HDK ve HDP’den çağrı: İktidarın savaş politikalarına karşı durun
- 19:52 30 Nisan 2022
- Güncel
İZMİR - HDP İzmir İl Örgütü ve HDK İzmir Meclisi, Türkiye’nin Ortadoğu’daki saldırıları ile halkların birlikte yaşam iradesinin tehdit altında olduğuna dikkat çekerek, herkesi iktidarın savaş politikalarına karşı durmaya çağırdı.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İzmir İl Meclisi ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü, “Savaşa karşı barışı ölüme karşı yaşamı savunuyoruz” sloganıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleşti. Açıklamada “Savaşa hayır barış hemen şimdi”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Biji tekoşina gelan” ve “Li dijî şere bijî tekoşin” sloganları atıldı. Açıklamaya, HDP İzmir milletvekilleri Serpil Kemalbay ve Murat Çepni ile HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de katıldı. Basın metnini HDK İzmir İl Meclisi Eşsözcüsü Fevziye Ünal okudu.
Yayılmacı anlayış ihraç edilmek isteniyor
Türkiye ve Ortadoğu halklarının birlikte yaşam umudu ve iradesinin AKP-MHP iktidarının yayılmacı savaş politikalarının tehdidi altında olduğunu belirten Fevziye, bölgesel saldırıları esas alan bu politikaların Kürt halkının kazanımlarını hedef alarak Ortadoğu’daki mevcut gerilimleri dinamitlemeyi amaçladığını söyledi. Fevziye, “Bu ittifak, Türkiye’de siyasi ömrünü uzatmak için Ortadoğu halklarının binlerce yıllık bir arada yaşama kültürünü yok etmeyi göze almıştır. Libya’dan Suriye’ye kadar her yere şiddet ihraç eden bu anlayış, savaş politikalarını şimdi de Federe Kürdistan Bölgesi’nin işgaline kadar genişletmektedir” dedi.
Savaş gürültüsüyle halkların talepleri sönümlendirilmek isteniyor
AKP-MHP iktidarının Türkiye halklarını otoriter politikalarına razı etmeyi amaçladığını dile getiren Fevziye, ekonomik krize itiraz edenlerin, hak talebinde bulunan işçilerin, kadınların direnişini sönümlendirmek için şiddet ve ölümü temel gündem haline getirmek istediğini kaydetti. Fevziye, “Savaş tamtamlarının gürültüsüyle halkların sesini kısmak istiyor. AKP-MHP, yoksulluk, işsizlik, açlık yerine savaş, ölüm ve kan konuşuldukça siyasi iktidarını uzatacağını düşünüyor. Bunun için Kürtlerin yaşadığı her yere savaşı yayıyor ve Kürt halkının iradesine karşı şiddeti esas aldığı müddetçe iktidarının bekasını kurtaracağına inanıyor” şeklinde konuştu.
‘Ortadoğu halklarının kaderi için kritik bir dönem’
AKP-MHP iktidarının küresel güçlerin onayıyla Ortadoğu halklarına başlattığı son saldırı dalgasına dikkat çeken Fevziye, halkların kaderi için tarihsel bir dönemde olunduğunu ifade etti. Fevziye, “Bizler bu kritik tarihsel dönemde, AKP-MHP iktidarının savaşı ve işgali genişleten politikalarına karşı Kürt halkı şahsında Ortadoğu halklarının bir arada yaşama iradesini savunduğumuzu buradan bir kez daha haykırıyoruz” diye belirtti.
‘Savaşa karşı ses yükseltilmeli’
Demokrasi, barış ve özgürlükleri savunan tüm devrimci ve demokrat güçleri, bulundukları her yerde itirazlarını yükseltmeye çağıran Fevziye, “Savaş bir halk sorunudur diyenlerin, savaşa karşı barışın sesi olan akademisyen ve aydınların hep birlikte barışı haykırmasının zamanıdır” dedi.
