18 günde 16 kadın katledildi

  • 17:27 18 Mayıs 2022
  • Güncel
 
VAN - Mayıs ayının ilk 18 gününde 16 kadının katledildiğini belirten Van Kadın Platformu, AKP’nin kadın politikalarıyla failleri cezasız bıraktığına dikkati çekerek, "Faillerinin kimliğine bakıldığında bunun sadece kadın katliamı olmadığını, devletin özel savaş politikaları sonucunda işlenen katliamlar olduğu görülüyor" dedi. 
 
Van Kadın Platformu, Mayıs içerisinde yaşanan kadın katliamlarına ilişkin Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, sık sık “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Jîn jîyan azadi” ve “Bijî berxwedana jînan” sloganları atıldı. 
 
Son süreçte katledilen kadınlar 
 
Platform adına açıklama yapan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Van Temsilcisi Sevim Çiçek, Mayıs ayının ilk 18 gününde 16 kadının katledildiğini belirterek, “15 Mayıs’ta Silopi'de vahşice katledilmiş ve bedeni yakılmış halde bulunan Sakine Kültür 4 yıldır kendisine sistematik taciz ve işkence uygulayan, Özel Harekat Ocakları Şırnak İl Başkanı İbrahim Barkın tarafından katledildi. Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde 6 ay önce kaybolan Remziye Apaydın’ın Nihat Cav adlı korucu tarafından katledildiği ortaya çıktı. Van’ın İpekyolu ilçesinde Suna Pek yıllardır sistematik şiddetine maruz bırakıldığı özel bir bankada güvenlik görevlisi olarak çalışan eşi Yunus Pek tarafından katledildi” dedi.
 
Faillerin kimliklerine bakmak yeterli!
 
Her geçen gün farklı yöntemlerle işlenen kadın katliamlarının cins kırımına evrildiğini dile getiren Sevim, son 3 günde işlenen kadın katlliamlarında faillerinin kimliğine bakıldığında bunun sadece kadın katliamı olmadığını, devletin özel savaş politikaları sonucunda işlenen katliamlar olduğunun görüldüğünü dile getirdi. 
 
'Kadına yönelik taciz tecavüz ve katliamlar artıyor '
 
“Bu katliamların ardında failleri koruyan, teşvik eden, cezasız bırakan ideolojik eril devlet aygıtları vardır” diyen Sevim, şunları söyledi: “Kürdistan’da Kürt kadınlarına dönük özel savaş politikaları ve yargının cezasızlıkla ödüllendirdiği üniformalı şiddet sonucunda kadına yönelik taciz, tecavüz, katliamlar artarak devam etmektedir. Faillerin üniformalı olduğu kadına yönelik şiddet olaylarında arkasına aldığı devlet gücünden cesaret alan erkekler bu suçları korkusuzca işlemekte ve haklarında yapılan yargılamalar sonucunda korunarak davalar cezasızlıkla sonuçlanmakta veya ödül gibi cezalar verilmektedir. Cinsel saldırıda bulunarak İpek Er’i intihara sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan’a adeta ödül gibi bir ceza verilirken, iki kız çocuğuna cinsel istismardan tutuklu bulunan uzman çavuş Talip K.’ nin tahliyesine karar verilmesi de erkek yargının üniforma zırhına karşı son pratikleridir.”
 
‘Cezasızlık politikalarıyla ödüllendiriliyor' 
 
Kadın katliamlarının artmasının AKP’nin yürüttüğü politikalardan kaynaklı olduğuna dikkati çeken Sevim, “AKP, özel savaş politikalarıyla Kürt kadınlarına dönük üniformalı şiddetini körüklemektedir, failler hakkında etkin yargılamalar yapmamakta ve bu kişileri cezasızlıkla ödüllendirmektedir” dedi.  İstanbul Sözleşmesini tek bir kişinin imzasıyla feshedildiğini hatırlatan Sevim, böylelikle iktidarın kadına yönelik şiddet ile mücadelede devletin pozitif yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirtti. 
 
'Üniformalı şiddetine karşı sesimizi yükseltmeliyiz'
 
Kadın katliamlarının politik olduğunu belirten Sevim, “Kürdistan’da üniformalıların şiddetine karşı hep birlikte sesimizi yükseltmeliyiz. Van Kadın Platformu olarak iktidarı, kadına yönelik şiddetle mücadelede pozitif yükümlülüklerini yerine getirmeye, şiddetle etkin mücadele etmeye ve faillerin cezasız bırakılması politikasına son vermeye davet ediyoruz. Bütün kadınlara bir kadının daha eksilmemesi, özgür, eşit ve adil bir dünya için mücadelemizi yükselteceğimizin sözünü veriyoruz” şeklinde konuştu. 
 
Açıklama, alkış ve sloganlar eşliğinde son buldu.