Özel savaş politikalarının hedefi kadınlar

  • 09:03 24 Mayıs 2022
  • Güncel
Medya Üren- Derya Ren
 
DİYARBAKIR - Erkek-devletin kadınları katletmek ve tahakküm altına almak için elinden geleni yaptığını söyleyen TJA’lı ve HDP’li kadınlar, tüm bu politikalara karşı her alanda mücadeleyi büyüteceklerini vurguladı.
 
Türkiye ve bölge kentlerinde kadına yönelik şiddet vakaları her geçen gün artarken, hükümetin uyguladığı cezasızlık politikası ile failler cesaretlendiriliyor. Geçtiğimiz günlerde Elazığ, Diyarbakır, Van ve Şırnak’ta 4 kadın tanıdıkları erkekler tarafından katledildi. Elazığ’da Remziye Apaydın’ın korucubaşı Nihat Cav, Şırnak’ta Sakine Kültür’ün Özel Harekat Ocakları Şırnak İl Başkanı İbrahim Barkın tarafından katledilmesi, Van’da ise bir kadının, askeri karakol yakınlarında katledilmiş halde bulunması, özel savaş politikalarının bölgede kadınları nasıl hedef alındığını bir kez daha gündeme getirdi.
 
Kadın katliamlarına karşı caydırıcı cezaların hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden kadınlar, kadınların erkek-devlete karşı kendini savunması çağrısını yaptı.
 
'Kadınlar faşizmi yıkacak'
 
Kadın katliamlarının AKP-MHP’nin yürüttüğü politikalar sonucunda yaşandığını ifade eden Tevgera Jinên Azad (TJA) Aktivisti Safiye Kapçak, kadınlar olarak her zaman alanlarda olacaklarını ve kadın katliamlarına karşı seslerini yükselteceklerini söyledi. Safiye, "Kadınlar güçlüdür, yapmak istedikleri şeyleri yaparlar. Bizler TJA'lı kadınlar olarak her zaman ayakta olacağız. Bizler biliyoruz ki onların faşizmi yıkılacaktır. Erkek ve devlet kadınların gücünden, direnişinden ve kazanımlarından korkuyor. Devlet erkek egemen sisteme sahip olduğundan kaynaklı asker ve polis eliyle kadınlara saldırmakta ve katletmekte. Kayyımlar dönemine baktığımızda kayyımların ilk hedefi kadın arkadaşlarımızın çalıştığı alanlar oldu" diye konuştu.
 
'Özel savaş politikaları ile kadınlar hedef alınıyor'
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Siirt İl Eşbaşkanı Hatice Taş, kadınlar olarak yaşamın her alanında şiddet ile karşı karşıya kaldıklarını belirtti. “Kürdistan coğrafyasında özel savaş politikaları ile kadınlar hedef alınıyor” diyen Hatice, “Güvenlik güçleri, görev ve misyonları ile kadınlara farklı yaklaşmaktalar. Bu yaklaşım sonucunda kadınların tecavüz ve tacize uğramasıyla birlikte intihara sürüklenmelerine neden oluyor. Bizler de mücadele içerisinde yer alan kadınlar olarak buna şahit oluyoruz. Tüm bunların yaşanmasının temel sebebi kadınları koruyacak yasaların olmamasıdır. Bir diğer nedeni ise özel savaş politikalarının temel hedefinin kadınlar olmasıdır. Yerele baktığımız zaman toplumun tutucu olması da kadınların şiddete maruz kalmasına neden olmaktadır. Tüm bu durumlardan kaynaklı kadınlar kendilerini koruyamıyorlar, ifade edemiyorlar” sözlerine yer verdi.
 
'Kanunların kadınların lehine olması gerekiyor'
 
Devletin kadınlar üzerinde uyguladığı politikaları mahkum etmek istediklerinin altını çizen Hatice, şunları kaydetti: “Kadını korumayan, hedef gösteren devlet politikalarını eleştiriyoruz ve bunları değiştireceğiz. Kadının toplum içerisinde bulunduğu yeri devlet koruyamıyor. Bundan kaynaklı da kadınların yaşam alanında erkeklerin tahakkümü altına girmesine neden oluyor. Çıkarılan kanunların kadınların aleyhine değil, lehine olması gerekiyor. Ancak tüm yasalar erkekleri koruyor ve aklıyor.”
 
Kadınlar yok sayılmaya çalışılıyor
 
Erkek egemen sistemin kadınların gücünden korktuğunu söyleyen Batman Bekirhan Belediye Meclis üyesi Gurbet Bozyiğit de bu durumun sadece Türkiye için geçerli olmadığını vurguladı. Kadınların dünyayı değiştirebileceğine inandığını dile getiren Gurbet, "Farklı fikir ve düşünceye sahip olanlar her zaman yok sayılmaya çalışılmakta. Aslında kadınlar da kendine özgü fikir ve düşüncelere sahip olduğundan kaynaklı yok sayılmaya çalışılmakta. Tüm kadınların her zaman dimdik ayakta olması gerekiyor. Bizler biliyoruz ki dünya kadınlarının özgürlüğü, Kürt kadınların özgür olmasından geçmektedir" ifadelerini kullandı.
 
'Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz'
 
HDP Urfa Gençlik Meclisi üyesi Berfin Çiçek ise bölgede yaşanan kadın katliamlarının çoğunluğunun üniformalılar eliyle gerçekleştiğini ifade ederek, şöyle konuştu: “Tüm bunların temel nedeni Kürt kadınlarını yıldırmak. Genç kadınların güvenlik güçleri tarafından kandırılması, özel savaşın bir parçasıdır. Bizler de Kürt kadınlar olarak mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.”