Esmer Tunç: En güzel hediye Kürtlerin birliği ve beraberliğidir

  • 09:41 7 Mayıs 2022
  • Güncel
ŞIRNAK - Cizre bodrumlarında oğlu Mehmet Tunç ve Orhan Tunç’u kaybeden Esmer Tunç, "Zaman benim için orada durdu" dedi. Esmer devamında, Kürtlere yönelik saldırıların KDP eliyle sürdürüldüğünü belirterek, “Barzani’nin yaptığını, Erdoğan yapmadı” dedi. 
 
Her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanan Anneler Günü, bir kez daha savaş ortamında karşılanıyor. Birçok anne gözaltına kaybedilen, faili meçhul çocuklarının cenazelerini ararken, birçok anne de yıllardır kimsesizler mezarlığına defnedilen cenazelerini almak için bekliyor. Yıllardır “Bir mezarı olsun” diyerek bekleyişlerini sürdüren anneler, AKP-MHP iktidarının derinleştirdiği savaş politikaları sonucu her güne ölüm haberleriyle uyanıyor. 
 
Her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanan Anneler Günü, birçok anne tarafından buruk karşılanıyor. Bu burukluğu yaşayan annelerden kimisinin çocuğu yaşamını yitirdi, kimisinin çocuğu kayıp, kimisinin çocuğunun mezarı yok, kimisinin de çocukları cezaevinde. Bir çocuğu yaşamını yitiren Yıldız Damla ile bir çocuğu yaşamını yitiren ve 2 çocuğu da cezaevinde olan Şaide Hayme, yaşadıkları acılardan dolayı Anneler Günü’nün akıllarına gelmediğini söyledi.
 
AKP’nin savaş politikaları sonucu iki çocuğunu kaybeden Esmer Tunç, yıllardır Anneler Günü’nü buruk karşılıyor. 1965 yılında Şırnak’ın Cifanê köyünde dünyaya gelen  Esmer, çocuk yaşta evlendirilir. 9 çocuğu olan Esmer, 1993 yılında devlet baskısından dolayı köylerinin boşaltılması sonucu göç ettirilir. Ancak aile, baskılardan kurtulamaz, birçok ferdi defalarca gözaltına alınır, tutuklanır. 
 
AKP-MHP’nin 24 Temmuz 2015’te yeniden savaş konseptine karşı 10 Ağustos 2015’te özyönetim ilan edilen Cizre’de, defalarca sokağa çıkma yasağı ilan edilir. 14 Aralık 2015’te ilan edilen ve 79 süren sokağa çıkma yasağında, yüzlerce kişi bulundukları binaların bodrum katında katledildi. Esmer’in oğlu Cizre Halk Meclisi Eşsözcüsü Mehmet Tunç ve kardeşi Orhan Tunç da katledilen 177 kişiden ikisi oldu. 
 
Esmer, çocuklarının ölümünden sonra yıllardır buruk karşıladığı Anneler Günü’nü, aynı zamanda oğulları Mehmet ve Orhan’ın cenaze törenindeki direnişiyle savaşa karşı öfkeyle karşılıyor. 
 
‘Zaman orada durdu’
 
Çocuklarının faillerinden hesap sormak için yıllardır adalet mücadelesi veren Esmer, savaşın son bulmasını istiyor. Esmer, Kürtlerin savaşa değil, barışa ihtiyacı olduğunu belirterek, “Annelerin tek isteği, bu savaşın bir an önce durmasıdır. Bu zulmün son bulmasını istiyoruz. Çocuklarımın katledilmesi üzerinden 7 yıl geçti. Ama bu acım dün gibi taze. Saat hep aynı saat, zaman hep aynı zaman. Zaman benim için halen orada duruyor. Benim için hiçbir şey değişmedi. Adalet gelmedi ve kimse hesap vermedi. Benim acım hiç eskimedi. Onları tek bir gün bile unutamıyorum. Bu acılarımız yetmiyormuş gibi, bir de acı üstüne acı çekiyoruz. Benim gibi onlarca anne var” dedi. 
 
‘Barzani kendini sattı’
 
Anneler Günü’nü bir kez daha savaş ortamında karşıladıklarını dile getiren Esmer, “Bu Anneler Günü’nün barışa ve huzura vesile olmasını istiyorum. Yaşanan bu vahşet ihanettir. Biz anneler kardeşin kardeşi öldürmesini istemiyoruz. Mesut Barzani bugün kendini Türk devletine sattı. Kendini sattığı için de onların elinden kendini kurtaramıyor. Eğer kanında iğne ucu kadar Kürtlük olsaydı, bugün kendi halkına ihanet etmezdi” ifadelerini kullandı. 
 
‘Artık ihanet ettiğin yeter’
 
Kürtlere yönelik saldırıların KDP eliyle sürdürüldüğünü söyleyen Esmer, “Biz, ‘Barzani öncümüzdür, kardeşimizdir, canımızdır’ diyorduk. İhanet edeceğini bilemezdik. Kanımıza gireceğini nerden bilebilirdik. Biz kardeşiz diyorduk ama bugün düşman olmuş. Ben buradan Mesut ve Nêçîrvan Barzani’ye sesleniyorum; artık ihanet ettiğin yeter” diye konuştu. 
 
‘En güzel hediye Kürtlerin birliğidir’
 
KDP-AKP işbirliğini kınayan Esmer, buna karşı annelere büyük rol düştüğünü söyledi. Esmer, şu sözleri kullandı: “Son 3-4 yıldır Barzani’nin kendi halkına yaptığı zulmü, Erdoğan yapmadı. Kürtler ilk önce kendi içerisinde birliği kursunlar, sonra barış istesin. Biz ilk önce Kürt barışını istiyoruz. Kürdistan’da bütün anneler zulüm gördü. Ben bütün annelerin Anneler Günü’nü kutluyorum. Bugünde bizim için en anlamlı hediye barıştır. En güzel hediye birlik ve beraberliktir. Biz çok acı çektik, çok ağladık ama başka anneler yaşamasın. Bunun için mücadele etmeliyiz. Bunun için de anneler ellerinden geleni yapmalı. Bu süreçte en gerekli olan şey, annelerin direnişidir. Bu nedenle anneler ellerinden geleni yapmalı ve ölüme karşı kalkan olmalıdır.”