Avukat Ekin Yeter: Türkiye İmralı’da suç işliyor
- 16:29 24 Nisan 2022
- Güncel
VAN - HDP Gençlik Meclisi’nin tecrit konulu panelinde konuşan ÖHD Temsilcisi Ekin Yeter, İmralı’da geliştirilen tecrit politikasının ne iç ne de uluslararası mevzuatta bir karşılığının olmadığını belirterek, "Türkiye suç işliyor" dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Gençlik Meclisi, PKK Lider Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin partinin il binası bahçesinde panel düzenledi. Panelin yapıldığı alanda “Tecrit insanlık suçudur”, “Bîjî berxwedana zindanan” pankartı asıldı. Moderatörlüğünü HDP Gençlik Meclisi üyesi Sinem Çetin’in yaptığı panele, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Temsilcisi Ekin Yeter, İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şube Başkanı Mehmet Karataş ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Temsilcisi Sevim Çiçek konuşmacı olarak katıldı. Panele yüzlerce yurttaş da izleyici olarak katıldı.
‘Türkiye kendi yasalarını rafa kaldırdı’
Panelde konuşan ÖHD Temsilicisi Ekin Yeter, Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin yasal karşılığının olmadığını dile getirdi. İmralı’da başlayan tecridin tüm topluma sirayet ettiğini belirten Ekin, “İmralı Cezaevi özel olarak tasarlanmıştır ve bu özel uygulama 23 yıldır devam ediyor. Dönem dönem Öcalan'a uygulanan tecrit politikası yumuşarken, bazı dönemlerde ise ağır bir tecrit söz konusu oluyor. 2011 yılından bu yana maalesef İmralı'da Abdullah Öcalan’a mutlak bir tecrit uygulanmaktadır. Asrın Hukuk Bürosu’nun yaptığı tüm başvurular yanıtsız bırakılmaktadır. Türkiye maalesef kendi infaz kanunlarını rafa kaldırmış. İmralı’da başlayan ve diğer cezaevlerinde sirayet eden tecrit politikası gün gittikçe derinleşiyor. Bir yılı aşkındır Öcalan, ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmüyor. Geliştirilen tecrit politikasının ne iç hukukta ne de uluslararası mevzuatta herhangi bir karşılığı yoktur. Hiçbir hükümlünün hiçbir koşulda hakları gasp edilmez. Maalesef Türkiye bunu yapmaya devam ediyor ve suç işliyor” şeklinde konuştu.
İletişim hakkının ihlali
Cezaevlerinde tutsakların çok sayıda hak ihlaline maruz kaldığını söyleyen İHD Van Şube Başkanı Mehmet Karataş da, ihlallere karşı yasal düzenlemelere değindi. Mehmet, “Ceza İnfaz Kanunu’nda şu yazılmaktadır; hiçbir ceza insan onur ve haysiyetine aykırı bir şekilde infaz edilemez. Ancak gelinen noktada tamamen kanun ihlal edilmektedir. 2015 yılında bu yana cezaevlerinde yaptığımızı ziyaretler ve bize gelen başvurularda en sık karşılaştığımız hak ihlallerinden birisi gazete, dergi ve kitap hakkının engellenmesidir. Bunlar keyfi ve gerekçesiz bir şekilde cezaevleri yönetimleri tarafından reddedilmektedir. Anayasa Mahkemesi emsal kararlarından birinde ‘gerekçesiz ve keyfi olarak abone olunan, parası ödenen ve satın alınan süreli yayınların verilmemesi ifade özgürlüğünün ihlali anlamındadır’ demiştir” ifadelerini kullandı.
Sağlık hakkına erişim
Cezaevlerinde tutsakların sağlığa erişemediğine dikkat çeken TİHV Temsilcisi Sevim Çiçek de, şunları söyledi: “En önemlisi cezaevlerinde tutukluların koşullarına bakmak gerekiyor. Cezaevlerinde kapasitelerinin üzerinde inanılmaz bir nüfus yoğunluğu var. Tutuklular koğuşlarda yatak bulamıyorlar. Bir diğer boyut ise iktidar salgını bir fırsata çevirdi, her şeye güvenlik mantığıyla yaklaşıyor. Siyasal iktidar salgınla birlikte cezaevlerini bir işkence alanına dönüştürdü. Zaten tutukluların kısıtlı olan hakları salgınla birlikte ortadan kaldırıldı. Bu zaman diliminde en fazla sağlık hakkı gasp edildi. Yani tutuklular koğuşlara sıkıştırılmış ve hakları ellerinden alınmış durumdadır. Hasta mahpuslar için bu durum çok daha can yakıcıdır. Bahsettiğimiz koşullarda normal sağlıklı birinin cezaevlerinde sağlığını koruma şansı yoktur. Bu anlayış bütün kurumlara sirayet etmiş durumdadır. Tutuklular revire gitmek için günlerce beklemek zorunda kalıyorlar. Tutukluların hastaneye sevkleri çok geç yapılıyor ya da yapılmıyor.”







