83 yaşındaki ağır hasta tutsak Mehmet Emin Özkan için, Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, "çağdaş infaz anlayışı" kapsamında gerekli tedbirlerin alındığını ve şimdiye dek yapılan muayene ve tedavilerine bakıldığında bir ihmalin olmadığını iddia etti.
 
Halkların Demokratik Partisi'nden (HDP) 55 milletvekili, 25 yıldır cezaevinde tutulan ağır hasta tutsak Mehmet Emin Özkan’ın 28 Mayıs 2021'de cezaevinden hastaneye elleri kelepçeli olarak götürülmesini ve tedavisi esnasında yatağa kelepçelenmesini Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na sundukları başvuru ile Meclis gündemine taşımıştı. 
 
Cevap tebliğ edildi
 
Komisyon, başvuruya ilişkin Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevap yazısını milletvekilleri Dirayet Dilan Taşdemir, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Dersim Dağ, Ali Kenanoğlu, Murat Çepni, Garo Paylan, Remziye Tosun, Sait Dede, Fatma Kurtulan, Ömer Öcalan, Pero Dündar, Gülistan Kılıç Koçyiğit, Hüseyin Kaçmaz ve Erol Katırcıoğlu’na tebliğ etti.
 
İhmal yokmuş!
 
HDP ise cevap niteliğindeki yazıya dair yaptığı açıklamada, yazının başvurudaki talepler açısından bir cevap niteliği taşımadığını vurguladı. Açıklamada, “Hukuka aykırı bir biçimde Diyarbakır D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan Mehmet Emin Özkan’ın 302 kez kurum revirinde 375 kez hastanede tedavi altına alındığını bir iyi niyet göstergesi olarak sunmaktadır. İleri yaşına rağmen yıllardır hapishanenin olağanüstü koşullarında yeme, içme giyinme, banyo, tıraş, wc gibi temel ihtiyaçlarını tek başına gideremeyen mahpus için Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, çağdaş infaz anlayışı kapsamında gerekli tedbirlerin alındığını ve şimdiye dek yapılan muayene ve tedavilerine bakıldığında bir ihmalin olmadığını iddia etmiştir" ifadeleri yer aldı. 
 
Hastane raporuna atıf yapıldı
 
Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün cevabında, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 22 Haziran 2021 tarihli raporuna atıf yaparak Mehmet Emin Özkan’ın nöropsikolojik testlerinde motor emirleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen kimlik bilgileri dahil tüm sorulara "bilmiyorum" şeklinde cevap verdiği belirtildiği kaydedilen açıklamada, "Ayrıca raporda kişi hakkında yeterli kanaat oluşmadığından söz edildi ve R Tipi (rehabilitasyon) hapishanesine sevk edilmesi önerildi. Kurulun bu raporu mahpusa bildirildiği ve fakat hem mahpusun hem de avukatının bu öneriyi gerek yol mesafesinden, gerekse de orada kendisine refakat edecek biri olmadığı gerekçesiyle reddettiği açıklamıştır" bilgileri yer aldı.
 
Ret gerekçesiyle ilgilenilmedi
 
Açıklamanın devamında gelen cevaba ilişkin şu bilgilere yer verildi: "Adalet Bakanlığı’na bağlı Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Özkan'ın R Tipi hapishane önerisini, kendisine orada refakat edecek biri olmadığı gerekçesiyle reddetmesi ile ilgilenmemiş, sadece 'Bu öneriyi sunduk ve kabul edilmedi' demiştir. Nitekim bahsi geçen hastane heyet raporunda mahpusun sorulanlara ‘bilmiyorum’ demesi Müdürlükçe yeterli bir veri olarak ele alınmış, mahpusun iyi olduğu kanaatine varılmıştır.
 
Ellerin kelepçelenmesi doktor takdirinde
 
Yapılan başvurularda, 'Mahpusun içinde bulunduğu ağır hak ihlalinin sonlandırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmelidir' denilmişse de, bu konuda bir adım atılmadığı gelen cevap yazısından anlaşılmaktadır. İletilen cevap yazısından mahpusun Adli Tıp Kurumu’na yeniden sevk edildiği ve işlemlerinin devam ettiği belirtilmiştir. Yine vekillerimizin yapmış olduğu başvuruda sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine hastaneye elleri önden kelepçeli olarak götürülen Mehmet Emin Özkan’ın ayakta durmakta zorlandığı, tedavi esnasında da yatağa kelepçelendiği bilgisi aktarılmıştır. Konuya dair verilen cevap ise ellerin kelepçelenmesindeki takdirin doktor ve jandarmada olabileceği, bu konuda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün bir yetkisinin olmadığı yönündedir.  
 
Başvuruya 'talimat' yorumu
 
Ayrıca gelen yazıda Anayasa’nın Yargı Yetkisi başlıklı 9. Maddesi hatırlatılmış hiçbir organın mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı belirtilmiştir. Ancak yapılan başvurular bir talimat talebi olmayıp, yaşam hakkı bağlamında ele alınması gerekli 83 yaşındaki ve yüzde 87 vücut fonksiyon kaybı olan hasta bir mahpusun tedavi hakkı için infazının ertelenerek yaşamını görece daha iyi koşullarda geçirebilmesi adına yapılmıştır."