Bin avukat İstanbul Sözleşmesi duruşmasında olacak

  • 14:08 26 Nisan 2022
  • Güncel
DİYARBAKIR - İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına dair Danıştay’da görülecek davaya çağrıda bulunan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi,  28 Nisan’da bin avukatın Ankara’da olacağını belirtti. 
 
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi 28 Nisan’da Danıştay 10’uncu Daire’de görülecek olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının iptaline ilişkin davaya dair Baronun Tahir Elçi Konferans Salonu’nda basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, baro avukatları, baro yönetim kurulu üyeleri, ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
 
‘Kadın örgütleri çok güçlü tepkiler ortaya koydu’
 
Açıklamada konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin AKP’li Cumhurbaşkanı kararnamesiyle çıktığını hatırlatarak, “İlk andan itibaren kadın örgütleri çok güçlü tepkiler ortaya koydu ve çekilme kararını tanımadıklarını belirtti. Perşembe günü de ilk duruşması Ankara’da görülecek. Avukatlarımız, başkanlık ve kadın hakları merkezi olarak bu davada baroyu temsilen duruşma salonunda bulunacak” dedi.
 
‘Kadın haklarını savunmak için Danıştay’a çağrısı’
 
Ardından konuşan Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu üyesi Hatice Demir, İstanbul Sözleşmesi’nin kabulü ve geri çekilme sürecini anlattı. Duruşma öncesi Ankara’da yoğun güvenlik önlemlerinin alındığını söyleyen Hatice, kendilerini orada ne beklediğini bilmediklerine dikkat çekti. Hatice, “Çekilme kararı hukuka aykırıdır. Kadınlar ve erkekler yasalar önünde eşit değil. Sözleşmeden çekilmeyle birlikte kadınların adalete erişimi engellendi. Sözleşme, kadın hareketinin emeği ile yürürlüğe girdi. Yaptırım gücü olan ilk sözleşme olma özelliğini taşıyor. Yine sözleşme, kadına yönelik şiddetle mücadelede yol haritası özelliği taşıdı. AKP’nin yüzde 50 tabanı bile sözleşmeden geri çekilmeye karşı olduklarını söyledi. Toplumun yüzde 83’üne rağmen alınmış bir karar ve biz bunu kabul etmiyoruz. Kadınların insan haklarını savunmak için Danıştay’da buluşmaya davet ediyoruz” çağrısında bulundu.
 
‘Tarihi bir dava olacak’
 
Görülecek duruşmanın tarihi bir nitelik taşıdığına vurgu yapan baro kadın hakları merkezi üyesi avukat Aslı Pasinli de “O gün bir karar çıkmayacak ama çıkan karar ne olursa olsun bu yıllarca tarihi bir dava olarak kayıtlara geçecek. Hali hazırda 46 ülke imzacı. Sözleşmenin adını aldığı ülkenin ve ilk imzacısı olan ülkenin sözleşmeden çekilmesi çok absürt bir durum. Fahrettin Altun, tarikat ve cemaatler sözleşmeden çekilmeyi laiklik kapsamında savundular. O gün görülecek duruşma laiklik ilkesine ilişkin de olacak” sözlerine yer verdi.
 
‘60’tan fazla baro katılacak’
 
Türkiye’nin neden Sözleşmeden çekildiği sorusunu ortaya koyması gerektiğine dikkat çeken Aslı, “Bu soru; bu kadar kadın cinayeti yaşanırken sorulması gereken önemli bir sorudur. İdarenin asli görevi şiddeti önlemekken sözleşmeden çekilmesi kabul edilemez. İdare her işlemde kamu yararını esas almalıdır. Sözleşmeden çekilmek de kamu yararına olmadığına göre bir an önce bu yanlıştan geri dönülmelidir. Duruşma günü bin avukat orada olmayı planlıyoruz. 60‘tan fazla baro katılacak. Umarım bu hukuki mücadele sonuç verecek ve Türkiye kadın hareketi bir kere daha kazanacak” diye konuştu.