DFG Temmuz ayı raporunu açıkladı
- 11:24 4 Ağustos 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - DFG'nin açıkladığı Temmuz ayı raporunda 11 gazeteci gözaltına alındı, 2 kişi tutuklandı, 33 gazeteci yargılandı. Birçok dijital medya hesabı erişime engellendi.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) gazetecilere yönelik Temmuz ayı hak ihlali raporunu açıkladı.
Raporda, Temmuz ayında Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların sürdüğü belirtilerek, "Gazeteciler yaptıkları haberler, dijital medya paylaşımları ve yürüttükleri gazetecilik faaliyetleri nedeniyle gözaltına alındı, tutuklandı, tehdit edildi ve yargı süreçleriyle karşı karşıya bırakıldı. Özellikle NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlar, gazetecilerin haber takibi sırasında karşılaştığı engellemeler ve dijital mecralara yönelik erişim engelleri, basın özgürlüğü üzerindeki baskının farklı biçimlerde devam ettiğini gösterdi" denildi.
12 gazeteci gözaltına alındı
Raporda; Temmuz ayında aralarında Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Gülnur Saydam, gazeteci Fatma Sibel Gürcihan, T24 editörü Buse Söğütlü, Odatv editörü Ceren Erdoğdu, Niha+ muhabiri Abbas Vural, Azadîya Welat Yazı İşleri Müdürü Berfin Ay, gazeteci Hazar Dost, BirGün muhabiri Kayhan Ayhan, DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, gazeteciler Ali Taş, Fermandar Kardaş ve Cem Küçük’ün de bulunduğu 12 gazeteci gözaltına alındığı belirtildi.
2 tutuklama
Gazetecilerin gözaltına alınma gerekçelerinde haberleri, dijital medya paylaşımları ve geçmişte katıldıkları eylemlerin gerekçe gösterilmesi dikkat çekti. Gözaltına alınan 12 gazeteciden Fatma Sibel Gürcihan ve Cem Küçük tutuklandı.
NATO toplantısı
DFG, raporun devamında şu verilere yer verdi: Temmuz ayının en dikkat çekici gelişmelerinden biri 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi öncesinde yapılan operasyonlar oldu. Operasyonlarda T24 dış haberler editörü Buse Söğütlü, Odatv editörü Ceren Erdoğdu ve Niha+ muhabiri Abbas Vural gözaltına alındı. Aynı süreçte gazeteci Hazar Dost da gözaltına alındı. Dost, gözaltı sırasında kötü muameleye maruz kaldığını, tuvalet ihtiyacının karşılanmasına izin verilmediğini, düzenli kullandığı ilaçların kendisine verilmediğini, polis aracında hakaret ve küfre maruz kaldığını ve adliyeye götürülürken fiziksel şiddet uygulandığını açıkladı.
Gazetecilere şiddet
7 Temmuz’da NATO Zirvesi’ni protesto etmek amacıyla Kurtuluş Parkı’nda gerçekleştirilen eylemi takip eden gazeteciler de polis müdahalesinden etkilendi. Polis, görüntü alınmasını engellemek amacıyla kurum temsilcileri ve eylemcilerin çevresini kalkanlarla kapatırken, bölgede görev yapan gazeteciler görüntü almamaları için alandan uzaklaştırıldı. Bu durum, gazetecilerin kamusal olayları takip etme ve kamuoyunu bilgilendirme hakkına yönelik doğrudan bir müdahale olarak kayda geçti.
33 gazeteci yargılandı
Temmuz ayında gazetecilerin sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınması ve haklarında soruşturma yürütülmesi de sürdü. 14 dosyada 33 gazetecinin yargılanmasına devam edildi.
Temmuz ayında gazetecilerin yargılandığı çok sayıda davanın duruşması görüldü. Ay içerisinde bazı gazeteciler hakkında beraat ve tahliye kararları verilmesi olumlu bir gelişme olarak kayda geçerken, çok sayıda gazetecinin davalarının ileri tarihlere ertelenmesi ve adli kontrol tedbirlerinin devam ettirilmesi, yargı süreçlerinin gazeteciler üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ortaya koydu.
