Türkiye’de Epstein dosyası: Üç çocuğa yönelik tecavüz dosyası yeniden gündemde
- 10:04 5 Şubat 2026
- Hukuk
Melike Aydın
İSTANBUL - Epstein belgeleri etrafındaki tartışmalarla birlikte, Hollandalı bürokrat Joris Demmink’in Türkiye’de üç çocuğa yönelik tecavüz suçunu içeren ve içinde Mehmet Ağar’ın da adının geçtiği dosya yeniden gündeme geldi. Dosyaya takipsizlik kararı verildiğini belirten Avukat Eren Keskin, “cezasızlık” politikalarına dikkat çekti.
Hollandalı bürokrat Joris Demmink hakkında Türkiye’de üç çocuğa yönelik tecavüz suçunu içeren dosya, Hollanda’da Jeffrey Epstein belgeleri etrafındaki tartışmalarla birlikte yeniden gündeme geldi. Dosyada ayrıca, Susurluk skandalında adı geçen eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın çocukların alıkonulmasıyla bağlantılı olduğu iddiasına da yer veriliyor.
Dosyaya, 2013’te Hollanda’da uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla tutuklu bulunan Hüseyin Baybaşin’in avukatı aracılığıyla ulaşıldığı; bunun ardından insan hakları savunucusu avukat Eren Keskin’in de sürece dahil olduğu belirtiliyor.
Dosyadaki iddialara göre, istihbarat görevlisi Mehmet Y.A. olayı ortaya çıkaran isim olarak geçerken, savcılığa ifade veren kişi ise Interpol şefi Yusuf V.D. olarak yer alıyor. İlk dosyada takipsizlik kararı verilirken, Eren Keskin’in İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bazı isimler hakkında yaptığı suç duyurusu da dosyada bulunuyor. Eren Keskin’in yenilediği suç duyurusunda ise 20 gün içinde yeniden takipsizlik kararı verildi.
‘Joris Demmink’e tecavüz etmesi için üç çocuk götürüldü’
Avukat Eren Keskin, o dönem yapılan girişimleri ve nasıl sonuçsuz bırakıldığını anlattı.
Tecavüze uğrayan üç Roman çocukla görüştüğünü, tecavüzü ortaya çıkaranın da bir istihbarat görevlisi olduğunu dile getiren Eren Keskin, “1996 yılında Demmink, Hollanda'da Adalet Bakanlığı Müsteşarlığında görevliyken birçok kez Türkiye'ye toplantılara geliyor. Bunların çoğunluğu Interpol toplantıları ve bu toplantılar sırasında İstanbul'da Akgün Otel'de kaldığı sırada kendisine zaten çocuk istismarcısı olarak biliniyor, bir erkek çocuk bulunup götürülüyor. Daha sonra Bodrum'a tatile gidiyor tekneyle ve iki çocuk daha götürülüyor. Bu çocuklar konuşmasınlar diye kendilerine şiddet uygulanıyor ve korkutuluyorlar. Çocukları dinledim” dedi.
‘Mehmet Ağar’ın emriyle çocuklar bulundu’
Suç duyurusunda bulunan kişinin, Mehmet Ağar'ın emriyle bu çocukların toplatıldığını ve bir polis görevlisinin çocukları alıp götürdüğünü söylediğini aktaran Eren Keskin, “Kaldı ki o polisin daha sonra bu olayla ilgilenen böyle cesur bir gazeteci, Burhan Kazmalı. Onun o polisle yaptığı bir söyleşi var. Ve polis orada zaten ‘biz bulduk çocukları ve götürdük’ diye anlatıyor. Bu tabi burada Türkiye'de yayınlanmıyor bu görüntüler. Ama Hollanda'da tabi ki oralar ifade özgürlüğünün olduğu yerler, orada iktidar güçlerini de eleştirebiliyorsunuz. Demmink kendi ülkesinde çok protesto ediliyor. Bu konu çok konuşuluyor” diye belirtti.