‘İktidar iddiasında olanlar da savaşa karşı çıkmalı’
Siyasetin sandık sonuçlarından ibaret olmadığını, bir demokratik gelecek mücadelesi olduğunu dile getiren Fevziye, “Siyaset, demokratik gelecek iddiası taşımadıkça, sandık halkların sorunlarına çözüm bulamaz. Bu kapsamda, iktidar iddiası taşıyan aktörlerin her şeyden önce siyasetin ölümü demek olan savaşa karşı çıkmaları ve Kürt halkı başta olmak üzere bölge halklarıyla dayanışma içinde olmaları gerekmektedir. Gün Kürt halkı şahsında Ortadoğu halklarının demokratik geleceğine sahip çıkma günüdür” diye kaydetti.
‘Barış diyenler Kürtlere gelince ölümden başka politika tanımıyor’
Savaşı çıkaranların dahi barışı savunduğunu söylese de barış için devrimci ve demokratların somut bir pratik ortaya koyduğunu dile getiren Serpil Kemalbay, herkesi bu pratiği göstermeye davet etti. Türkiye coğrafyası dışındaki savaşlara karşı barışı savunanların Kürt coğrafyasına gelindiğinde sessiz kaldığına işaret eden Serpil, “Savaşa ne gerek var müzakere edelim Antalya’da masa kuralım, diyenler mesele Kürtlere geldiği zaman ölüm zulüm işkenceden başka politika tanımıyor. Yarın işçilerin mücadele günü. İşçilerin, güvencesizlerin sorunlarını birlikte konuşacağız. Bu sorunların arkasında yatan sebep savaş politikalarıdır” şeklinde konuştu.
‘Son 40 yılda 400 milyar dolar savaşa harcandı’
Savaş politikalarının 40 yıldır Türkiye’nin bütün kaynaklarını yok ettiğini vurgulayan Serpil, “Son 40 yılda 400 milyar doları aşkın bir bütçe bu ölüm ve yok etme savaşında, tekçi militarist iktidarların savaşında komşularımızın tepesinden mühimmat olarak atıldı. Oysa bu bayraklar eğer bu coğrafyada işçilerin emekçilerin yoksulların doğamızın korunması için kullanılsaydı Türkiye bambaşka bir yerde olacaktı” sözlerine yer verdi.
‘Halka verecek bir şeyi kalmayanlar Kürt düşmanlığına sarılıyor’
Cumhurbaşkanının Türkiye’deki enflasyona karşı Avrupa ülkelerini örnek gösterdiğine değinen Serpil, “Nerede Avrupa ülkelerinde enflasyon, nerede Türkiye’deki enflasyon. Arada 15 kat fark var. Bu farklar savaş çatışma politikalarından kaynaklanıyor. Türkiye’de ne zaman bir iktidar halka verecek bir şeyi kalmadıysa savaşa, şiddete, nefrete ve Kürt düşmanlığına sarılıyor. Kürt halkı bu coğrafyada vardır. 20 milyonu aşkın Kürt sadece bu sınırlarda vardır. Kürt halkının haklarını iradesini tanımak eşit yurttaşlık haklarını tanımak üzerimizdeki sorumluluktur” diye kaydetti.
‘Müzakere masası kurulmalı’
Barış ve müzakere için 2013’te olduğu gibi müzakere masasının kurularak sorunların çözülebileceğini kaydeden Serpil, “Halklar hiçbir zaman savaş çıkartmaz her zaman devletler ve onların başındaki haramiler çıkarır. Türkiye’de bu haramiler savaşı çıkarmıştır. Haramilerin beka savaşı ile karşı karşıyayız. AKP-MHP faşist bloğu iktidarda kalmak için tükene ömrünü uzatmak için tekrar savaş politikalarına sarıldı ve Türkiye halklarının bütün kaynaklarını savaşta çar çur ediyor” diye konuştu.
Serpil son olarak, 1 Mayıs mitingine katılım çağrısında bulundu.