Tahliye ve beraat
Öte yandan gazeteci Aslıhan Gençay hakkında beraat kararı verilirken, BirGün muhabiri Sarya Toprak da yaptığı haber nedeniyle yargılandığı davada beraat etti. ETHA muhabiri Müslüm Koyun ve Yıldız Tar hakkında ise tahliye kararı verildi.
Gazeteciler ifade verdi
BirGün Gazetesi muhabiri Ebru Çelik’in CHP’nin rozet takma etkinliğine figüranların getirildiğine ilişkin yaptığı haber de Temmuz ayında baskı konusu oldu. Çelik tehdit edilirken, hakkında soruşturma başlatıldı. Aynı soruşturma kapsamında BirGün Web Koordinatörü Uğur Koç ve Berkant Gültekin de ifadeye çağrıldı. Gazeteciler Fatih Altaylı ve Timur Soykan da aynı haber nedeniyle ifade verdi.
Erişim engeli
Temmuz ayında basın kuruluşlarının internet siteleri ve gazetecilerin sosyal medya hesapları yoğun biçimde erişim engelleriyle karşı karşıya kaldı. Temmuz ayında, 20 dijital medya içeriğine erişim engel getirilirken 2 habere ve 2 haber sitesine erişim engeli getirildi. Temmuz ayı boyunca Türkiye genelinde mahkemeler tarafından çeşitli haberler hakkında 11 yayın yasağı getirildi.
Kürtçe hesaplara engel
Ayın başında Nûmedya24, Azadîya Welat, Ajansa Welat ve Nupel Haber’in internet sitelerine erişim engeli getirildi. Ajansa Welat ve Nûmedya24’ün X hesapları da Türkiye’den erişime kapatıldı. Özellikle Kürtçe yayın yapan basın kuruluşlarının internet siteleri ve sosyal medya hesaplarının art arda engellenmesi, Kürtçe haberciliğin dijital alandaki varlığının da ciddi biçimde hedef alındığını göstermektedir.
X engeli
Sendika.Org ve soL Haber’in X hesapları hakkında da erişim engeli kararları verildi. Özgürüz’ün X, Instagram, Facebook, TikTok ve YouTube hesapları ile internet sitesi de erişime engellendi. Jinnews’in X hesabı da yedinci kez erişime engellenmesi, dijital medya üzerindeki sansürün son halkası oldu.
Ay içerisinde gazetecilerin kişisel dijital medya hesapları da erişim engellerinin hedefi oldu. Diren Yurtsever, Öznur Değer, Alican Uludağ ve Gülistan Gülmüş’in X hesapları erişime engellendi.
Basın baskı altında
Temmuz 2026 verileri, Türkiye’de basın özgürlüğü üzerindeki baskının yalnızca tek bir yöntemle değil, gözaltı, tutuklama, soruşturma, yargılama, tehdit, haber takibinin engellenmesi, yayın yasağı ve dijital erişim engelleri gibi birbirini tamamlayan yöntemlerle sürdürüldüğünü göstermektedir.
Gazeteciler hedefte
Gazetecilerin haberleri ve dijital medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınması, tutuklanması ve haklarında soruşturmalar açılması; gazetecilerin sahada haber takibi yapmasının engellenmesi; haber siteleri ve dijital medya hesaplarının erişime kapatılması, Türkiye’de basın özgürlüğünün karşı karşıya olduğu sorunların devam ettiğini ortaya koymaktadır.
Kürtçe'ye saldırı
Özellikle Temmuz ayında Kürtçe yayın yapan Azadîya Welat ve Ajansa Welat gibi basın kuruluşlarının internet siteleri ve dijital medya hesaplarının engellenmesi, Kürtçe haberciliğin karşı karşıya olduğu sistematik dijital baskının devam ettiğini göstermektedir."
'Baskılara son verilsin'
DFG, gazeteciliğin suç olmadığını belirterek, "Gazetecilerin haber yapma, halkın da doğru ve özgür bilgiye ulaşma hakkı engellenemez. Basın özgürlüğünün güvence altına alınması, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma, gözaltı ve tutuklamayla karşı karşıya bırakılmaması ve dijital sansür uygulamalarına son verilmesi gerekmektedir" diye belirtildi.







