Sebahat Tuncel: Dayanışma değil, birleşik mücadele zamanı

  • 18:22 8 Şubat 2026
  • Güncel
 
 
MUĞLA – Muğla’da düzenlenen panelde konuşan TJA aktivisti Sebahat Tuncel, Rojava’ya yönelik saldırılara dikkat çekerek, “Kürtler soykırım tehlikesini durdurdu ama bu tehlike henüz bitmiş değil” dedi.
 
Muğla’da bulunan siyasi partiler, Bodrum Qasis Kültür Merkezi’nde “Barış için savaşa karşı, birleşik mücadeleyi savunuyoruz” konulu panel düzenledi.
 
‘Önümüzdeki hafta raporun çıkmasını bekliyoruz’
 
Moderatörlüğünü Büro Emekçileri Sendikası (BES) Genel Başkanı Döndü Taka Çınar’ın yaptığı panelde konuşan Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Sebahat Tuncel, AKP iktidarının yıllardır halkların barış umudunu zayıflattığını söyledi. Toplumun sürece dair kaygılarına değinen Sebahat Tuncel, süreç hakkında yeterince bilgilendirme yapılmadığını kaydetti.
 
Sebahat Tuncel, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısıyla Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başlangıcını şu sözlerle hatırlattı: “Kürtler şu anda yok sayılıyor. İnkar siyaseti var. 27 Şubat programı bununla ilgili bir program. Sayın Öcalan, kadın öncülüğünde yeni bir yaşamı esas alan bir perspektifi öne sürüyor. Sayın Öcalan, ‘meseleyi sadece silahla tanımlamak eksik kalır. Soruna ad koyacaksın’ diyor. Sayın Öcalan devlete diyor ki ‘demokratik siyasete alan aç’. Şimdiye kadar bütün isyanlar zorla bastırılmış. İlk kez Meclis İmralı’ya gitti. Bu yeni bir kırılma noktası. Önümüzdeki hafta raporun çıkmasını bekliyoruz.
 
Çıkacak yeni yasa tüm sorunları çözecek bir yasa değil. Biz TMK’nin tamamen kaldırılmasını istedik. Bu olmadan düşünce ve ifade özgürlüğü sağlanmaz. Sayın Öcalan’ın Kürtlerin sorunlarını ortadan kaldıracak bir yasaya işaret ediyor. Kürtler olarak hayalci değiliz. İş şimdi başlıyor. Yük demokratik siyasetin üzerinde.”
 
‘Birleşik mücadele önemli’
 
Türkiye’de devam eden sürecin Rojava’dan bağımsız olmadığını belirten Sebahat Tuncel, Rojava’daki saldırıların Türkiye’nin Kürtlere yönelik politikasından bağımsız olmadığını vurguladı. Sebahat Tuncel, şöyle konuştu: “Hakan Fidan, Suriye’nin içişleri bakanı gibi çalıştı. Türkiye bu sürecin bir parçası. Paris’te Kürtlere yönelik saldırılara yeşil ışık yakıldı. Kürtler soykırım tehlikesini durdurdu ama bu tehlike henüz bitmiş değil. Türkiye’de barışın sağlanması, Rojava’daki Kürtlerin güvenliğini sağlamakla bağlantılı.
 
Rojava’daki direniş, 4 parça Kürdistan’daki Kürtleri ayağa kaldırmakla yetinmedi; dünyadaki Kürtleri de ayağa kaldırdı. Türkiye sosyalistleri ortak yaşamı daha fazla tartışmalı. Birleşik mücadele önemli. Artık dayanışmaya değil; birlikte mücadeleye, Türkiye’deki yoksulun ve emekçinin sorunlarını birlikte çözme zamanına ihtiyaç var. Savaşı sadece Kürtlerin evinde yürüyor diye görürsek yanlış olur. Biz hem TJA olarak hem DEM olarak birleşik mücadelenin çok önemli olduğunu söylüyoruz.”
 
‘Barış daha fazla konuşulmalı’
 
Ardından konuşan Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, ABD’nin başını çektiği emperyalist güçlerin paylaşım savaşları nedeniyle dünya genelinde çatışmaların sürdüğünü ifade etti. Bayhan, Ortadoğu’da paylaşım savaşının sertleştiği bir dönemde barışın daha fazla konuşulması gerektiğini belirtti.
 
‘Bu ülkede barışı kazanmamız lazım’
 
Daha sonra söz alan Türkiye İşçi Partisi (TİP) MYK Üyesi Yunus Başaran, “Bu coğrafyada yıllarca isyanlar bitmemiş. Bizim konfor alanlarımızı yıkmamız lazım. Diğer alanları boş bırakmamamız lazım. Gençlerin geleceklerine dair beklentileri yok. Bizim bu ülkede barışı kazanmamız lazım” diye konuştu.
 
Son olarak konuşan Yeşil Sol Parti MYK Üyesi Naci Sönmez ise, “Biz umudu birlikte örmekte eksik kalıyoruz” dedi.
 
Panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.