MKGP: Kadın gazetecileri bu çatı altında toplanmaya davet ediyoruz!
- 12:15 3 Mayıs 2022
- Güncel
İSTANBUL - 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü ve kuruluşunun 5'inci yıldönümüne ilişkin açıklama yapan MKGP, “Bütün kadın gazetecileri örgütlü bir mücadele ve dayanışmayı büyütmek için bu çatı altında toplanmaya davet ediyoruz” çağrısını yaptı.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü ve platformun 5'inci kuruluş yıldönümüne ilişkin İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Yeni Yaşam gazetesinin binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamaya çok sayıda gazeteci katıldı. Açılış konuşmasını yapan MKGP üyesi Reyhan Hacıoğlu, Türkiye’nin her yerinde AKP-MHP iktidarının baskıcı politikalarıyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Tecrit siteminin başta İmralı Cezaevi olmak üzere toplumun tüm kesimlerine yayıldığını aktaran Reyhan, kadın kırımı ve mevcut savaşın tecrit politikalarından bağımsız olmadığının altını çizdi. AKP-MHP iktidarının kendi iktidarını sürdürmek için halkları savaşa sürüklediğine dikkat çeken Reyhan, “Böyle bir süreçte bizim için basının önemi daha çok artıyor. Bu süreçte özelikle hakikatin peşinde koşan gazeteciler, eşi benzeri olmayan bir baskıyla karşı karşıya kalıyor” dedi.
‘İlk hedef seçilen hakikat gazetecileri’
Reyhan, devamla şunları kaydetti: “Bazı veriler gösteriyor ki aslında dünyada da eşi benzeri olmayan bir baskı iklimiyle karşı karşıyayız, özellikle gazeteciler olarak. İlk hedef seçilen hakikat gazetecileri oluyor. Çünkü baskının arttığı süreçlerde en çok toplumdan saklanan gerçekler oluyor. Tek sesli bir medyayla karşı karşıyayız, sadece bir iktidar aygıtıyla mücadele etmiyor basın. Bu anlamda bizler açısından da bugünü anlamlı kılacak olan hem özgür basın, hem gazeteciler, hem de bir dayanışma kültürü olacaktır.”
Ardından söz alarak Kürtçe konuşan MGKP üyesi Durket Süren, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün çok önemli olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı. Durket, bir ülkede basın özgürlüğü olmazsa insan ve toplum özgürlüğünden, demokrasiden bahsedilemeyeceğine dikkat çekti.
‘Gazeteciler olarak tecritten etkileniyoruz!’
Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda çok geride olduğuna vurgu yapan Durket, “Toplumun sesini duyurmak için alanlarda mücadele eden gazeteciler gün geçtikçe daha çok zorlukla karşılaşıyor. Bunu da siyasetten uzak ele alamayız. İmralı üzerinde başlayan tecrit bütün cezaevlerine, daha sonra da bütün topluma yayıldı. Bizler de gazeteciler olarak bu tecritten etkileniyoruz. MKGP, 3 Mayıs’ta bu boşluğu doldurmak için kuruldu. İktidar bilsin ki gazeteciler geri adım atmaz. Bu platform da bir çatı gibi varlığını sürdürüyor. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde biz kadın gazeteciler, basının özgür olmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
‘Gazeteciler için en tehlikeli 153’üncü ülke’
MKGP adına basın metnini okuyan Diren Yurtsever, 3 Mayıs’ın 1993 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak ilan edildiğini anımsattı. 3 Mayıs’ın ilan edilmesinin önemine değinen Diren, “Basının demokrasiyi korumaktaki rolünü vurgulamanın yanı sıra sansür uygulayan, ifade özgürlüğünü baskı altına alan ülkelere aynı zamanda mesaj vermektir” dedi. Bugün basının özgür olmadığı, ifade özgürlüğünün ihlal edildiği, yargı eli ile basın çalışanlarının cezalandırıldığı bir dönemi en yakıcı haliyle yaşadıklarını belirten Diren, “Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2021 verilerine göre, gazeteciler için en tehlikeli ülkeler arasında Türkiye 153’nücü sırada yer alıyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler'in (RSF) yayınladığı 2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke içerisinde 149'uncu sırada yer alıyor” ifadelerini kullandı.