Somut delillere rağmen takipsizlik kararı
Dosyayı üstlenmeden önce yapılan suç duyurusuna takipsizlik kararı verildiğini belirten Eren Keskin, takipsizlik kararında Joris Demmink’in 1996’da Türkiye'ye geldiğinin açıkça yazıldığını, ancak zaman aşımı gerekçesiyle yeniden takipsizlik kararı verildiğini vurguladı. Eren Keskin, “Biz yeni bir suç duyurusu yaptık. Bunu insanlığa karşı suç olarak da değerlendirdiğimiz için bir de zaman aşımında önümüze çıkarmasınlar diye bu maddeden suç duyurusu yaptık. Bu sefer daha önce savcıların takipsizlik kararında Türkiye'ye geldiği yazılı olmasına rağmen Türkiye'ye geldiği tespit edilememiştir diye takipsizlik kararı verdiler. Ben o tarihlerde İçişleri Bakanlığı'na da yazdım. Yani gerçekten çok uğraştık ama maalesef ki takipsizlik verildi. 20 gün içinde hiçbir ifadeye başvurmadan ve ardından da takipsizliğe yaptığımız itiraz da reddedildi” diye aktardı.
‘Dosyanın incelenmesine izin verilmedi’
Aradan geçen zamanda çocukların evlendiğini, eşlerinin olaydan haberdar olmadığını ve konuşmak istemediklerini söyleyen Eren Keskin, “Ben o tarihlerde gazeteci Burhan Kazımalı'yı aradım. Tekrar bu çocuklarla görüşebilir miyiz, tekrar ifadelerini alabilir miyiz diye. Çünkü daha önceki suç duyurusuna bu çocukların beyanları bir kaset halinde sunulmuş. Buna rağmen savcı takipsizlik kararı verdi ve o kasetleri bana asla vermediler. Bir önceki dosyayı incelememe asla izin vermedi savcı. Ve maalesef ki önümüze engeller çıkarıldı ve dosya kapatıldı” dedi.
‘Suça maruz kalanlar kararlı olsa dava açılabilir’
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) özellikle son 15 yıldır verdiği teknik kararlar göz önüne alındığında AİHM'den de sonuç alamayabileceklerini ifade eden Eren Keskin, “Çünkü ben uluslararası hukukun zaten çok büyük bir yara aldığını düşünüyorum. Yani bu dünyadaki sağcılaşma uluslararası hukukun tamamen ortadan kaldırılmış olması AİHM’i de etkiliyor. Ama tabii ki eğer mağdurların kararlılığı olmuş olsaydı belki bir sonuç olabilirdi, ama bundan da şüphe duyuyorum açıkçası” sözlerini kullandı.
‘Davanın üzerine gidecek cesur bir savcı yok’
Joris Demmink’in Türkiye tarafından tehdit edildiği iddialarını da yanıtlayan Eren Keskin, “Ortada Mehmet Ağar adı olunca her şey insanın aklına gelebiliyor. Onların zihniyeti bu. Bir de karşı tarafta Mehmet Ağar adı olduğu için birçok insan korkuyor. Mesela bu dosyayı bir savcı istese çok derinliğine inceleyebilirdi. Ama karşı tarafta Mehmet Ağar gibi bir isim olunca savcı da korkuyor açıkçası. Yargı bağımsız olsaydı böyle olmazdı. Cesur bir savcının başına neler gelir onu da bilmiyorum, ama maalesef ki bu cesarette bir savcı Türkiye'de yok. İsteseydi bir savcı bunun üstüne gidebilirdi, çocukların ifadesini alabilirdi her şeyden önce” dedi.
‘Zaman aşımı cezasızlık getiriyor'
Türkiye’de genel olarak failin devlet güçlerinden biri olması durumunda büyük bir cezasızlığın söz konusu olduğunu dile getiren Eren Keskin, “Bütün dosyalar kapatılıyor. Kaldı ki hepimizin bildiği gibi gözaltında kaybetme dosyaları, işkence dosyaları, faili meçhul cinayetler, hepsi cezasız kalmış. Bu dosya da cezasızlık zırhıyla korunmuş. Her zaman olduğu gibi zaman aşımı koruyucu bir kalkan onlar için. Bu kalkan kullanılarak yine cezasızlıkla sonuçlanmış bir dosya. Birçok böyle dosya var” diye konuştu.







