Gençlik örgütlerinden cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı eylem

  • 20:24 20 Mayıs 2022
  • Güncel
İZMİR - Gençlik örgütleri, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve baskıları taşıdıkları temsili tabutlarla protesto etti. 
 
İzmir Özgür Öğrenci İnisiyatifi (ÖÖİ), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Yeni Demokrat Gençlik (YDG), Öğrenci Faaliyeti (ÖF) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Gençlik Meclisi, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve baskıları protesto etmek için Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi. Kültür merkezi önünde oturma eylemi yapmak isteyen gençleri polis engelledi. 
 
Engellemelere karlı Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) İzmir İl Örgütü önünde toplanan gençler burada, “Bibin dengê zindanan” ve “Zindanlarda katliam var” yazılı pankartların açılarak, temsili tabutlar taşıdı. Cezaevlerinde yaşanan ölümlere dikkat çekmek amacıyla ise tabutlara kırmızı boya döküldü. Gençler sık sık “Biji berxedana zindana”, “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük”, “Aysel Tuğluk rumeta meye”, “Garibe Gezer rumerta meye” sloganları attı. 
 
Ardından basın açıklaması yapıldı. Açıklamada gençlik örgütleri adına Meryem Yıldırım ile İsmail Temel konuştu. 
 
‘Tutsaklar tedavi hakkına erişemiyor’
 
Meryem, iktidarın koltuğu kaybetme korkusu yaşadığını ifade ederek, “Biliyoruz ki aslında hapishanelerde olması gereken suçlular, kadın katilleri, tecavüzcüler, tacizciler, her gün cebimizden çalan devlet yöneticileridir. Fakat bu adaletsiz düzende devrimci, siyasi tutsaklar, korkusuzca haber yapmaya çalışan gazeteciler, yazarlar, adalet, eşitlik talebini yükselten gençler, erkek egemenliğine boyun eğmeyen kadınlar hapishanelerde tutsak ediliyor. Hapishanelerde pandemiden bugüne artarak devam eden, 12  Eylül dönemini aratmayan hak gaspları ve işkenceler yapılıyor. Hasta tutsaklar tedavi haklarına erişemiyor, ölüme terk ediliyor. İşkence, darp, cinsel şiddet, tehdit ve disiplin cezaları ile tutsaklar yalıtılmak isteniyor. Çıplak arama işkencesi devam ediyor. Ve en önemlisi intihar etti denilerek tutsaklar hapishanelerde katlediliyor” diye ifade etti. 
 
‘İnsani olmayan bir tablo’
 
Kandıra 1 Nolu Cezaevinde cinsel şiddet ve işkenceye maruz kalan Garibe Gezer’in “intihar” adı altında ölüme sürüklendiğini ve şüpheli ölümünün unutturulmaya çalışıldığını kaydederek, “5 yıldır tutuklu bulunan HDP milletvekili Aysel Tuğluk hasta bir tutsak olmasına rağmen hala hapishanede tutuluyor. Özellikle pandemi döneminde mahpusların tedavi ve sağlık hakkı üzerinde yaşanan hak ihlalleri de artış göstermektedir. İHD raporuna göre hapishanelerde 590’ı ağır olmak üzere 1564 hasta tutsak bulunmaktadır. Tüm bu hak ihlalleri göz önüne alındığında; mahpusu insan saymayan zihniyet gerek yasal düzenlemeler, gerek uygulamadaki keyfiyet, etik olmayan yaklaşımlar ve bürokratik engeller mahpuslar için insani olmayan bir tablonun ortaya çıkmasına neden olmaktadır” dedi.
 
Meryem son olarak taleplerini şöyle sıraladı:
 
“*Türkiye hapishanelerdeki tecrit uygulanmalarına bir an önce son verilmeli, 
 
*Başvuru ve şikâyetlerin herhangi bir kısıtlama olmaksızın ve derhal gerekli mercilere ulaştırılması sağlanmalı,
 
*Adli ve idari mekanizmalar, yapılan başvuru ve şikayetlerle ilgili etkin soruşturma yürütmelidir,
 
*Hapishane rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan keyfi muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanmalı. 
 
*Mahpusların aile ve dış dünya ile temas hakkı engellenmemelidir. 
 
*Mahpuslar uluslararası ve ulusal mevzuatın emrettiği şekilde ailelerine ve avukatlarına mümkün olduğunca yakın hapishanelere sevk edilmelidir. 
 
*Gazete, dergi, radyo, kıyafet, mektup ve kitap kısıtlaması vb. gibi çağ dışı yaklaşımlar terk edilmelidir. 
 
*Anadilde görüşme, yazışma ve savunma hakları yasal güvence altına alınmalı, keyfi engellemeler kaldırılmalı. 
 
*Mekan ve üst aramaları insan onuruna aykırı olmayacak şekilde ve Pandemi sürecinde hijyenik koşullar yaratılması koşuluyla olmalıdır. 
 
*Adeta mahpusları sindirme araçları haline gelen, disiplin cezalarında insan haklarına aykırı yasal düzenlemeler kaldırılmalı, uygulamalardan kaynaklanan hukuka aykırılıklar giderilmelidir. 
 
*Mahpuslara yaşatılan işkence ortamından derhal vazgeçilmeli, mahpuslara uluslararası hukukun emrettiği şekilde insan onuruna yaraşır bir şekilde bir muamele gösterilmelidir. 
 
*Yerel ve uluslararası mevzuat hükümlerine uygun şekilde, “bağımsız” ulusal ve uluslararası heyetlerin etkin denetim mekanizmalarının oluşturulmasının önü açılmalıdır. 
 
*Hapishane hekimi ve tıbbi personelinin İstanbul Protokolü eğitimi almaları sağlanmalıdır. 
 
*İnsanlık onuruna yakışmayan çıplak arama işkencesinden vazgeçilmelidir 
 
*Mahpusların sosyal ve kültürel aktivitelerindeki kısıtlamalar kaldırılmalıdır. 
 
*Mahpuslarla ilgili olarak “ayrımcılık yasağına” aykırı düzenleme ve uygulamalardan vazgeçilmelidir. 
 
*Başta yaşam hakkı göz önüne alınarak sağlığa ve tedaviye erişim haklarının önündeki engeller ve kısıtlamalar kaldırılmalıdır. 
 
*Pandemi sürecinde Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere bu alanda çalışan kurum ve kuruluşların önerileri dikkate alınarak bu uyarılara uygun önlem ve tedbirler alınıp, düzenli olarak kontrolleri sağlanmalıdır. 
 
*Türkiye genelinde aşılama yaş sınırının 18 yaşa çekilmesi de göz önünde bulundurularak hapishanelerde kalan mahpusların aşı süreçlerinin bir an önce tamamlanması sağlanmalıdır. 
 
*İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan mahpuslar ve tüm hapishanelerdeki mahpuslar üzerindeki tecrit uygulamasına derhal son verilmelidir.”