Her geçen gün geriye giden basın özgürlüğü
Haklarında dava açılan, yargılanan yüzlerce gazetecinin olduğunu vurgulayan Diren, Türkiye’de en az 28 gazetecinin cezaevinde bulunduğunu da sözlerine ekledi. “Bu veriler bile Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği noktayı gözler önüne seriyor” diyen Diren konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bugün demokrasinin olmazsa olmazlarından olan basın özgürlüğü, Türkiye’de her geçen gün daha da geriye gidiyor. Yayın yasakları, para cezaları, açılan davalar, gözaltılar, tutuklamalar, sansür ve oto sansür, gazetecilerin görevlerini yapmasının önünde birer engel olarak duruyor hala. Topluma dayatılan baskı, kadına dönük şiddet, muhalefete dönük sindirme politikaları, yoksulluk ve krizin derinleşmesi ve yeniden savaş politikalarının devreye konulması yaşanan hak ihlallerini de arttırıyor. Bu ihlalleri ve bu ihlallerin yaşanmasının nedenlerini sorgulayan, açığa çıkaran, bilgiyi topluma sunan, özcesi iktidar gazeteciliği yapmayan basın çalışanları ise sansür, yargılanma, cezalandırma hatta işsiz bırakılmakla ile karşı karşıya kalıyor.”
‘Mücadeleyi yürütmekte kararlıyız!’
Türkiye’de medya kontrolünün yüzde 95’in üzerinde iktidarın elinde olduğunu söyleyen Diren, “Yaşadığımız bu son süreçte basın özgürlüğünün geldiği nokta, bu mesleğin önemini bir kez daha gösteriyor aslında. Özellikle son günlerde Federe Kürdistan Bölgesi’ne başlatılan saldırılarda da görüyoruz. İktidar medyası tek bir ağızdan savaş çığırtkanlığı yaparken, iktidar medyayı toplumu militarizme etmek için kullandığı bir araç haline dönüştürüp, tekleştirdiği medya üzerinden kendi varlığını sürdürmeyi amaçlıyor. Ama bizler diyoruz ki, savaş haberciliğine karşı barış haberciliğini, eril cinsiyetçi haberciliğe karşı kadın odaklı haberciliği ve toplumun haber alma hakkını savunuyor ve bunun için mücadele ediyoruz” şeklinde konuştu. Diren, toplumun haber alma hakkını sağlayan, gerçekleri açığa çıkaran, eril ve cinsiyetçi dile karşı yarattığı alternatif dil ile gazetecilerin her dönemin karanlığını aydınlatanlar olduğunu vurguladı. Diren, ayrıca basın özgürlüğü için mücadele eden kadın gazeteciler olarak bu mücadeleyi yürütmekte kararlı olduklarının da altını çizdi.
Kadın gazetecilere çağrı
Diren, MKGP’nin yürüttüğü çabayı şu sözlerle anlattı: “3 Mayıs tarihinde kurulan MKGP, tam da kadın gazetecilerin örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması ve kadın gazetecilerin maruz kaldığı ihlallere karşı ses çıkararak, basın özgürlüğünün ve toplumun haber alma hakkının sağlanması için çaba yürütmüştür.” Diren, kuruluşlarının 5’inci yılında bir kez daha cezaevindeki gazetecilerin serbest bırakılması, toplumun haber alma hakkının sağlanması, gazetecilerin çalışmasının ve örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını talep etti. Tüm gazeteci kadınları MKGP çatısında örgütlü mücadeleye çağıran Diren, “MGKP bütün kadın gazetecilerin bir araya gelebileceği, eylemini ve sözünü ortaya koyabileceği bir zemin. Bütün kadın gazetecileri örgütlü bir mücadele ve dayanışmayı büyütmek için bu çatı altında toplanmaya davet ediyoruz” sözleriyle seslendi.







