Hasta tutsaklar için çağrı

  • 14:36 14 Şubat 2026
  • Güncel

             

HABER MERKEZİ– İHD, gerçekleştirdiği eylemlerle hasta tutsakların serbest bırakılmasını istedi.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) cezaevlerinde hasta tutsakların serbest bırakılması talebi ile eylemler gerçekleştirdi. 
 
İstanbul
 
İHD, her hafta hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için düzenlediği “F Oturması” eyleminin 725’incisini Beyoğlu’nda bulunan dernek binaları önünde gerçekleştirdi. Çok sayıda hak savunucusunun katıldığı eylemde bu hafta Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutsak Döndü Şen’in durumuna dikkat çekildi. Eylemde "Tedavi Haktır Engellenemez", "Hasta Mahpus Döndü Şen, serbest bırakılsın" pankartları açıldı. Sık sık “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, "Tedavi haktır engellenemez", "Tecrit öldürür dayanışma yaşatır", "Döndü Şen serbest bırakılsın", "İnsan haklarıyla insandır" sloganları atıldı.
 
Eylemde basın metnini İHD İstanbul Şube üyesi Onur Hilal okudu.
 
‘Tedavisi kesintiye uğradı’
 
Hasta tutsak Döndü Şen’in sağlık durumunu paylaşan Onur Hilal, “Bel ve boyun fıtığı, hemoroid, her iki kolda ödem, kireçlenme, kas yırtılması hastası olup, bu hastalıklara bağlı yaygın ağrılar ve hareket kısıtlılıkları yaşamakta, devam eden tedavileri tutuklanması ile kesintiye uğramış bulunmaktadır” dedi.
 
‘Döndü Şen bir an önce serbest bırakılmalı’
 
Onur Hilal, Döndü Şen’in eşinin anlatımını şu sözlerle paylaştı: “Eşim Döndü Şen, hapiste tutulduğu tarihte ben ve birkaç arkadaşım adına hapishane idaresi hesabına para yatırdığı için haksız bir suçlamaya maruz kaldı ve 20 Ocak’ta tutuklandı. Dışarıda iken çeşitli hastalıkları vardı. Hemoroid ameliyatı olmuştu. Bel fıtığı için fizik tedavi görüyordu ve ameliyat olacaktı. Düzenli ilaç kullanıyordu. Tutuklanınca tedavisi aksadı. Ziyaretine gittiğim 9 Şubat’ta hâlen ilaçları dahi verilmemişti. Talebine rağmen hastaneye götürülmemişti. Şikayetleri artmıştı ve kötü görünüyordu. Önceden tanıdığı ve kendisine destek olabilecek kişilerin bulunduğu koğuşa geçme talebi de kabul edilmemiş. Tedavisi engellendiği için sağlığı günbegün daha kötüye gidiyor. Ailesi olarak, Döndü’nün haksız bir şekilde suçlandığını ve tutuklanmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu hukuksuzluğa son verilip derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.”
 
Mehmet Edip Taşar’ın durumuna dikkat çekildi
 
Eylemde konuşan İHD İstanbul Şube üyesi Meral Nergis Şahin, ağır hasta tutsak Mehmet Edip Taşar’ın sağlık durumunun kötüye gittiğini belirtti. Bir an önce yetkililerin harekete geçmesini talep etti. Meral Nergis Şahin, “Daha önce 18 kez anjiyo oldu. Bu anjiyolarına bir yenisi daha eklendi, 2 gün önce anjiyo oldu ve yaklaşık 4 gün hastanede yattı ve hapishaneye geri gönderildi. Mevcut sağlık durumu son derece ciddi. Yaşamını fiilen koğuşta arkadaşlarının yardımıyla sürdürebiliyor” dedi.
 
Açıklamanın ardından eylem sona erdi.
 
İzmir
 
İHD İzmir Şubesi’nin, “Hasta mahpuslar özgürlük” talebiyle iki haftada bir gerçekleştirdiği eylem, Konak Eski Sümerbank önünde devam etti. “Hasta mahpuslar ölüyor. Susma, suça ortak olma” yazılı pankartın açıldığı eyleme dernek üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Dernek yöneticisi Gülay Gün Bilici’nin basın metnini okuduğu eylemde bu hafta Bodrum S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta mahpus Sait Toraman’ın durumuna dikkat çekildi.  
 
