Cezaevinde çocuk olmak: İlk emekleme yeri koğuş avluları
- 09:20 2 Kasım 2017
- Güncel
Beritan Canözer
İSTANBUL - Cezaevlerinde anneleriyle birlikte bulunan çocukların sayısının her geçen gün arttığını söyleyen avukat Hatice Korkut, “Cezaevlerinde hukuki hiçbir işleyiş bulunmuyor. Henüz yeni doğan bebekler koğuş avlularında emeklemeye başlıyor.İlk oyuncakları çatal, kaşık oluyor” dedi.
Türkiye ve Kürdistan’da bulunan cezaevlerinde koşullar her gün biraz daha ağırlaşırken çocuklarıyla cezaevlerinde tutulan kadınlar için bu durum daha da zorlaşıyor. Elde edinilen son verilere göre cezaevlerinde 0-6 yaş arası yaklaşık 700 çocuk bulunuyor. Cezaevlerinde bulunan çocukların sayısı her geçen gün artarken, ilk sıralarda Bakırköy, Gebze ve Tarsus Cezaevleri yer alıyor. Anneleriyle beraber cezaevinde büyümek zorunda bırakılan çocukların temel ihtiyaçları karşılanmıyor, sağlıklı beslenmeleri için yeterli gıda verilmiyor. Annelerin savcılığa ve cezaevi yönetimine yazdıkları tüm dilekçeler cevapsız kalırken, herhangi bir iyileştirme yapılmadığı da avukatlar tarafından belirtiliyor.
‘Çocuklar baskına, darba ve tacize tanık oluyor’
Neredeyse her gün 10 kadın siyasi veya adli bir suçtan tutuklanıyor. Tutuklanan 10 kadından neredeyse 3’ü çocuğunu cezaevinde yanına almak zorunda kalıyor. Dışarıda bakabilecek birilerini bulamadıklarından çocuklarını yanlarına alan kadınlar, yazdıkları mektuplar ve avukatları aracılığı ile sık sık bunu gündeme getirmeye çalışıyorlar. Özellikle Bakırköy Cezaevi’nde bulunan yabancı uyruklu kadınların çocuklarıyla beraber zor şartlarda yaşadıkları söyleniyor. Siyasi kadın tutuklular ise sürekli koğuşa yapılan baskınlar, darp ve taciz olaylarından dolayı çocuklarının psikolojik olarak etkilendiğini dile getiriyor.
‘idare oyuncak vermiyor’
Avukat Hatice Korkut, cezaevlerinde çocuklar için atlatması zor süreçler yaşandığını söyledi. Hatice, çocuğuyla beraber Gebze Cezaevi’nde bulunan Gülistan Diken Akbaba ile bir süre aynı koğuşta bulunduğunu hatırlatarak, o süreçten bu sürece değişen hiçbir şeyin olmadığını belirtti.
Hatice, çocukların cezaevinde sağlıksız bir ortamda büyüdüğünü kaydederek, “Cezaevleri artık çocuk koğuşlarına dönmüş durumda. Henüz yeni doğan bebekler koğuş avlularında emeklemeye başlıyor. İlk oyuncakları çatal, kaşık oluyor. İdare oyuncak vermediği için koğuşta bulunan tutsaklar ellerindekilerle çocuklara oyuncaklar yapmaya çalışıyorlar. Eski elbiselerinden bez bebekler yapıyorlar” diye konuştu.
‘Hukuki hiçbir işleyiş bulunmuyor’
Bu durumun tüm cezaevlerinde aynı olduğunu ifade eden Hatice, Bakırköy Cezaevi’nde şartların daha ağır olduğunun altını çizdi. Bakırköy Cezaevi’nde şartların gittikçe zorlaştığını ve çocukların psikolojisi açısından sağlıklı bir süreç işletilmediğine dikkat çeken Hatice, “Cezaevlerinde hukuki hiçbir işleyiş bulunmuyor. Normal anayasa koşullarında çocuklar için uygun yemekler, giysiler ve idare tarafından seçilmiş uygun oyuncaklar verilmeli. Bir çocuk parkı olmalı ve bu çocukların cezaevi zorluğunu hissetmemeleri için hafta 2-3 kez bu parklara götürülüp eğlendirilmeli. Fakat bunların hiçbiri söz konusu değil” dedi.
‘Psikiyatri desteği sağlanmalı’
Çocuklar için özellikle yemeklerin zorlayıcı olduğunu söyleyen Hatice, “Yetişkinler için getirilen yemeklerin tümü çocuklar için de getiriliyor. Çocukların sağlığı düşünülmüyor. Yetişkinlerin bile yemekte zorlandığı bir gıdayı bir çocuk nasıl yiyebilir? Bunun yanı sıra kış mevsiminde yeterli giysi verilmiyor ve çocuklar çok fazla sağlık problemi yaşıyorlar. Sağlık problemi yaşadıklarında revire veya hastaneye götürülmeleri de o kadar kolay olmuyor. Çocuklar için cezaevlerinde bir psikiyatri desteği sağlanmalı” diye ifade etti.
‘Yasalara uymuyorlar’
Bu durumun tutuklu anneler için de fazlasıyla zor olduğunu kaydeden Hatice, “Anneler kendilerini suçlamaya başlıyorlar. Kendilerine ve çocuklarına yetemedikleri hissine kapılıyorlar. Siyasiler için özellikle koğuş basılmalar, cezalar, darp ve benzeri durumlar; çocukların buna tanık olması çok yıkıcı olabiliyor” sözlerini kullandı.
‘Hiçbir cezaevi dikkate almıyor’
Hatice, 3 yıl ve altında ceza alanların denetimli serbestlikten faydalanabileceğini hatırlatarak, “Ne yazık ki burada hiçbir ceza hakimi bunu dikkate almıyor. Çocuğu olduğunu iddianamelere ve savunmalara eklememize rağmen 1 yıl 3 aylık cezaların bile yatışı veriliyor. Bu başlı başına bir ihlaldir. Kendi koydukları yasalara uymuyorlar. Açık cezaevine göndermek için de politik bir düşüş istiyorlar. Siyasi tutsaklar genellikle bunu kabul etmeyerek zorlu koşulları seçiyorlar” diye ifade etti.
‘Koşullar iyileştirilmeli’
Cezaevlerindeki koşulların bir an önce iyileştirilmesi gerekliliği üzerinde duran Hatice, bunun için tüm uluslararası çocuk ve kadın vakıfları ve insan hakları derneklerinin harekete geçmesi gerektiği belirtti. Her gün cezaevindeki çocuk sayısının arttığını söyleyen Hatice, “Bu çocuklar gelecekte sağlıklarından olabilir ve ruhsal bozukluklar yaşayabilirler” dedi.







