689’uncu hafta eyleminde kaybedilen ve katledilen çocuklara dikkat çekildi

  • 13:39 23 Nisan 2022
  • Güncel
DİYARBAKIR - Kayıp yakınları bu hafta 23 Nisan vesilesi ile gözaltında kaybedilen, faili meçhul ve faili belli cinayetlerde hayatını kaybeden çocuklara dikkat çekti.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır şubesi “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle 689’uncu kez Koşuyolu Parkı’ndaki yaşam anıtı önünde bir araya geldi. Eyleme İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Zeytun, kayıp yakınları ve sivil toplum örgütleri katıldı.
 
Açıklamayı İHD Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Çocuk Hakları Komisyonu üyesi Neriman Dinçkan okudu.  
 
‘Adalet ancak hatırlamakla mümkün olabilir’
 
Çocuklar için adalet; umut, iyilik ve dayanışmanın ancak “hatırlamakla” mümkün olabileceğini belirten Neriman, 90’lı yıllardan günümüze devletin şiddet politikaları sonucu çocuklara yönelik ağır hak ihlalleri yaşandığını kaydetti. Neriman, “Çocuklara yönelik her hak ihlalinde failler cezasızlık politikalarıyla aklanmaya çalışılmıştır. Hatta kimileri bu suçlardan dolayı devlet kademelerinde görev verilerek adeta ödüllendirilmiştir. Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve iç mevzuatında yer verdiği Çocuk Koruma Kanunu ile çocukların yaşam hakkının korunmasını güvence altına alınmıştır. Çocukların korunması ve haklarının güvence altına alınması devletlerin asli görevlerindendir” dedi.
 
‘En az 27 çocuk yaşam hakkını devlet şiddeti sonucu kaybetti’ 
 
Çoğunluğu 90’lı yıllarda olmak üzere en az 27 çocuğun yaşam hakkının, devlet şiddeti sonucunda ve gözaltında zorla kaybetme yöntemiyle ellerinden alındığını vurgulayan Neriman, hayatını kaybeden çocukların isimlerini şöyle belitti, “Dersim’in Mirik Mezrası'nda ailesiyle birlikte 3 yaşındaki Dilek Serin, Hozat’ta 15 yaşındaki Ahmet Akbaş, Mardin Dargeçit’te 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, Kızıltepe’de 16 yaşındaki Mahmut Abak, Nusaybin’de 16 yaşındaki Faruk Aksan, Şırnak’ta 15 yaşındaki Ahmet Sanır, Uludere’de 12 yaşındaki İlyas Diril, 16 yaşındaki Zeki Diril, Silopi’de 17 yaşındaki Deham Güney, 14 yaşındaki Ahmet Dansık, Cizre’de 16 yaşındaki Yahya Akman, 12 yaşındaki Abdulazizi Gaysak, Hakkari’de 16 yaşındaki Lokman Kaya, Yüksekova’da 13 yaşındaki Münir Sarıtaş, Diyarbakır’da 14 yaşındaki Nuri Dayan, Lice’de 14 yaşındaki Metin Budak, 15 yaşındaki Servet İpek, 15 yaşındaki Çayan Çiçek, Kulp’ta 12 yaşındaki Ümit Taş, Silvan’da 16 yaşındaki Zeki Akyıldız, Bismil’de 17 yaşındaki Sabah Oruç,  Bingöl’de 16 yaşındaki Orhan Yakar, Batman’da 15 yaşındaki Fatih Kaya, 17 yaşındaki Yılmaz Gümüş ve Mehmet Şirin Maltu gözaltında kaybedilmişlerdir.”
 
‘Yaşam hakkı ihlallerinde cezasızlık politikası var’
 
“Devlet, bu çocukların gözaltına alınarak kaybedildiğini hiçbir zaman kabul etmedi” diyen Neriman, 2000’li yıllardan itibaren ise, kolluk şiddeti neticesinde çocuklara yönelik yaşam hakkı ihlali ve cezasızlık politikasının daha görünür şekilde devam ettiğine işaret etti. Neriman, “2004 yılında Mardin Kızıltepe’de evinin önünde babasıyla birlikte 12 yaşındaki Uğur Kaymaz katledildi.  30 Mart 2006 yılında gaz fişeğinin vücuduna isabet etmesi sonucu Enes Ata yaşamını yitirdi. 29 Mart 2006 yılında evinin balkonunda dışarıyı izlerken kolluk kuvvetlerinin açtığı ateş sonucu Abdullah Duran katledildi. 2009 yılında Lice’de karakoldan atılan havan mermisiyle Ceylan Önkol katledildi. 11 Mart 2014 yılında evinden çıkıp ekmek almaya giderken polis kurşunuyla Berkin Elvan yaşamını yitirdi. 12 Ekim 2015 tarihinde Diyarbakır Sur ilçesinde evinin bulunduğu sokakta Kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu Helin Hasret Şen katledildi” şeklinde konuştu.
 
‘Son on yılda 228 çocuk yaşamını yitirdi’
 
Neriman konuşmasının devamında, “Şubemizin 2010 ve 2021 yılları arasında gerçekleşen, Çocuk Yaşam Hakkı İhlali Raporu’nda kolluk güçleri tarafından açılan ateş sonucu 73, zırhlı araç çarpması sonucu 18, mayın-serbest bırakılan patlayıcı sonucu 39 çocuk olmak üzere, en az 228 çocuğun yaşamını yitirdiği tespit edilmiştir. Çocuklarımızın akıbetleri karanlıkta bırakıldı, failleri cezasızlık politikalarıyla bugüne kadar hep korundu. Bizler kayıp yakınları ve hak savunucuları olarak kaç yıl geçerse geçsin çocuklarımız için, faillerin adalet önüne çıkarılıp yargılanması için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Biz, hakikat adına, adalet adına, vicdan adına bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.