Sait Toraman’ın, 2016’da DAİŞ tarafından Dîlok’ta (Antep) gerçekleştirilen düğün saldırısında ağır şekilde yaralandığını, saldırı sonucunda sağ diz amputasyonu oluştuğunu ve Sait Toraman’ın kalıcı engelli hale geldiğini paylaşan Gülay Gün Bilici, “Saldırı sonrası oluşan nörolojik etkilenme ve travma nedeniyle Sait Toraman’da zeka geriliği gelişmiştir. Resmî kayıtlara göre yüzde 57 oranında engelli olan Toraman, hem fiziksel hem zihinsel hem de nörolojik açıdan çoklu sağlık sorunlarıyla yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Ayrıca epilepsi hastası olan mahpusun durumu, düzenli ve kesintisiz tıbbi takip ile özel destek gerektirmektedir. Sait Toraman halen Bodrum S Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulmaktadır. Asıl cezasının infazını tamamlamış olmasına rağmen; zihinsel yetersizlik, travma ve epilepsiye bağlı krizler nedeniyle hapishanede diğer mahpus ve infaz koruma memurlarıyla çeşitli olaylar yaşadığı, bu olaylar sonucunda kamu malına zarar verme, hakaret ve benzeri suçlamalarla hakkında 30’u aşkın dava açıldığı aktarılmaktadır. Bu dosyalar gerekçe gösterilerek tahliyesi engellenmekte ve özgürlüğünden yoksun bırakılmaya devam edilmektedir” dedi.
 
‘Yaşadığı her kriz dava konusu yapılıyor’
 
Sait Toraman’ın yaşadığı her krizin yeni soruşturma ve dava konusu yapıldığını belirten Gülay Gün Bilici, “Bu yaklaşım, engellilik ve sağlık durumunun dikkate alınmadığını göstermektedir. Yine yaşanan bu sorunlar gerekçe gösterilerek Sait Toraman tecrit koşullarında tutulmaktadır. Oysa zihinsel yetersizliği bulunan ve epileptik nöbet geçirme riski olan bir mahpusun tek başına bırakılması; hem psikolojik yıkımı derinleştirmekte hem de nöbet anında müdahale edilmemesi riskini doğurmaktadır. Bu durum doğrudan yaşam hakkı açısından ciddi bir tehlike oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.
 
‘Sait Toraman’ın serbest bırakılması zorunludur’
 
Sait Toraman’ın derhal serbest bırakılması ve uygun sağlık koşullarında tedavi altına alınmasının zorunlu olduğunu dile getiren Gülay Gün Bilici, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Aksi halde doğabilecek her türlü sonucun sorumluluğu; mevcut sağlık durumuna ve açık risklere rağmen gereğini yerine getirmeyen idari ve adli makamlar üzerinde olacaktır. Bizler; hasta mahpusların yaşam hakkı ve tedaviye erişim hakkı güvence altına alınana kadar, infaz sisteminde insan onurunu esas alan düzenlemeler hayata geçirilene dek taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam  edeceğiz”
 
Ankara 
 
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 597’nci haftasında hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için Sakarya Caddesi'nde açıklama yaptı. Açıklamada, "Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Tecrit işkencedir tecrite son” sloganları atıldı. Açıklamayı okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı, Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutsak Mustafa Akkuş’un durumuna dikkat çekti.
 
Yazmacı, İHD verilerine göre bin 412 hasta tutsağın bulunduğunu, bunlardan 335'inin ağır hasta tutsak olduğu bilgisini verdi.  Akkuş’un yaşayacağı olası tüm olumsuzlukların bu ihmale göz yuman ve sürecin sürmesine izin verenler olacağını belirten Yazmacı, "Mustafa Akkuş, 1994 yılında mide ameliyatı geçirmiş ve midesinin yarısı alınmıştır. Uzun yıllardır bu sağlık sorunu ile yaşamaktadır. Yaklaşık 2 yıldır kalp damarlarında tıkanma bulunduğu, bu nedenle ilaç tedavisi gördüğü; ancak ilaçların fayda sağlamadığı ve kalp rahatsızlığının devam ettiği aktarılmaktadır. Üç yıl önce safra kesesi rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olmuş ve safra kesesi alınmıştır. Bunun yanında 22 yıldır sol bacağında varis bulunduğu, bu rahatsızlık için hastane sevki yapılmış olmasına rağmen hastaneye götürülmeyerek sağlık hakkının ihlal edildiği, tedavi sürecinin aksatıldığı bildirilmektedir. Varisin ilerlemesiyle yürümekte zorlandığı, ayağının üzerine basamadığı; ayrıca kan değerlerinde yıllardır süren problemler bulunduğu ifade edilmektedir” diye belirtti. 
 
Yazmacı “İlgili tüm kurumları görevlerini yapmaya, Mustafa Akkuş’un tetkik ve sevk süreçlerini derhal sonuçlandırmaya, nörolojik değerlendirme ve tedaviye geciktirmeksizin başlatmaya çağırıyoruz” dedi.