Gazeteci Dilan ve 4 tutsağın tahliyesi engelleniyor

  • 09:04 13 Mayıs 2022
  • Güncel
 
Öznur Değer
 
ANKARA - Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve günlerdir tahliyesi engellenen gazeteci Dilan Oynaş, kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunarak, “Bizi burada öldürmek istiyorlar. Psikolojik işkence yapılıyor. Her yönden yoğun bir saldırı altındayız” dedi.
 
AKP ve MHP ittifakının ülke içinde ve sınır dışında yürüttüğü savaş politikaları, cezaevlerinde de işkence ve hak ihlalleri boyutuyla yaşanıyor. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve cezaevinde tutulan hükümlülerin “gözlem ve sınıflandırmalarının yapılması, durumlarına uygun kurumlara dağıtılması ve uygulanan iyileştirme faaliyetleri ile tutum ve davranışları sonucunda haklarında iyi hal değerlendirmelerinin yapılması”na ilişkin hükümleri kapsayan "Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik" 29 Aralık 2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmış, ardından ise 1 Ocak 2021 itibariyle yürürlüğe girmişti.
 
Yönetmelik kapsamında cezaevlerinde oluşturulan “İdare ve Gözlem Kurulu”, tutsakların “iyi halli” olup olmadığına yönelik hazırladığı ve hiçbir hukuki dayanağı olmayan raporla, siyasi tutsakların tahliyesini engelliyor.
 
Nedir İdare ve Gözlem Kurulu?
 
İdare ve Gözlem Kurulu, cezaevi müdürünün başkanlığında, gözlem ve sınıflandırmadan sorumlu ikinci müdür, idare memuru, cezaevi doktoru, psikiyatrist, psikolog, sosyal çalışmacı, öğretmen, infaz ve koruma başmemuru (başgardiyan) ile kurum müdürü tarafından teknik personel arasından seçilen bir görevliden oluşuyor. Cezaevinde hükümlü olarak bulunan tutsaklar, “koşullu salıverilme” tarihi öncesinde İdare ve Gözlem Kurulu’na çıkarılarak çeşitli sorulara maruz bırakılıyor. Büyük oranda soyut, yoruma dayalı, kişisel soruların sorulduğu bu kurul, mahkeme salonlarında dahi sorulmayan absürt sorular ile tutsakların tahliyesini engelliyor. Özelde siyasi tutsaklara “Abdullah Öcalan sizin için ne anlam ifade ediyor? Hakkında neler düşünüyorsunuz” gibi soruların sorulduğu kurulda, tutsaklara “pişmanlık” hükümleri dayatılıyor. Bu hükümleri kabul etmeyen tutsaklar ise “tahliye edilmemekle” tehdit ediliyor.
 
Sonuç olarak ise kuruldan “tam oy” alamayan tutsakların infazı 6 ay erteleniyor. 6 ay sonra tekrar kurul karşısına çıkan tutsakların kurul onayı almaması halinde tahliyeleri yeniden engellenebiliyor. Bu durum “hak ederek çıkma tarihi”ne kadar devam edebiliyor. Siyasi tutsaklar ise kurulun sorduğu yoruma ve düşünceye dayalı soruların yanı sıra pişmanlık dayatmalarına karşı kurul karşısına çıkmayı reddediyor. Bu durumda da tutsaklar kurula çıkmadıkları gerekçesiyle tahliye edilmiyor. Yine kurul verdiği “absürt” kararlar ile çok sayıda tutsağın infazını aylarca ertelemeye devam ediyor.
 
3 ayda en az 116 tutsağın tahliyesi engellendi
 
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’ne (ÖHD) yapılan başvurulara göre, Şubat 2022 itibarıyla infaz süresini tamamladığı halde tahliye edilmeyenlerin sayısı en az 116. İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile tahliyesi engellenen çok sayıda tutsağın bulunduğu cezaevlerinden biri de Sincan Kadın Kapalı Cezaevi.
 
5 kadın tutsağın tahliyesi engelleniyor
 
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde Rojdan Erez ile Hanım Yıldırım 25 Ekim 2021, Jiyan Ateş 28 Ekim 2021, Berrin Sarı 20 Aralık 2021 ve gazeteci Dilan Oynaş 26 Nisan’dan bu yana hükmünü bitirdiği halde İdare ve Gözlem Kurulu’nun keyfi kararlarıyla cezaevinde tutuluyor.
 
Dilan’dan duyarlılık çağrısı
 
“Örgüt üyeliği” iddiasıyla 2016’dan bu yana tutsak olan gazeteci Dilan Oynaş, cezası bittiği halde günlerdir tahliye edilmiyor. “İyi halli” olmadığı iddiasıyla tahliyesi engellenen Dilan, kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.
 
‘Bizi burada öldürmek istiyorlar’
 
Dilan, ailesiyle gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunarak, şunları söyledi: “Bizi burada öldürmek istiyorlar. Psikolojik işkence yapılıyor. Her yönden yoğun bir saldırı altındayız. Örneğin arkadaşlarımızla sohbet hakkımızı kullanmak istiyoruz ama yalnızca ikişer arkadaş çıkarılıyor ve kamera ile gardiyanlar gözetiminde görüştürülmek isteniyoruz. Biz de bunu kabul etmiyoruz. Onların istediği gibi hareket etmemiz isteniyor. Keyfi davranışlar hat safhada. Saldırıları her geçen gün artıyor. Açık görüşlerde çocuklara su vermemize bile izin verilmiyor. Şu an 5 arkadaş infazımız erteleniyor ve sırada tahliye edilmesi gereken arkadaşlarımız da var. 4 arkadaşımızın infazı 6 ay daha ertelendi.”