Diyarbakır’daki STK’lardan cezaevi çağrısı

  • 13:57 22 Nisan 2022
  • Güncel
 
DİYARBAKIR - Diyarbakır’da bulunan STK’lar cezaevlerine ilişkin yaptığı açıklamada, ihlallerin faili olan kamu görevlilerin yargılanması ve ihlallerin son bulması için herkesi sorumluluk almaya çağırdı.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi öncülüğünde Diyarbakır'da bulunan Sivil Toplum Kuruluşları (STK) cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi. "Hapishanelerde hak ihlalleri ve keyfi uygulamalar son bulsun" pankartının açıldığı açıklamaya Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi, Barış Anneleri Diyarbakır Meclisi, Diyarbakır Barosu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Diyarbakır İl Koordinasyonu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Diyarbakır Şubeler Platformu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği, Diyarbakır Tabip Odası, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)  Diyarbakır Bölge Şubeleri ve Rosa Kadın Derneği katıldı.
 
Basın metnini kurumlar adına İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Zeytun okudu.
 
‘Tutsakların sayısı her geçen gün artmakta’
 
Türkiye cezaevlerinde tutsak sayısının her geçen gün arttığına dikkat çekilen açıklamada bu artışın cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin yaşanmasına neden olduğunu söyledi. Bu durumun çözüm gücünü zorladığına vurgu yapılan açıklamada “Türkiye’de hapishaneler, başta muhalifler olmak üzere siyasi iktidar tarafından ‘tehlikeli’ olarak değerlendirilen insanların tutulduğu mekânlar haline gelmiştir. İşkence, insanlık dışı ve kötü muamele, yalnızca politik mahpuslara değil; insanlık onuruna aykırı tutulma halini reddeden adli mahpuslara karşı da bir yöntem olarak uygulanmaktadır. Hapishanelerde ‘insanca’ yaşamı sağlamak için getirilmiş ‘asgari standart’ kurallar vardır, Özgürlüğünden yoksun bırakılan herkese, insan haklarının gerektirdiği gibi saygılı davranılmalıdır” denildi. 
 
‘Etkin soruşturma yürütülmelidir’
 
“Hapsetmenin, başlıca ceza infaz yöntemi olarak varlığını koruduğu ve mahpus sayısının her yıl arttığı Türkiye’de hapishanelerin insan hakları ve uluslararası standartlar ile olabildiğince uyumlu hale getirilmesi gerekir” denilen açıklamada tutsaklara zalimane bir şekilde yaklaşıldığının altı çizildi. Açıklamada “Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Hapishanesinde kalan mahpuslara ceza infaz kurumu görevlilerince işkence ettikleri iddia edilmiş ve bu işkence nedeni ile Ferhan Yılmaz adlı mahpus yaşamını yitirdiği ifade edilmiştir. İhlallere ilişkin adli ve idari makamlarca, yaşam hakkının ihlal edilmesi ve işkence yasağına aykırı eylemler nedeni ile kamu görevlileri hakkında etkin bir soruşturma yürütülmelidir” ifadeleri yer aldı. 
 
‘Yargının tutumu beklentilerin uzağındadır’
 
Silivri’de Ferhan Yılmaz isimli tutuklunun işkence sonucu katledilmesi ve çok sayıda tutuklunun intihara sürüklenmesine dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi: “Silivri Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklama, iddiaların araştırılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması yönündeki beklentilerin uzağındadır. Bu açıklama ile savcılık makamı, soruşturma işlemleri henüz tamamlanmadan, iddialar hakkında yürütülen soruşturma konusunda isteksizliğini, hareketsizliğini ortaya koymaktadır. Bu da Türkiye’de politika halini alan cezasızlığı, bu politika ile sorumluları ortaya çıkaracak şekilde yeterli ve etkin soruşturma yürütülmesinin sağlanmayacağını göstermektedir.”
 
‘Mekanizmalar işletilmelidir’
 
İnsan hakları savunucularının yaşanan hak ihlalleri karşısında mücadeleye devam edileceğine vurgu yapılan açıklamada “Hapishanelerde mahpuslara yönelik işkence ve kötü muamele uygulamalarından derhal vazgeçilmeli; hukuka aykırı fiiller gerçekleştiren kamu görevlileri hakkında etkin soruşturma mekanizmaları işletilmelidir. Bizler aşağıda isimleri belirtilen kurumlar olarak bu ihlallerin takipçisi olacağımızı belirtiyor,  yaşanan hak ihlallerin bir an evvel sonlandırılması için herkesi sorumlu olmaya davet ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.