‘Sürgün edilen tutsaklar 3 gün aç susuz hücrede tutuldu’

  • 09:02 1 Kasım 2017
  • Güncel

Medine Mamedoğlu

MARDİN - Geçen haftalarda Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nden Ağrı Patnos L Tipi Cezaevine sürgün edilen 26 tutsağın sürgün esnasında el konulan elbise, kitap ve radyoları halen verilmedi. Çıplak arama işkencesini kabul etmeyen tutsakların 3 gün boyunca su ve yemek verilmeden hücreye kapatıldıklarını dile getiren Nure Terlak, herkesi tutsaklar için ses çıkarma ve duyarlı olmaya çağırdı. 
 
Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nden 10 Ekim’de Ağrı  Patnos L Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen 26 tutsak, cezaevi girişinde çıplak arama dayatmasını kabul etmedikleri için işkenceye maruz bırakılmıştı. Açık görüş günü sürgün edilen oğlunu ziyarete gittiğinde, sürgün edilen bütün tutsaklarda işkenceye dair izler gördüğünü söyleyen Nure Terlak, tutsakların 3 gün boyunca su ve yemek verilmeden hücrede tutulduğunu dile getirdi. Nure, tutsaklara dayatılan bu zulme karşı herkesi duyarlı olmaya ve ses çıkarmaya davet etti.
 
‘3 gün hücrede kalmışlar’
 
Tutsakların sürgün edilmelerinden haftalar geçmesine rağmen işkencenin halen devam ettiğini söyleyen Nure, “Sürgün edildikleri sırada başlarına gelmeyen şey kalmamış.Ben sadece kendi oğlum için de konuşmuyorum. Bütün tutsaklar için konuşuyorum. Oraya giderken ring aracında günlerce yol çekmişler. En son cezaevine götürdüklerinde ise onları çıplak aramadan geçirmek istemişler. Ama tutsaklar bunu kabul etmeyince 10-20 gardiyan tek tek tutsakların üzerine atlayıp onları darp edip zorla soymaya çalışmışlar. Ne elbiselerini ne de kitaplarını vermişler. Ardından hücreye atılmışlar ve 3 gün boyunca onlara ne yemek ne de su verilmiş. Onları battaniyesiz yemeksiz 3 gün boyunca hücrede bırakmışlar” dedi.
 
‘Herkes tutsaklara ses çıkarsın’
 
Nure, “ Bu adalet mi?” diye sorarak, tutsakların dört duvar arasında tutulmalarına karşın bir de işkenceye maruz bırakılmalarının insanlık dışı olduğunu söyledi. Tutsak yakınlarına ve duyarlı tüm kesimlere seslenen Nure sözlerini şöyle sürdürdü: “Gelin çocuklarımız için cezaevinin önünde her şeyi yapalım. Ne gerekiyorsa onu yapalım. Açlık grevine mi, oturma eylemine mi gireceğiz, açıklama mı yapacağız; ne gerekiyorsa yapalım. Çocuklarımızı o cezaevlerinde yalnız bırakmayalım. Bu işkence ve zulme karşı davacı olacağım. Gerekirse insan hakları mahkemesine kadar gideceğim. Bizim çocuklarımız sahipsiz değil. Onların üzerinden hayata geçirilen zulmü asla kabul etmeyeceğiz.”
 
‘Asla boyun eğmeyeceğiz’
 
İşkence ve zulme rağmen Kürtlerin bir an olsun boyun eğmedikleri vurgusunu yapan Nure, “7 gün önce oğlumun görüşüne gittiğimde oğlumun her yeri darp ve işkence izleri ile doluydu. Bizim çocuklarımızı işkence ve darp ile asla boyun eğmezler. Kürt gençleri onurlu ve başı dik gençlerdir. Siz ne kadar bu eziyeti yaparsanız onlar size karşı daha çok güçlenir. Bu olanları biz anneler de asla kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.