‘Saldırılara karşı her yeri direniş alanına çevirmeliyiz’

  • 17:58 24 Nisan 2022
  • Güncel
 
İSTANBUL - MATUHAY-DER “Cezaevlerinde neler oluyor” başlıklı panel düzenledi. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ve tecride dikkat çekilen panelde, bu ihlallere karşı birlikte mücadele çağrısı yapıldı. Panelde, cezaevlerinde saldırılara karşı direnenler için “her yeri direniş alanı yapma” gerekliliği vurgulandı.
 
Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (MATUHAY-DER) , Halkların Demokratik Partisi (HDP) Esenler ilçe binasında “Cezaevlerinde neler oluyor” başlıklı panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak Barış Annesi Zeynep Calıhan, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Cengiz Çiçek katılırken moderatörlüğünü MATUHAY-DER Yönetim Kurulu üyesi İbrahim Erol yaptı. Panele cenazesi kargo ile gönderilen HPG’li Agit İpek’in annesi Halise Aksoy ve Barış Anneleri ile çok sayıda kişi de katıldı. Panelde sık sık “Bijî Serok Apo”, “Bijî berxedan zindanan” sloganları atıldı.
 
Panel, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına “Çerxa Şoreşê” marşı ile gerçekleştirilen saygı duruşu ile başladı.
 
‘Bütün saldırılar birbiri ile bağlantılı’
 
Panelde ilk olarak söz alan HDK Eşsözcüsü Cengiz Çiçek, Kürt halkı başta olmak üzere mücadele içinde olan herkesin yaşam gerçeğinin cezaevi olduğunu söyledi. Cengiz, “Kürtler sürdürdüğü mücadele ile zulüm yapanların rüyasına karabasan gibi girdi. Kürt halkı özgürlük mücadelesinin kazanırsa kötülük düzeni yok olacak. Bizim mücadelemiz kader tayin edici bir mücadele. Bu mücadelede hapishane her zaman kendi önemini korudu. Hapishanelerde her zaman devletin saldırısı vardı ama bu dönemde devletin saldırısı arttı. AKP-MHP kendi ömrünü uzatmak için kadınlara, emekçilere, inançlara yönelik saldırı konsepti başlattı. Bugün Güney Kürdistan’da yürütülen işgal, Rojava’daki saldırılar, HDP’nin üzerindeki siyasal soykırım operasyonları, kültürel soykırım tehdidi hapishane gerçeği ile iç içe ele alınmalı. Hapishane gerçeği bize yabancı değil. Bilinç olarak hepimiz hapishanenin içindeyiz” dedi.
 
‘Sayın Öcalan ile nasıl buluşacağımızı düşünelim’
 
Devletin cezaevlerinden cenazeler çıkartarak Kürtleri teslim almaya çalıştığını ifade eden Cengiz, cezaevleriyle yüzleşirken insanların kendini cezaevinin dışında tutmaması gerektiğinin altını çizdi. Cengiz, şöyle konuştu: “Hapishanede irade savaşı var. AKP ve MHP saldırısını derinleştirmiş ama İmralı’dan Edirne’ye, Edirne’den Hakkari’ye bütün arkadaşlarımız direniyor. Arkadaşlarımız direndiği için saldırılar her geçen gün artıyor. Soykırım saldırılarını boşa çıkarmak için aynı arkadaşlarımız gibi her yeri direniş alanına çevirmeliyiz. AKP-MHP faşizmin saldırılarının arttırmasının nedeni mücadeleye yeterli omuz vermememizdir. Biz bir halk hareketiyiz vurmakla yok olmayacağımızı çok iyi biliyoruz. Birileri bize final biçmesin biz kendi finalimizi kendimiz yapalım. Sayın Öcalan ve cezaevinde tutsak olan arkadaşlarımızla nasıl buluşacağımızı düşünelim.”
 
‘Elimizden ne geliyorsa yapalım’
 
Devamında söz alan Barış Annesi Zeynep Calıhan, zor bir süreçten geçildiğine değindi. Cezaevinden kötü bir telefon gelmesinden tedirgin olduğunu söylyen Zeynep, “Çocuklarımız ölmesin diye elimizden geleni yapmalıyız. Birlikte olalım birlikte yaşayalım.  Aysel Tuğluk, Fatma Tokmak ve ismini sayamadığım binlerce hasta tutsağın serbest bırakılması için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız” dedi.
 
‘Korkmuyoruz’
 
Ardından konuşan Barış Annesi Kumri Akgül de, Amed’de, Van’da ve İzmir’de başlatılan Adalet Nöbetlerinden sonra nöbet tutmaya başladıklarını kaydetti. Kumri, polisin sürekli kendilerine engel olmaya çalıştığını ancak kendilerinin bu nöbete sonuç alana dek devam edeceklerini belirtirken, “İlk İHD’de başladık, daha sonra ATK önünde devam ettik. Orada gözaltı yaptılar. Bakırköy Adliyesi’ne gittik, tehdit ettiler. Tehdit etsinler korkmuyoruz. Çağlayan’a gittik yasak olduğunu söylediler. Bir ordu gelmişti bizim için. Ben devletin bu zayıf haline güldüm” ifadelerini kullandı.
 
‘Son damla kanımız kalana kadar mücadele edeceğiz’
 
Her bir annenin 40 anne kadar gücü olduğunu vurgulayan Kumri, Adalet Bakanı ile görüşmek için Ankara’ya gittiklerini dile getirdi. Kumri, “Adalet Bakanı ile görüşüp çocuklarımızın durumunu konuşmak istedik. Cezaevi ölüm evi olmuş. Domuz bağı işkencesi uyguluyorlar, süngerli odaya atıyorlar, çocuklarımızın can güvenliği yok. Anneler bize destek versin dört anne ile kalmayalım. Çocuklarımızı istiyoruz devletten. Başka bir şey istemiyoruz. Kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz” mesajı verdi.
 
Adalet Nöbetlerine destek çağrısı
 
Sonrasında ise cenazesi kargo ile gönderilen HPG’li Agit İpek’in annesi Halise Aksoy konuştu. Evine baskın yapıldığında cezaevinde bir yakını olmadığı halde neden mektup geldiğinin kendisine sorulduğunu paylaşan Halise, şunları belirtti: “Cezaevlerinde yaşananları görmemiz gerekiyor. Cezaevinde tanıdığımız yok diye ses çıkarmayalım dememeliyiz. Adalet Nöbeti tutan annelere destek vermeliyiz. Emine Anne 2 yıla yakındır Adalet Nöbetinde. Buradan onun nöbetini selamlıyorum. Belki onun yanında değiliz ama kalbimiz onunla. Bir ay içerisinde 6 tane cenaze çıktı cezaevinden ama biz cezaevine gittiğimizde bu kadar zorluğa rağmen onlar bize moral vermeye çalışıyor. Ben Agit’imi parçaladıklarını biliyordum ama kemiklerini onların elinden alana kadar durmayacağım dedim. Bana seni öldürecekler, idam edecekler dediler ama ben yolumdan dönmedim ve kargoyla bana cenazesini gönderdiler. Herkes bu yaşananları görsün ve birbirine destek versin.”
 
Konuşmacıların ardından söz alan dinleyiciler, herkesin cezaevlerine karşı sesini yükseltmesi gerektiğini söyledi.