DAKAP: Şiddet dilini asla kabul etmeyeceğiz

  • 19:42 6 Mayıs 2022
  • Güncel
DİYARBAKIR- DAKAP, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran’a dönük saldırıya ilişkin yaptığı basın açıklamasında, “Milyonlarca halkı temsil eden bir iradenin maruz kaldığı şiddet dilini asla kabul etmiyoruz” denildi.
 
Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) yönelik dün gerçekleşen provokasyon girişiminde polis tarafından tehdit edilen HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran için Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) basın açıklaması gerçekleştirdi. Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) binasında yapılan açıklamaya HDP Diyarbakır Milletvekilleri Remziye Tosun ve Dersim Dağ ile DAKP bileşenleri katılırken kadınlar, “Erkek devlet şiddetine karşı susmuyoruz. Ayşe Acar Başaran’ın yanındayız” pankartını taşıdı. 
 
‘Erkek devlet şiddeti farklı boyutlarda’
 
İlk olarak konuşan Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya, “Erkek devlet saldırılarının farklı boyutlara ulaştığı günlerdeyiz. Dün Ayşe Acar Başaran’a dönük yapılan saldırıyı kınamak için buradayız. Ayşe Acar sadece HDP vekili değil bizimle her alanda mücadele yürütmüş bir yoldaşımızdır. Meydanlarda İstanbul Sözleşmesi ve kadına dönük diğer tüm durumlar için meydanlarda çalışmalar yürütmüş yoldaşımızdır. Kadınlara özellikle de kadın mücadelesi yürüten Kürt kadınlarına dönük idari veya kolluk saldırıları karşısında tavrımızı çok net göstermek istiyoruz” diyerek Ayşe Acar Başaran’ın yalnız olmadığını vurguladı.
 
‘Zihniyetinizi duvara çivileyeceğiz’
 
Ardından konuşan HDP vekili Remziye Tosun, erkek devlet sisteminin saldırılarını dün bir kez daha gördüklerini ve bu sistem, zihniyetin kadınların mücadelesinden korktuğunu belirtti. Remziye, “Ayrıca bir yıldan fazladır Amed il binamızın önüne aileler getirilerek provokasyonlar yapılıyor. Fakat Süleyman Soylu’nun bu projesi burada tutmayınca, boşa çıkınca Ankara’da yapılmak istendi. Bu provokasyonlar uzak değil İzmir’de yapıldı ve bir yoldaşımızı katletti. Bundan kaynaklıdır ki Ayşe Acar Başaran’a yapılanı kabul etmiyoruz. Sizler değil bizler bu erkek egemen zihniyeti ve dili duvara çivileyeceğiz” dedi.  
 
‘Saldırıları Deniz Poyraz katliamından biliyoruz’
 
Yapılan konuşmaların ardından hazırlanan basın metnini kadınlar adına Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır şubesi Eşbaşkanı Özüm Vurgun okudu. Özüm, iktidarın 2016 yılında yaşanan darbe girişimini kendi lehine çevirdiğini, tüm muhalif kesimleri hedefine aldığını kaydetti. Binlerce emekçinin hukuksuz bir şekilde ihraç edildiğine dikkat çeken Özüm, “HDP'li tüm belediyelere kayyım atandı. Belediye eşbaşkanları tutuklandı. Kadın mücadelesi veren kadın aktivistlere gözdağı vermek için gözaltı ve tutuklamalarla mücadeleden uzaklaştırma politikasını en sert şekilde sürdürdü. İktidarın her gün biraz daha şiddet dozunu artırdığı nefret diliyle beraber halklar kutuplaşmakta kin öfke ve düşmanlık oranı da artmaktadır. HDP ve Kürt kimliğine yönelik kullanılan bu şiddet dilini İzmir’de HDP il binasına yapılan saldırı sonucu katledilen Deniz Poyraz ve Türkiye'nin birçok ilinde Kürt halkına yapılan; ölümlerle sonuçlanan faşizan saldırılardan iyi biliyoruz. Kolluk kuvvetlerinin iktidardan aldığı güç cesaret ve yetki ile Kürt coğrafyasında,  Kürtlerin bulunduğu her yerde pervasız ve insanlık dışı tutumlarını biliyoruz” sözlerine yer verdi.
 
‘Görevden alınmalıdır’
 
Özüm, “Ayşe Acar Başaran, halk iradesidir” diyerek, Anayasanın 8’inci maddesi olan “TBMM’de milletvekili seçildikten sonra seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün halkları temsil ederler” maddesini hatırlattı. Özüm, “Dolayısıyla bu tehdit basit bir tehdit olmayıp halk iradesine yapılan bir tehdittir. Milyonlarca halkı temsil eden bir iradenin maruz kaldığı şiddet dilini asla kabul etmiyoruz. Halkın güvenliğini sağlamakla mükellef olan kolluk kuvvetlerinin, tüm gücünü halka şiddet uygulayarak kullanmasına müsaade etmeyeceğiz. Buradan iktidara bir kez daha hatırlatıyoruz. Farklı siyasi partilere, ötekileştirdiğiniz kesimlere ve kadınlara yönelik şiddetin yolunu daha fazla açıp hedef göstermekten derhal vazgeçin. Bu dil, nefret ve tavırla kadına yönelik şiddete çanak tutan kolluk görevlisine soruşturma başlatılarak derhal görevden alınmalıdır” sözlerine yer verdi. 
 
‘Faşizm üzerinden siyaset yapmanıza izin vermeyeceğiz’
 
Özü son olarak şunları söyledi: “İktidara buradan bir kez daha sesleniyoruz.  Irkçılık faşizm, kan ve gözyaşı üzerinden siyaset yapmanıza izin vermeyeceğiz. Gün tüm halkların birleşip barışı savunma günüdür. Gün kadın kırımına karşı kadın mücadelesini yükseltme günüdür. Yaşamı inşa eden biz kadınlar gücümüzü örgütlülüğümüzden ve kadın dayanışmasından alıyoruz. Tüm kadın kazanımlarımıza hep birlikte sahip çıkıyoruz. Demokrasi, hukuk adalet ve barış mücadelesini büyütme noktasında kararlılığımızı yineliyoruz. Toplumsal muhalefet ve demokratik siyaset susturulamaz.”
 
Kadınlar açıklamayı, “Jin jiyan azadi” sloganı ile sonlandırdı.